Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Aleviler neden hedefte?

    29 Ağustos 2026

    Sıfır Ayrımcılık Derneği: “Roman gençler için politika önerileri yayında”

    29 Ağustos 2026

    Panelsan’da işten çıkarılan işçilerden kararlı duruş: Patronun tır engeline karşı fabrika kapısına çadır kuruldu

    29 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Aleviler neden hedefte?

      29 Ağustos 2026

      Kuşatma Kayıtları: Kim, neye göre ahlaklı ya da değil!

      27 Ağustos 2026

      Çerçeve yasanın çerçevesi

      26 Ağustos 2026

      Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

      24 Ağustos 2026

      Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

      23 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Danıştay Sur’un yıkımına itirazı reddetti: Aileler AYM’ye gidecek

    Danıştay Sur’un yıkımına itirazı reddetti: Aileler AYM’ye gidecek

    Siyasi Haber30 Ocak 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Danıştay, Bakanlar Kurulu’nun Sur için 2016 yılında verdiği “acele kamulaştırma” kararına yapılan itirazı oy çokluğuyla reddetti. Davayı ÖHP ve Sur Platformu adına takip eden avukatlar, kararın yasaya aykırı olduğunu belirterek, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu.

    Bakanlar Kurulu, 2012 yılında Sur ilçesini “riskli alan” ilan etmiş, 21 Mart 2016’da Resmi Gazetede yayınladığı kararla, Sur ve Yenişehir ilçelerinde bulunan 15 mahalledeki 6 bin 300 parsel için “acele kamulaştırma” kararı alınmıştı. “Acele Kamulaştırma” kararının yürütmesinin durdurulması ve işlemin iptali için Bakanlar Kurulu’nu temsilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı aleyhine açılan dava Danıştay 6. Dairesi’nce reddedildi. Bunun üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz başvurusunda bulunan mülk sahipleri, Danıştay 6. Dairesi’nin ret kararının yasaya ve usule aykırı olduğunu belirterek, kararının iptal edilmesini istedi. İptal başvurusunu inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, oy çokluğuyla itirazı reddetti. 


    Danıştay Sur’un sit alanı olmasını es geçti


    Mezopotamya Ajansı’ndan Deniz Tekin ve Esra Solin Dal’ın haberine göre, kurulun 3 sayfalık kararında, dava dosyasındaki işlemlerin tamamlandığı için yürütmenin durdurulması kararının görüşülmediği kaydedildi. Kurul, Danıştay 6. Daire’nin acele kamulaştırmanın iptali için verdiği ret kararının gerekçelerine atıfta bulundu. Acele kamulaştırmaya yönelik Bakanlar Kurulu kararının 4 ayrı nedene dayandığı ileri sürülen kurul kararında şöyle denildi: “Bu sebeplerden birincisinin; alanda riskli yapılar olduğu ve bu riskli yapı stoku içinde yaşayan nüfusun can ve mal güvenliğinin sağlanması, riskli yapılardan kaynaklanacak afet risklerinin azaltılması ve nihayetinde ortadan kaldırılması. İkincisinin; ülkemizin ve dünyanın kültürel zenginlikleri arasında yer alan Suriçi bölgesinin bu nitelik ile bağdaşmayan yapı ve kültür bütünlüğünü bozan veya kültürel varlıkları tahrip eden yapıların dokuya uyumlu hale getirilmesi. Üçüncüsünün; alanda mevcut kültür varlıklarının restorasyon, bakım, onarım, güçlendirme ve iyileştirme çalışmalarının yapılması. Dördüncüsünün de terör olayları sonucu zarar gören yapıların yıkım ve yenileme işlemlerinin gerçekleştirilmesi olduğu. Bu dört sebebin birlikte birbirleriyle koordineli bir biçimde, altyapıları da ele alınmak suretiyle ve bir an önce uygulamaların gerçekleştirilebilmesi için acele kamulaştırma kararının alındığı. Bu haliyle kamulaştırma kanununda öngörülen acelecilik halinin dava konusu Bakanlar Kurulu kararı yönünden gerçekleşmiş olduğu.” 


    Sadece riskli alan kararına dayanarak hüküm kurdular 


    Acele kamulaştırma için gerekli ayrıntılı teknik çalışmaların yapıldığı ileri sürülen kararda devamla şu iddialara yer verildi: “Bunun sonucunda bölgesinin riskli alan ilan edildiği bu riskli alan ilanı doğrultusunda bölgenin sağlıklı yapılaşmasının taşınmaz kültür varlıklarının ihya ve restorasyon çalışmalarının ivedilikle aslına uygun olarak tamamlanmasının sağlanmasının hedeflendiği, acele kamulaştırmaya konu taşınmazların mahalle, ada ve parsel numarası gösterilmek suretiyle tek tek belirlendiği ancak alanın bütünlüğü göz önünde bulundurularak yukarıda belirtilen sebeplerle ve kullanılmaz halde bulunan bölgenin kent çeperinde çöküntü alanının oluşumunun önlenmesi, imar ıslahının bir an önce yapılabilmesi için acele kamulaştırma kararının alındığı sonucuna varıldığından dava konusu Bakanlar Kurulu kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.” 


    Karara 2 hakim şerh koydu  


    Karara şerh koyan kurul üyesi iki hakimin karşı oy gerekçesinde, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun ilgili maddelerine atıfta bulunularak şu ifadelere yer verildi: “Acele kamulaştırma olağanüstü bir kamulaştırma usulü olup istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntemdir. Bu nedenle acelecilik halinin bulunduğunun saptanması halinde acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik gerekli tespitler yapılıp sebeplerinin somut olarak belirlenmesi suretiyle uygulanmalıdır. Olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında bu yöntemin uygulanması halinde uygulanma gerekçesinin, olağanüstü durumların bu yönteme başvurulmasıyla amaçlanın kamu yararının, kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak ortaya konulması suretiyle acele kamulaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerekmektedir.” 


    Şerh gerekçesi: Acele kamulaştırma kararı yasaya aykırı


    Şerh kararında, Bakanlar Kurulu’nun Sur için verdiği acele kamulaştırma kararının gerekçelerinin soyut olduğu vurgulayan hakimler, “Alanda bulunan riskli yapı stoku içinde yaşayan nüfusun can ve mal güvenliğinin sağlanması, riskli yapılardan kaynaklanacak afet risklerinin azaltılması ve nihayetinde ortadan kaldırılması ülkemizin ve dünyanın kültürel zenginlikleri arasında yer alan Suriçi bölgesinin bu nitelikle ile bağdaşmayan yapı ve kültür bütünlüğünü bozan veya kültürel varlıkları tahrip eden yapıların dokuya uyumlu hale getirilmesi, alanda mevcut kültür varlıklarının restorasyon, bakım, onarım, güçlendirme ve iyileştirme çalışmalarının yapılması, terör olayları sonucu zarar gören yapıların yıkım ve yenileme işlemlerinin gerçekleşmesi hususların dava konusu işleme dayanak oluşturamayacağı 2942 Sayılı Kamulaştırma Kamunun 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulmasıyla amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda dava konusu Bakanları Kurulu kararında alınan yasa maddesinin amacına ve uygulama koşullarına uyarlılık bulunmadığından temyize konu olan daire kararının bozularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla karara karşıyız.” 


    ‘Kamulaştırma kararından önce yapılması gerekenler yapılmadı’ 


    Kamulaştırma davalarını Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP) adına takip eden avukatlardan Süleyman Şahin kararı değerlendirdi. Danıştay’ın ret kararını tamamıyla davalı tarafın savunma dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelere dayandığına dikkat çeken Şahin, “Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Sur ilçesi önce Dünya Kültür Mirası geçici listesine girmiş daha sonrada bu tescillenmiş. Dolayısıyla böyle bir yerde yıkım ya da yenileme çalışması yapmak için öncelikle Kültür Bakanlığı’ndan görüş almak gerekiyor. Ancak Acele Kamulaştırma kararına baktığımızda Kültür Bakanlığı’nın böyle bir kararı yok. Bir ikincisi ise Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan da görüş alınması gerekiyor, o da alınmamış. Üçüncüsü de acele kamulaştırma kararı alınan Sur için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2012 yılında riskli alan araştırmasında Sur’daki yapıların sadece yüzde 6’sının riskli olduğunu tespit etmiş. Şimdi 2016 yılına gelindiğinde ne değişti de Sur’un tamamı için yıkım kararı verildi. Bunun irdelenmesi gerekiyor. Bir diğer husus da acele kamulaştırma kararıyla Sur’da yaşayan insanların konut hakkı ihlal edildi. Özelikle Alipaşa ve Lalabey mahallelerindeki insanların kaldıkları evlerin elektrik ve suları kesilerek bir nevi zorunlu göçe zorlanarak, konut hakları ihlal edildi” dedi.   


    ‘Anayasa ve yasalara uyulmadı, halkın rızası alınmadı’


    Danıştay’ın Sur’un tarihi ve kültürel yapısını dikkate almadan “soyut” gerekçelere dayanan “kamu yararını” dikkate aldığını ifade eden Şahin, “Bu kararın en vahim boyutu yasa ve Anayasada yer alan hükümlere uyulmaması. Acele kamulaştırma kararının ne şekilde ve hangi durumlarda alınacağı Kamulaştırma Kanununda belli. Acele kamulaştırma kararı yoluna gidilmeden önce orada yaşayan insanların 3/2’sinin rızası alınması gerekiyor. Sur’da acele kamulaştırma kararı verilen 595 tescilli yapı ile ilgili bize en az 500 iptal başvurusu yapıldı. Bu durumda bize Sur’da yaşayanların ezici bir çoğunluğunun kamulaştırmaya karşı olduğunu ortaya koyuyor. Bu aynı zamanda Bakanlar Kurulunun niye bu yola başvurmadığını ortaya koyuyor. Anlaşma yoluna gidilseydi halk acele kamulaştırma kararına kabul etmeyecekti. Gerek Danıştay gerek de idari davalar kuruluna yaptığımız itirazlar reddedildi. Şu ana kadar 98 başvuru reddedildi. Bunlar için Anayasa Mahkemesi’ne 98 bireysel başvuru yaptık. Eğer burada bir sonuç elde edemezsek AİHM’e başvuracağız. Sur’da evleri kamulaştırılan yurttaşlarımız kendisini yalnız hissetmemeli, umudunu kaybetmemeli. ÖHP olarak bu davanın takipçisi olacağız” diye belirtti. 


    ‘Riskli alan için açılan davayı beklenmeden karar verildi’


    Davayı Sur Platformu adına takip edilen avukatlardan Şilan Çelik ise tarihi ve kültürel kimliği nedeniyle Sur’un 1988 yılında kentsel sit alanı ilan edilerek, Koruma Amaçlı İmar Planı kapsamına alındığını hatırlatarak, “Bu nedenle Sur ilçesine ilişkin alınacak her bir işlemin bir karara, plana ve gerekçeye dayanması gerekiyor. Son zamanlarda yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu ortada. Danıştay 2012 yılında verilen riskli alan kararını yapılan itirazları beklemeden acele kamulaştırma kararına yapılan itirazlara ret kararı verdi. Kararda, sadece acele kamulaştırma baz alınmış, riskli alan ve kamu yararı ile ilgili detaylı bir inceleme yapılmadan neredeyse matbu gerekçelerle karar verilmiş. Ancak Sur’da riskli görülen her yapı tek tek incelenerek ayrı ayrı kararlar verilmeliydi. Bu nedenle Danıştay soyut bir gerekçelere dayanarak ret kararı verdi. Kararın olumlu tek tarafı ise karşı oy gerekçesinde yapılan tespitlerdir” ifadelerini kullandı.  


    ‘Sur’lularla birlikte hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz’


    Evleri acele kamulaştırılan yurttaşlar dava sürecinde etkili hukuk yollarına kullanamadığını vurgulayan Çelik, “Sur’da yaşayan insanların büyük çoğunluğunun sosyo ekonomik durumunun düşük olması, idari davalar yönünde usule ilişkin çok katı kurallar bulunması ve yüksek dava harçları nedeniyle dava açamaz duruma geldi. Bu nedenle yasal itiraz süresini kaçıranlar oldu. Çünkü acele kamulaştırma kararı alınırken insanlara hangi hukuki yollara başvuracaklarına ilişkin bilgiler verilmedi. Belki bu bilinçli de yapıldı. Bu nedenle bazı mağduriyetler yaşandı. Dava harçlarının altından kalkamayan insanlar ilk başta toplu olarak dava açtı. Ancak Danıştay bu davaların tek tek açılması yönünde karar verdi. Bu karar üzerine davaları tek tek açtık. Yaptığımız itiraz üzerine daha sonra Danıştay toplu olarak başvuru yapılabileceği yönünde karar verdi. İtirazların reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yoluna gittik. Şu an olmasa da Sur’da yapımı devam eden projeler ve bütün planlar iptal edilecek. Bu yanlıştan dönülecek ancak çok geç olacak. Sur şu anki haliyle kalmayacak birçok insan göç etmek zorunda kalacak. Bunlara rağmen Biz Sur’da yaşayan insanlarla birlikte hukuki mücadelemizi vereceğiz.  Sur’un yıkılmaması için yapılması gereken bütün yasal yollara başvuracağız. Davanın takipçisi olacağız” diye vurguladı. 


    Çelik son olarak, “İnsanların o evlerde yaşanmışlıkları geçmişleri göz önünde bulundurulmadan sadece evlerinin yıpranma payları bakımından çok düşük kamulaştırma bedelleri ortaya çıkarıldı.  Yani avlusu olan içinde havuzu olan 2 ya da 3 katlı evlere değerinin çok altında düşük bedeller biçildi. Bu da insanlara yeni itiraz yolu açtı. Bu davalar devam ediyor” diye ekledi. 

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Nepal-Tibet sınırında felaket: En az 359 ölü, 1500 kişi kayıp

    27 Ağustos 2026

    Bodrum’da plaj çalışanlarından iş bırakma eylemi: “Denize sıfır işletme, emeğe sıfır ücret”

    22 Ağustos 2026

    İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde inşaat işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı

    18 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Tuncay Yılmaz

    Aleviler neden hedefte?

    Korkut Akın

    Kuşatma Kayıtları: Kim, neye göre ahlaklı ya da değil!

    Umur Tuğrul Özbek

    Çerçeve yasanın çerçevesi

    Toros Korkmaz

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Müzakere ve mücadele

    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Panelsan’da işten çıkarılan işçilerden kararlı duruş: Patronun tır engeline karşı fabrika kapısına çadır kuruldu

    29 Ağustos 2026

    Samsun’daki Volgo-Don 5021 gemisinde denizcilerin direnişi zaferle sonuçlandı: 4 aylık alacaklar tahsil edildi

    28 Ağustos 2026

    Ankara’daki madenci direnişi 18. gününde kazanımla sonuçlandı: “Zafer direnen emekçinin oldu”

    27 Ağustos 2026
    KADIN

    TTB’den kürtaj denetimlerine tepki: “Kürtaj yasal bir tıbbi uygulamadır, hekimler cezalandırılamaz”

    27 Ağustos 2026

    Rojin Kabaiş için adalet komisyonları 2 yıllık mücadele raporunu açıkladı

    27 Ağustos 2026

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.