Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Sendika ve meslek odalarından NATO Zirvesi’ne tepki: “Baskılar derhal son bulmalı”

    25 Haziran 2026

    Venezuela’da çifte deprem: Can kaybının çok daha fazla olmasından korkuluyor

    25 Haziran 2026

    Demirtaş’tan yeni yazı: Siyasi liderlere ortak zemin çağrısı

    24 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

      23 Haziran 2026

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026

      Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

      18 Haziran 2026

      CHP’nin ötesi

      16 Haziran 2026

      15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

      15 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026

      CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

      18 Haziran 2026

      En büyük kazanımımız, ortak mücadelemiz

      18 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026

      ESU eski Başkanı Fehmi Tony Vergili: “Türkiye Sayfo ile yüzleşmeli, bu adım ülkenin geleceğine yapılacak bir yatırımdır”

      15 Haziran 2026

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Kılıçdaroğlu: FETÖ’nün yapamadığını Erdoğan yaptı

    Kılıçdaroğlu: FETÖ’nün yapamadığını Erdoğan yaptı

    Siyasi Haber15 Temmuz 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin 2. yıl dönümünde Hürriyet’e yazdı. Kemal Kılıçdaroğlu yazısında: ‘Erdoğan, OHAL yoluyla hukukun üstünlüğü ve parlamenter demokrasiyi askıya aldı, tüm muhalif seslere karşı bir tasfiye hareketi başlattı’ ifadelerini kullandı.

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin 2. yıl dönümünde Hürriyet'e yazdı. "15 Temmuz’da FETÖ’nün yapamadığını, beş gün sonra ilan edilen OHAL sayesinde bizzat Recep Tayyip Erdoğan yaptı" diyen Kılıçdaroğlu, "Erdoğan, OHAL yoluyla hukukun üstünlüğü ve parlamenter demokrasiyi askıya aldı, tüm muhalif seslere karşı bir tasfiye hareketi başlattı. Diktatörlük rejimi 15 Temmuz'a dair kararlılıkla sorulan pek çok sorunun yanıt bulmasını, 15 Temmuz'un üzerindeki sis perdesinin aralanmasını şimdilik engelliyor" dedi.


    Kılıçdaroğlu'nun Hürriyet'te yer alan yazısı şöyle:


    Bugün, parlamenter demokrasimizi yıkmaya yönelik 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin ikinci yıldönümü. Bu girişim, halkımızın ve 15 Temmuz gecesi parlamentoyu açık tutarak darbecilere meydan okuyan parlamenterlerimizin direnişi sayesinde başarısız kılındı.


    Modern demokrasiler, 'direnme hakkı'nı yurttaşlarının meşru hakkı olarak nitelendirir. Bazı ülkeler tarafından anayasal bir hak olarak da güvenceye alınan 'direnme hakkı', demokrasi yoluyla ulaştığı iktidarı kendi çıkarları doğrultusunda bir baskı aracına dönüştürenlere karşı gösterilecek tepkilerin tümünü kapsar. Bu hak darbecilere karşı da kullanılabilir.


    Dolayısıyla, terör örgütünün 15 Temmuz gecesi istediği hedefe ulaşamamış olması, dünya demokrasi tarihi açısından tarihseldir. Çünkü demokrasiyi ortadan kaldırmak isteyen FETÖ'nün girişimi, vatandaşlarımızın, mevcut parlamentoyla birlikte kullandığı direnme hakkı ve medyamızın da üstün yayın başarısıyla durdurulmuştur.


    Bu vesileyle 250 şehidimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Ancak yıl dönümü etkinliklerine '15 Temmuz Demokrasi Zaferi ve Şehitleri Anma Haftası' adı verilmiş olsa da kendisi için zafer kazandığı savunulan demokrasinin ortadan kaldırıldığını da vurgulamak istiyorum.


    'Erdoğan demokrasiyi askıya aldı'


    16 Temmuz'da, yani darbenin bir gün sonrasında, Gazi TBMM'nin çatısından darbecilerin attığı bombaların dumanı tütmeye devam ediyorken, bizler yeni ve güçlü bir demokrasinin ilk adımlarını atmaya başlayabilirdik. Ancak bu olmadı… Aksine 15 Temmuz'da FETÖ'nün yapamadığını, beş gün sonra ilan edilen OHAL sayesinde bizzat Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Erdoğan, OHAL yoluyla hukukun üstünlüğü ve parlamenter demokrasiyi askıya aldı, tüm muhalif seslere karşı bir tasfiye hareketi başlattı.


    'Suçun şahsiliği ilkesi yerini toplu cezalandırmaya bıraktı'


    Yüz binlerce çalışan kamu görevinden ihraç edildi, siyasi suçlamalarla çok sayıda akademisyen, gazeteci ve milletvekili tutuklandı, medya susturuldu, yargıya eşit biçimde erişim hakkı ortadan kaldırıldı. Suçun şahsiliği ilkesi yerini toplu cezalandırmaya bıraktı. Anayasa Mahkemesi, KHK'lar hakkında kendisini yetkisiz ilan etti. BM Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmesi'nin 13 maddesine çekince konuldu; bu çekince işkence ve kötü muamele yapacağımızın uluslararası kabulü oldu.


    'Saray, Türkiye dikdatörlük rejimine dönüştürdü' 


    Biz bu nedenle iki farklı 15 Temmuz olduğunu savunuyoruz, 'Halkın 15 Temmuz'u…' ve 'Sarayın 15 Temmuz'u…' Halkımız, direnme hakkını kullanarak FETÖ’nün amacına ulaşmasını engelledi. Zulmün ve yağmanın sembolü olmuş saray ise 15 Temmuz bahanesiyle Türkiye’yi bir diktatörlük rejimine dönüştürdü.


    'Siyasi ayak ortaya çıkarılmadı' 


    Öte yandan, darbe girişiminin siyasi ayağının ortaya çıkarılmaması/çıkmaması üzerine kurulmuş hukuki bir süreç de yürütülüyor. Harp okulu öğrencilerine, erlere ağır hapis cezaları veriliyor, on binlerce tutuklu yıllardır haklarındaki iddianamelerin tamamlanmasını bekliyor… Örnekleri çoğaltabiliriz. Siyasi/ekonomik gücü olanlar ise iktidar mensuplarının da ifade etmekten çekinmedikleri 'FETÖ Borsaları' yoluyla soruşturmalardan kurtuldular, kurtuluyorlar. Kimileri akrabalık ilişkileri sayesinde FETÖ üyeliklerini temizlemeyi başarıyorlar.


    'Ne istediniz de vermedik'


    Oysa Erdoğan ve ekibi, siyasi hayatlarında ve rant ekonomisine dayalı zenginleşme süreçlerinde kendilerine rakip gördüklerine karşı FETÖ ile işbirliği yaptı, 'Ne istediniz de vermedik' sözü bu işbirliğini sembolize eden bir itiraf olarak tarihteki yerini aldı. Bu iki yapının arasındaki ayrılık ise 'daha demokratik, özgür ve adil bir Türkiye' konusundaki görüş farklılıkları nedeniyle başlamadı. Aksine demokrasinin, özgürlüğün ve adaletin geriletilmesi konusunda birbirleriyle yarışan bu iki yapının çıkarları çatışmaya başladı. 15 Temmuz'un gerçek tarihi, bu politik arkaplan olmadan yazılamaz.


    'Dikdatörlük rejimi sis perdesinin aralamasını engelliyor' 


    Diktatörlük rejimi aynı zamanda 15 Temmuz'a dair kararlılıkla sorulan pek çok sorunun yanıt bulmasını, 15 Temmuz'un üzerindeki sis perdesinin aralanmasını şimdilik engelliyor. Şimdilik diyorum, çünkü doğru sorular er ya da geç doğru yanıtlarla buluşacaktır. Eğer Türkiye’nin geleceğinden darbeleri çıkarmak, demokrasimizi kökleştirmek, tek adam rejiminden kurtulmak, herkes için eksiksiz bir adalete ulaşmak istiyorsak, yapmamız gereken, doğru soruları sorma ve doğru yanıtları bulma kararlılığından vazgeçmemektir.


    Örneğin,


    1. Adil Öksüz, 2008 yılından bu yana kim olduğu bilinmesine karşın neden takip edilmemiştir?


    2. Darbe girişiminden hemen önce aralarında Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'ın da bulunduğu beş kişi, MİT tarafından izlenen bir evde bir araya gelmişlerdir. MİT, darbe kararının alındığı bu toplantıyı dinlemiş midir? Dinlemediyse bu görevi ihmal suçu değil midir?


    3. MİT; Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’na FETÖ/PDY örgütü faaliyetleri ile ilgili olarak darbe girişiminden önce en son hangi tarihte bilgi vermiştir?


    4. Bilinen ve beklenen darbe teşebbüsünün 15 Temmuz'da olacağı MİT'e saat 14.00 itibari ile iletilmesine rağmen neden Cumhurbaşkanı ve Başbakan anında bilgilendirilmemiştir?


    gibi doğru yanıtlarını bekleyen yüzlerce soru bulunmaktadır. Bu nedenledir ki, 15 Temmuz gecesi tam olarak ne olduğunun ortaya çıkarılması, demokrasiye inanan herkesin tarihsel sorumluluğudur.


    Biz, 'öngörülen, önlenmeyen ve sonuçları kullanılan darbe'ye, 'kontrollü darbe' diyoruz. Bu bağlamda, 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından ilan edilen OHAL sürecinin ülkemizi getirdiği noktayı, bir ara dönem olarak görüyoruz. Dolayısıyla, 16 Nisan 2017 Referandumu ve 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri, tek adam rejiminin tesisi açısından Erdoğan ve arkadaşlarına başarı getirmiş gibi görünebilir. Ancak demokrasi için kararlılıkla mücadele verenler bilmektedir ki diktatörlükler baki değildir. Tarih, diktatörlere karşı girdikleri mücadelelerden zaferle çıkmış demokrasi kahramanlarını yazar.


    Çok yakın bir zamanda Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de hedefi doğrultusunda cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracak; çağdaş parlamenter demokrasiyi birlikte kuracağız. Bunu başardığımızda 15 Temmuz'un üzerindeki sis perdesi de kalkacak. İşte o zaman her 15 Temmuz'da gerçek anlamda bir demokrasi zaferi kutlaması yapacağız.


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Özgür Özel: “CHP’yi atamayla yönetemezsiniz, bu parti yeniden üyelerinin ve delegelerinin iradesiyle yoluna devam edecek”

    23 Haziran 2026

    Türkiye Sosyalist Partisi Ankara’da deklarasyonunu ilan etti

    18 Haziran 2026

    Türkiye’de iş cinayetleri bitmiyor: Mardin, Kütahya ve Manisa’da 3 işçi yaşamını yitirdi

    6 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

    Mehmet Murat Yıldırım

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    Nevzat Onaran

    Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

    Niyazi Aytaç

    CHP’nin ötesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Murat Sevinç

    2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

    Aziz Çelik

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    Ercüment Akdeniz

    Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

    Cuma Çiçek

    CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Öğretmenlerin açlık grevi 10’uncu gününde: “Haklarımız iade edilene kadar direneceğiz”

    24 Haziran 2026

    Platform işçileri için küresel hak adımı

    23 Haziran 2026

    Kütahya’da bina inşaatında iş cinayeti: Ölü sayısı 3’e yükseldi

    21 Haziran 2026
    KADIN

    TJA’nın Özel Batman Şifa Bakım Merkezi önündeki adalet nöbeti devam ediyor

    21 Haziran 2026

    Derya Buçan davasında ilk duruşma: Tutukluluk devam etti, aile ve kadın örgütleri “Adalet” istedi

    17 Haziran 2026

    Erkek şiddetinden kaçıp İsviçre’ye sığınan kadın ve İki çocuğuna sınır dışı tehdidi

    16 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.