Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Bodrum’da plaj çalışanlarından iş bırakma eylemi: “Denize sıfır işletme, emeğe sıfır ücret”

    22 Ağustos 2026

    Zonguldak’ta Kürt mevsimlik fındık işçilerine saldırı: DEM Parti’den can güvenliği çağrısı

    22 Ağustos 2026

    Beypazarı’ndaki maden kazası ile ilgili 9 gözaltı

    22 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

      21 Ağustos 2026

      AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

      21 Ağustos 2026

      Kürtler yüzme biliyor…

      19 Ağustos 2026

      Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

      19 Ağustos 2026

      Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

      15 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Sen vermediysen ben vermediysem AKP’ye kim oy verdi?

    Sen vermediysen ben vermediysem AKP’ye kim oy verdi?

    Siyasi Haber21 Mayıs 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ- Ülkü Doğanay’ın Gazete Duvar’daki yazısı: “Gencebay, birkaç saniye içinde burunların selametinden söz etmeye başlıyor ve “koltuk altını kamuya açan kardeşine” o bildiğimiz deodorant markasını kullanmasını tavsiye ediyor. AKP’nin en iyi bildiği iş bu: Kavramların içini boşaltmak.”

    ÜLKÜ DOĞANAY


    Arabesk müziğin kralı Orhan Gencebay otobüste miting yapıyor. Cezaevindeki hücre arkadaşının katılımıyla tek kişilik miting yapan cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’a özenmiş olsa gerek. Ülkenin seçim atmosferini iyi yakalamış bir cinfikirlik var elbette bu klipte. Çakı gibi giyinmiş; otobüsteki seçmenine daha güzel, daha mutlu, daha adil, sevgi dolu bir dünya için, barış için, insanlık için sesleniyor. Birkaç ay önce hükümet MESAM’a kayyum atarken “varlığım devletin emrindedir” açıklaması yapan ve Erdoğan sevgisiyle tanınan Gencebay’ı izlerken insan ister istemez acaba AKP’den aday mı oldu diye düşünüyor. Neyse ki kısacak film, çözüm sürecinin “akil insanı”nın barışı ne adına vaat ettiğini hemencecik açığa vuruyor: Gencabay, birkaç saniye içinde burunların selametinden söz etmeye başlıyor ve “koltuk altını kamuya açan kardeşine” o bildiğimiz deodorant markasını kullanmasını tavsiye ediyor. AKP’nin en iyi bildiği iş bu: Kavramların içini boşaltmak. Barış gibi, adalet gibi son zamanlarda muhalefetin yeniden yüksek sesle dile getirmeye başladığı talepler bir anda burunların selametine hizmet etmeye başlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim manifestosuna bakarsanız tekrar seçildiğinde ülkeye daha çok demokrasi, daha çok özgürlük gelecek. Pekiyi. Bu sefer de tutar mı?


    AKP seçmenine sorarsanız, ülke zaten fazlaca demokratik ve özgür. KONDA’nın birkaç gün önce yayınladığı Baran Alp Uncu imzalı Seçmen Kümeleri: AK Parti Seçmeni başlıklı rapor, AKP seçmeninin son yıllarda giderek konsolide olduğunu gösteriyor. AKP seçmeninin yüzde 71’i şartlar ne olursa olsun AKP’ye oy vereceğini söylüyor. Önemlice bir kısmı durumdan epeyce memnun. Çoğunluğu yaşanan sıkıntıların olduğunu kabul ediyor, ama bunu ülkenin “büyüme sancısı” olarak değerlendiriyor ( yüzde 69). Hiçbir sorun olmadığını düşünenlerin oranı ise yüzde 19. AKP seçmeni içinde Türkiye’nin acil sorunlarını çözebilme kapasitesi konusunda kendi partilerine güvenenler yüzde 90’larda. Bu özgüven patlamasının ne anlama geldiğini daha net görebilmek için Türkiye ortalamasında acil sorunları kendi oy verdiği partinin çözebileceğine inananların oranının yüzde 44 olduğunu dikkate almak gerek (sanırım bu yüzde 44’ün içinde AKP’nin yüzde 90’ı da var). Yine bu seçmenin yüzde 44’ü medyaya herhangi bir baskı yapılmadığını düşünüyor; yüzde 80’ ise internete getirilen erişim kısıtlamalarından ya rahatsız değil ya da memnun. Ekonomi deseniz, döviz kurlarındaki dalgalanmalar dış mihrakların işi, zaten bir ekonomik kriz beklentisi filan da yok! 2017 yılında önümüzdeki aylarda kriz bekleyenlerin oranı Türkiye ortalamasında yüzde 48 iken AKP seçmeninin yüzde 78’i kriz, yüzde 69’u kendi hayatında ekonomik bir zorluk beklemiyor. Hukukun ve yargının işleyişinden de epeyce memnunlar (yüzde 70). Anlayacağınız memleketin yüzde 50’si için ortalık güllük gülistanlık da, biz bu gül bahçesinin yolunu bulamıyoruz.


    Eğer çevremde kripto AKP’liler yoksa AKP’ye oy veren bir tanıdığım yok. Üniversitenin dışında kaldığım yaklaşık bir buçuk yıldır görmek, konuşmak, sosyal ilişkilerimi sürdürmek istemediğim insanlarla görüşmeme gibi bir lüksüm var. Belki bundandır. Taksiye de binmiyorum ki memleketin nabzını taksicilerle tutayım. Çarşıda, pazarda kimle konuşsam herkes gidişattan memnunsuz. Büyük bir kriz beklentisinde. Baskıdan bunalmış. Kimse televizyonda haber izlemiyor. Hep aynı sesi duymaktan, aynı yüzü görmekten sıkılmış. Sesini duymaya tahammülüm kalmadı diyenler çoğunlukta. Elbette benim küçük dünyam Türkiye’yi yansıtmıyor.


    Şimdi benim kafamı meşgul eden bir soru var: AKP’nin bugüne kadar yapılan seçimlerde aldığı oy, üç aşağı bir yukarı yüzde 50’ler civarında. Yani bu memlekette her iki kişiden biri AKP seçmeni. İşte ben bu AKP seçmeninin peşindeyim. Kim bunlar? Ya da Jet Sosyete’de Gülse Birsel’in canlandırdığı Gizem karakterinin ağzıyla “Bu kim?”.


    KONDA’nın araştırması bize bu sorunun yanıtına dair epeyce bir şey söylüyor. (Diğer parti seçmenleriyle ilgili bilgiler de var. Merak edenler için raporu buraya bırakıyorum). AKP seçmenine dair göze çarpan bulgular şunlar: 1) AKP seçmeni yaşlanıyor. Türkiye genelinde seçmenlerin üçte biri 18-32 yaş arasındayken AKP seçmeninin ancak dörtte biri bu yaş aralığında. Yıllar içinde AKP’nin genç seçmenlerini kaybettiğini görüyoruz. Buna karşılık 49 yaş üzerindeki seçmen oranında da artış var. 2) Düşük eğitim grubundan. Yüzde 66’sı ortaokul ve altı seviyede. Türkiye ortalaması ile arasındaki fark yüzde 10’dan fazla. Türkiye ortalaması yüzde 17 iken üniversite diplomasına sahip AKP seçmeni yüzde 10 oranında. Partinin hep hayıflandığı kültürel iktidar olamama halini açıklamak için de anlamlı bir fark bu. 3) AKP ev kadınlarından çok, öğrencilerden az oy alıyor. Türkiye ortalamasında ev kadını olarak tanımlanan seçmenin oranı yüzde 30 iken AKP seçmenleri arasında yüzde 37. Öğrencilerde ise yüzde 9’luk ortalamaya karşılık yüzde 5.4) Şimdiye kadar hep toplumun ekonomik olarak en dezavantajsız gruplarının AKP’ye oy verdiği düşünülüyordu. Yıllar içinde AKP seçmeni zenginleşmese bile orta gelir grubundaki yığılmanın arttığını görüyoruz. Yeni orta sınıftan seçmen oranı Türkiye ortalamasında yüzde 27 iken AKP’de yüzde 31.5) Giderek daha muhafazakâr ve dindarlaşıyor. Türkiye ortalamasında kendini “dindar muhafazakâr” olarak tanımlayan seçmen ortalaması yüzde 27; AKP’de yüzde 43. Yıllar içinde bu oran giderek yükselmiş. Benzer şekilde, kendini dindar olarak tanımlayan AKP’li seçmen oranı da yıllar içinde yüzde 64’ten 69’a çıkmış. Kendini Sünni Müslüman olarak gören AKP seçmeni yüzde 98. Türkiye genelinde ise bu oran yüzde 91.6) İnternet kullanmıyor, haber izliyor. AKP seçmenlerinin yüzde 36’sı hiç internete girmemiş. Bu oran Türkiye ortalamasının yüzde 7’nin üzerinde. Yüzde 48’i sosyal medyayı sadece izliyor ama yorum ya da paylaşım yapmıyor. Tüm partiler içinde en yüksek oran bu. Bunun yerine haberleri televizyondan takip ediyor. Haberleri televizyonlardan takip etmeyenlerin oranı tüm Türkiye’de yüzde 12 iken AKP’de yüzde 6. Türkiye’de en çok izlenen haber kanalı Fox Tv (yüzde 19). AKP seçmeni ise ATV izlemeyi seviyor (yüzde 26). 7) Mazlum. AKP seçmeninin yüzde 56’sı partisini “mazlum” olarak niteliyor. Bu mazlumiyet algısı, AKP’nin seçim kampanyalarının temel motiflerinden birisi. Ancak “karşı taraf” için de geçerli olacak bir adalet arayışına yol açan bir mağduriyet anlayışına karşılık gelmiyor bu algı. Örneğin AKP seçmeninin yüzde 66’sı insanların KHK’larla ihraç edilmesini doğru buluyor.


    Araştırmanın sonuçları üzerine epeyce bir düşünmek lazım. Yıllar içinde AKP’nin seçmenini konsolide etmek adına yaptıkları, aynı zamanda birbirini görmeyen, birbiriyle hiç konuşmayan, sokakta, çarşıda birbiriyle karşılaşmayan, karşılaşsa da birbirini anlamak için en ufak bir çaba sarf etmeyen insanların yaşadığı bir yere çevirdi memleketi. Kutuplaşma bu raddeye gelince özgürlük de, barış da, huzur da “burunların selameti adına” aranan bir şeye dönüşüyor.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bodrum’da plaj çalışanlarından iş bırakma eylemi: “Denize sıfır işletme, emeğe sıfır ücret”

    22 Ağustos 2026

    İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde inşaat işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı

    18 Ağustos 2026

    Bursa’da su havzası ve yangın görmüş orman alanına mermer ocağı onayı: ÇED süreci devre dışı bırakıldı

    9 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Nevzat Onaran

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    Mahir Sayın

    AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

    Zeki Yaş

    Kürtler yüzme biliyor…

    Burhan Kaan Somuncu

    Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Aziz Çelik

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Beypazarı’ndaki maden kazası ile ilgili 9 gözaltı

    22 Ağustos 2026

    Enerji Bakanlığı önündeki maden işçilerinden şirket yetkililerine tepki: “İşçinin hayatı mı önemli senin itibarın mı?”

    22 Ağustos 2026

    KESK’ten Çayırhan Enerji’deki maden göçüğüne tepki: “İş cinayetleri kader değil”

    22 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.