Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Times Square’de Erdoğan’a Zeki Müren’li protesto: “We Will Always Be Here”

    23 Eylül 2026

    Mansur Yavaş CHP’den istifa etti, görevine ‘bağımsız’ devam edecek!

    23 Eylül 2026

    İnkılap Müzesi’ne verilen 6.500 eşya nerede?

    23 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      İnkılap Müzesi’ne verilen 6.500 eşya nerede?

      23 Eylül 2026

      “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

      23 Eylül 2026

      Kürt sorununun çözümü ve yeni ideolojik zemin bağlamında Alevilik

      22 Eylül 2026

      Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

      20 Eylül 2026

      Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

      19 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

      21 Eylül 2026

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Kategorik Hakaret Biçimi: “Kadın” Programları

    Kategorik Hakaret Biçimi: “Kadın” Programları

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ulusal kanalların birçoğunda sabah kuşağı diye adlandırılan zaman dilimi içerisinde “kadın” programları yayınlanmakta. Gerek muhtevası, gerekse de yayınlanış saati itibarı ile gözümüze sokulan anlam; tüm ülke ücretli piyasaya salınmışken, evde ücretsiz emek harcayan kadınlara –ancak medyaya göre evde dertsiz, tasasız boş boş oturan kadınlara- hitap niteliğinde. Tam da bu yüzden, yani kadınları ev içinde yararsız birer nesne olarak kurgulaması açısından “kadın programları” bir hakaret biçimi olarak algılanmalı.

    Bu minvalde tanımlanan/medya tarafından kurgulanan programlarda ülke genelinde kadınlara biçilen kadınlık rollerinin normalleştirildiğini söylemek mümkün. Dünya, bölge, ülke geneline ilişkin politik değerlendirmelerin- iyi ya da kötü- yapıldığı akşam kuşağı programlarından farklı olarak kadınlara özel! üretim sabah kuşağı programlarında evlilik, boşanma, aile, çocuk bakımı, güzellik, aile bireyleriyle yaşanan sorunlar…vb ev eksenli sorunların genel geçer, ezberi bozmamak üzere ele alındığını görüyoruz. Akşam kuşağı programlar ise, ücretli piyasadan eve dönen “esas” insanlar, yani erkeklerin beğenileri, talepleri çerçevesinde üretilmekte: Futbol, tartışma programları, diziler, filmler, belgeseller…çeşitlilik yani.

    Kadın programlarının ortak noktası, stüdyoya gelen konukların önerilerinin, bilgilerinin, sözlerinin herhangi bir bilimsel, sosyolojik bilgiye dayanmaksızın kolaylıkla ve özensizce ağızdan çıkabiliyor oluşu. Bir başka ortak nokta ise tüm ülke kadınlarının aynı anda, aynı şeyleri düşünüyor, yapıyor ve başına aynı anda aynı şeyler geliyor duygusu uyandırılarak kadınların kaderlerine razı olmalarını ima eden alt metinler.

    Kadınların geleneksel rollerinin pekiştirildiği, toplumsal cinsiyet aidiyetlerinin altının çizildiği, nasıl giyineceğinden, kocasına nasıl eş olacağına dair “kadınlık” olarak sunulan görüntünün eş güdümlü olarak pazarlandığı bu programlar; muhafazakar ideolojinin kadın bedenleri ve kimlikleri üzerinde kurduğu hegemonik dilin televizyon uzantısı olarak karşımıza çıkmakta. Hayatın gerçeklerinden koparılan zihinlere uyuşturucu niteliğindeki terapi yöntemleri ile dilini kurgulayan programlar toplumdaki erkekliğin yeniden inşasına da katkı sunuyor. “Erkek adam”ın dövebileceği, öldürebileceği; “erkek adam”a güzel görünülmediği taktirde kadını aldatma hakkına sahip olabileceği; kadınların kurnaz davranarak erkeğini elinde! tutabileceği; erkeğin kalbine giden yolun geçtiği mideye uygun yemeklerin tarifi; ev temizliğinin ucuz yöntemleri… derken binbir derdin kadınların omuzlarına hissettirilmeden tekrar tekrar yüklendiği programlar bunlar. Sunucuların kullandıkları “anamlı, bacımlı, kızlı” dilden de anlaşılacağı üzere, belli bir hedef kitlesi var: Yoksul, ücretli emek piyasasında olup nispeten ekonomik özgürlüğü olmayan, eğitimden yoksun bırakılmış kadınlar.

    Katilim “konuğunuz”dur

    Geçen haftalarda adı anılan türden program yapan iki kişi Seda Sayan ve Songül Karlı, konuk olarak stüdyoya kadın katili iki erkeği davet etti. Adamlardan biri karısını 43 yerinden tornavida ile yaralamış Yakup Kara, diğeri ise iki karısını katletmiş Sefer Çalınak’tı. Programın biri Show Tv’de, diğeri ise Kanaltürk’te yayınlandı. Her iki programda da katilleri anlamaya dönük sorular soruldu, cinayetin nedenleri araştırıldı, diğer konukların konuya dair fikirleri alındı: Maktul kadınlar ne yapmıştı ki bu adamlar caniye dönüşmüştü? Erkek egemenliğinin yekpare kendisinin kadın cinayetlerinin müsebbibi olduğu gerçeğini gizlemek, öldürülen kadınların illa bir “yanlış” yapmasından kaynaklı şiddeti hak ettiğini önermek üzere sorulan, tuzak sorulardı bunlar: Şiddete uğrayan kadınlar “doğru” durmadıkları, kocanın isteklerine “yeterince” makul yanıt vermedikleri için mi acaba şiddet görmüş, katledilmişlerdi? Sayın seyirciler, sizler de mümkünse öldürülmemek için kocalarınızın her istediğini yapmalıydınızdı.

    Adı anılan her iki programın şirazesinin kaydığı sanılsa da aslında bir bütün olarak “sabah kuşağı” anlatısı baştan itibaren kaymış bir şirazenin diliyle mükellefti. Ülke çoğunluğunu oluşturan alt sınıftan kadınların diz çökmesi, kabullenmesi, kendisi için biçilen hayata razı olmasını içeren muhafazakar politikaların ince ayarı.

    Kanal sahiplerinin, program yapımcılarının ve sunucularının kazanç üretmek adına katil “konuk”larıyla gülüştükleri bu programlar, canımızı fena halde yakıyor oysa.

     

     

    Bu yazı ilk olarak Çağdaş Divriği gazetesinde yayınlanmıştır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Erkek şiddeti durmuyor: Sakarya, Konya ve Hatay’da 3 kadın katledildi!

    21 Eylül 2026

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    İnkılap Müzesi’ne verilen 6.500 eşya nerede?

    Kerem Berk

    “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

    Toros Korkmaz

    Kürt sorununun çözümü ve yeni ideolojik zemin bağlamında Alevilik

    Kerem Berk

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ercüment Çervatoğlu

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

    23 Eylül 2026

    Hataylı balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedikten 5 gün sonra kontak kapattı: “Maliyetlere dayanamıyoruz!”

    20 Eylül 2026

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    20 Eylül 2026
    KADIN

    Erkek şiddeti durmuyor: Sakarya, Konya ve Hatay’da 3 kadın katledildi!

    21 Eylül 2026

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.