Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Pandemi kapıda mı? MV Hondius gemisindeki hantavirüs salgınında son durum

    7 Mayıs 2026

    Barış Anneleri’nden siyasi partilere barış ve diyalog çıkarması

    7 Mayıs 2026

    Ekrem İmamoğlu’ndan Erdoğan’a süreç çağrısı: “Görevinizi yapın”

    7 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

      6 Mayıs 2026

      Her bijî Amedspor!

      2 Mayıs 2026

      Devrimciler de ölür, ama…

      2 Mayıs 2026

      1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

      30 Nisan 2026

      1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

      30 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026

      Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

      3 Mayıs 2026

      2026’da emeğin durumu

      3 Mayıs 2026

      Ermeniler, Aleviler, “kılıç artıkları” ve devlet

      30 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » AKP, Kara-Kaçak paraya kapı açtı, bankacılık sistemi zorda

    AKP, Kara-Kaçak paraya kapı açtı, bankacılık sistemi zorda

    Siyasi Haber10 Mayıs 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ – Zülfikar Doğan Ahvalnews’e yazdı: AKP ve Erdoğan, 24 Haziran’da seçimi kazanmak uğruna gerekirse bankaları batırmayı, ola ki iktidarı kaybederse, müstakbel Cumhurbaşkanı ve hükümetine bir ekonomik enkaz bırakmayı dahi göze almış durumda.

    Zülfikar DOĞAN


    24 Haziran seçimleri öncesinde, özellikle ekonomi alanında hükümette öylesine bir panik hali söz konusu ki, adeta “bir oy ya da bir dolar getirecek” ne varsa saldırıyor.


    İlki 2008’deki küresel-finansal kriz sırasında, yurt dışındaki 130 milyar dolarlık  serveti Türkiye’ye getirmek iddiasıyla çıkartılan “Varlık Barışı”, bugün yapılan açıklama ile beşinci kez  yinelenecek.


    Sonuncusu 2016 yılı Temmuz’unda çıkartılan Varlık Barışı ile yurt dışındaki dövizini, altınını, mücevherini, menkul kıymetlerini Türkiye’ye getirenlere, paranın kaynağının, nasıl kazanıldığının uyuşturucu, silah kaçakçılığı, rüşvet-yolsuzluk ya da fuhuş kazancı olup olmadığının sorulmayacağı, herhangi bir vergi kesintisi yapılmayacağı vaat edildi.


    Paralar gelmedi. Bunun üzerine süre 2017 başından itibaren altı ay daha uzatıldı, yine kimse hükümete ve ekonomiye güvenmedi, servetini getirmedi.


    Bu yüzden de fiyaskoyla sonuçlanan önceki Varlık Barışlarıyla gelen paralara ilişkin olarak Maliye Bakanlığı sitesinde sadece 2008’in sonuçları yer alıyor. O da, 65 kişinin beyanda bulunup, 48,3 milyar TL getirdiğini gösteriyor.


    Şimdi canhıraş halde kaynak bulmaya çalışan hükümet, Maliye Bakanı Ağbal’ın açıklamasına göre yine kara para, kaçak para, uyuşturucu parası, rüşvet parası ne olursa olsun, kaynağını sorgulanmaksızın sadece yüzde 3 vergi lütfedilerek legalize edilecek.


    Beklentiye bakılırsa, hükümet önceki deneyimlerinden ötürü, yeni Varlık Barışı’ndan fazla umutlu değil. Maliye Bakanı Ağbal, 16 milyar TL düzeyinde bir gelir beklentisini ifade edyor. Bu, 2008’de gelen paranın ancak üçte biri!


    Aslında hükümet ekonomi politikalarında “patinaj” yapmaya başladı. Yeni bir model üretemiyor. Denenmişleri tekrar tekrar yaparak çıkış arıyor. Varlık Barışı, İmar Barışı, Vergi Barışı, SGK Barışı diye arama listesi uzayıp gidiyor.


    Bu yüzden Ziraat Bankası’nı iktidar kasası yapmış durumdalar. Doğan Medya satışının öncesinde, kapı kapı dolaşıp, 21 ülkede, 44 bankadan topladığı 1,4 milyar dolarlık sendikasyon kredisi toparlayan Ziraat Bankası bunun  700 milyon dolarını, Demirören’lere kredi olarak verdi.


    Ziraat bu borcu 367 gün vade ile alırken, Demirören’lere açtığı kredi 2 yılı ödemesiz 10 yıl vadeli!


    Hafta başında Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) toplantısına katılan Başbakan Binali Yıldırım, hükümetin kasası Ziraat’e bir de seçim görevi verdi; Düşük faizli konut kredisi kampanyası!


    Asli  görevi tarımı, hayvancılığı, üreticiyi, çiftçiyi finanse etmek olan Ziraat Bankası, Türkiye eti, otu, samanı, buğdayı ithal ederken, medya patronlarının, hükümetin göz bebeği müteahhitlerin para musluğuna döndürüldü.


    Konut kredisi faizlerinin aylık yüzde 1,30’a dayandığı koşullarda Ziraat Bankası yüzde 1 aylık faizle konut kredisi dağıtmaya başlayacak.  Batma noktasına gelen yandaş müteahhitleri kurtaracak. Faiz sübvansiyonunu “görev zararı” yazacak ve Hazine’nin sırtına yıkacak. Hazine, Ziraat’ın görev zararını karşılamak için yüzde 15-16 faizle borçlanacak.


    Hükümetin seçim kıyağının faturası Ziraat’ın zarar hanesine, Ziraat’ın zararı Hazine’nin borç hanesine yazılacak.  Hazine’nin borç faturası bütçeye, bütçe açığının faturası da vergi artışları, elektrik-doğal gaz-akaryakıt zamları ve enflasyon olarak vatandaşın cebine, cüzdanına yüklenecek.


    Bankaları, bir ya da 3 ay, yurt dışından 360 gün vadeyle topladıkları kaynakları, can suyu, nefes kredisi, konut kredisi kampanyası vb. adlarla 5-10 yıl vadeyle dağıtmaya zorlayarak seçim kazanmaya çalışan hükümetin talepleri karşısında kimse çıkıp, bu kaynak/kredi/vade yapısıyla, bankaların bu kredileri veremeyeceğini aksi halde göz göre göre batacaklarını söyleyemiyor.


    Hükümete ihalelerle, hazine garantili Kamu-Özel İşbirliği projeleriyle, elektrik dağıtım özelleştirmeleriyle göbeğinden bağımlı kimi holdinglerin bünyesindeki önde gelen özel bankaların patronları, yöneticileri sus pus.


    Ziraat’ın dışındaki bankaları da düşük faizli konut kredisi kampanyasına katılmaya çağıran Başbakana, Passolig’le, enerji projeleriyle iktidar bağımlısı Aktifbank’ın patronu Ahmet Çalık mı hayır diyebilecek?


    Ya da elektrik dağıtım ihaleleriyle Enerji-Sa’yı semirtmeye çabalayan Sabancıların Akbank’ı mı? Erdoğan’ın “dostum” dediği Putin’in kankası Herman Gref’in Sberbank’ının Türkiye’deki bankası Denizbank mı?  Üç ayda bir karşılıklı ziyaretlerle artık aileden biri olan Katar Emiri Al Tani’nin hamisi olduğu QNB Finansbank mı?


    Ama iktidarla göbek bağı olmayan iki duayen bankacı, sonunda isyan bayrağını açtı ve “Bankaları çökertirsiniz” diye sesini yükseltti.


    Müfettiş olarak göreve başladığı İş Bankası’nda önce genel müdür, şimdi de yönetim kurulu başkanı olan Ersin Özince bu isimlerden birisiydi.  Ankara’da düzenlenen 1. Uluslararası Bankacılık Konferansı’nda konuşan Özince, bankacılığın çökeceği uyarısında bulunarak şunu söyledi:


    “Herkesin ağzında bankalar çok alıyor, çok faiz uyguluyor, bankalar şöyle yapıyor böyle yapıyor. Biz her şeyi bankalardan mı beklemeliyiz? Köprü yapılacak bankalar, ev yapılacak bankalar. Meslek hayatımın onlarca yılı bankaların gayrimenkule kredi vermesinin yasak olduğu dönemde geçti.


    Niye yasaktı? Çünkü gayrimenkul finansmanı ticari bankalar tarafından ya-pıl-maz! Bunun için yasaktı. Siz bugün Türkiye’de konut kredisini 1 ay mevduata dayanan bankalardan isteyemezsiniz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir konut finansman modeli yok. Yaparsanız da çökertirsiniz. Çökebilir, diyene de siz felaket tellalı diye bakmamalısınız.”


    İkinci ses ise yıllarca Merkez Bankası Başkanlığı, ardından Hazine Müsteşarlığı yapan, şimdi de Çolakoğlu Holding’in Türkiye Ekonomi Bankası’nın (TEB) Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürüten Yavuz Canevi idi.


    Canevi de 3-5 ay vadeli mevduatlarla kaynak toplayan bankalara, 5-10 yıl vadeli yatırım kredisi verdirtmenin sistemi tıkayacağının çok önceden, bilinmesi gerektiğini belirterek “Bunun bir yerde aksayacağı beklenmeliydi. Şu anda gördüğümüz yeniden yapılandırma talepleri, yapısal bozukluğun (mevduatın vade yapısıyla kredilerin vade yapısı arasındaki uyuşmazlığın) telafisine yönelik. Bu konu çok ciddi bir konudur.” dedi.


    1992’de 5 Nisan krizini, 1997’de Asya-Rusya krizini, 2001’deki bankacılık krizini bire bir yaşayıp, yönettikleri bankaları bu badirelerden kurtarmış bu iki ismin sözleri aslında, hükümet karşısında süklüm püklüm “emret Başbakanım” diyerek, başında oturdukları bankaların siyasi nema uğruna batırılışını seyreden bankacıların yanı sıra, uluslararası piyasalara Türk bankacılığı için “imdat” mesajıydı.


    Nitekim Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben’in “Türk bankalarının yurt dışından kaynak bulma sorunu yok. Ancak finansman bulmada son dönemde vade kısaldı, maliyetler yükseldi” sözleri, mahcup şekilde sistemin sürdürülemez olduğunun itirafı.


    Yani Ziraat’ın 367 gün vadeli kredi alıp, bunu Demirören’lere 10 yıl vadeli kredi olarak vermesi, değil bankacılık, veresiye defteri tutan bakkal için bile, akıl ve ekonomi dışı.


    Hazine Banka ve Kambiyo eski Genel Müdürü, 2001’dki bankacılık krizinde Hazine Müsteşar Yardımcısı olan, Mülkiye ve Başkent Üniversitesi öğretim üyesi Hakan Özyıldız, bloğunda bankacılığın röntgenini çekmiş. Özyıldız’ın bankaların sorunlu kredilerinin (TGS) özkaynaklarına ve ödenmiş sermayelerine oranıyla ilgili analizi, tablonun vahametini sergiliyor.


    BDDK ve TBB verilerine göre, 2017 sonunda bankaların silinen kredileri 41 milyar, yapılandırılan kredileri 78 milyar, Tahsili Geciken Alacakları (TAG) ise 61 milyar TL. Sorunlu kredilerin toplamı beş yıl önce  55 milyar TL iken şimdi 2017 sonunda 181 milyar TL. Bunun bankaların özkaynaklarına oranı 2012’de yüzde 30 iken 2017 sonunda yüzde 50’ye, ödenmiş sermayelerine oranı ise 2012’de yüzde 101 iken yüzde 213’e yükselmiş!


    Tabi, Ülker, Doğuş, Unit Energy gibi devlerin geçen ay peş peşe yapılandırma kuyruğuna girdiğini dikkate aldığımızda, bugün itibarıyla tablonun daha da ağırlaştığını öngörmek yanlış olmaz.


    Özyıldız “Bu bağlamda eğer Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletleri ve dolayısıyla Hazine garantileri olmasaydı, geçen yıl bankaların kredi verme arzusu bu kadar olamazdı. Bu sayede bankalar sorunlu kredilere ayırdıkları karşılıkları azalttılar. Daha çok kredi verebildiler. Böylelikle büyüme oranı da yüzde 7,4’lere ulaşabildi” yorumunu yapıyor.


    Anlaşılan AKP ve Erdoğan, 24 Haziran’da seçimi kazanmak uğruna gerekirse bankaları batırmayı, ola ki iktidarı kaybederse, müstakbel Cumhurbaşkanı ve hükümetine bir ekonomik enkaz bırakmayı dahi göze almış durumda.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Dünya halkları emperyalizme karşı ve alın teri için  1 Mayıs alanlarını doldurdu

    2 Mayıs 2026

    1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

    30 Nisan 2026

    Alevi kurumlarından Gümüşhacıköy uyarısı: “Kutsal mekanlarımıza dokunmayın!”

    28 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

    Mehmet Murat Yıldırım

    Her bijî Amedspor!

    Muhsin Dalfidan

    Devrimciler de ölür, ama…

    Mehmet Murat Yıldırım

    1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Aziz Çelik

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    Fehim Taştekin

    Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

    Ümit Akçay

    2026’da emeğin durumu

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Van’da kayyım mağduru işçilerin direnişi 282. gününde: “Vazgeçmeyeceğiz!”

    6 Mayıs 2026

    Diyarbakır’da iş cinayeti: Şalteri kaldırmak isteyen işçi can verdi

    6 Mayıs 2026

    Filistin Gazeteciler Sendikası’nın Dünya Basın Özgürlüğü Günü mesajı: Basın özgürlüğü slogandan ibaret değildir

    4 Mayıs 2026
    KADIN

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.