Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    SDG ve Uluslararası Koalisyon’dan Rakka yakınlarında IŞİD operasyonu: Çok sayıda üye yakalandı

    2 Ocak 2026

    Lastik-İş operasyonunda tek tutuklama çıkmadı

    2 Ocak 2026

    3 Ocak’ta Yayladağı’nda buluşma çağrısı: “Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar durdurulsun”

    2 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Washington’un freni, Şam’ın kapısı ve Kürtlere dayatılan “İkinci Lozan”

      30 Aralık 2025

      Günümüz gerçekliğinde faşizmi anlamak

      30 Aralık 2025

      Gazetecilik “ayarı” verilmez, etik hatırlatılır

      27 Aralık 2025

      Devletten kadınlara 11. Yargı Paketi mesajı: “Sizi korumak önceliğim değil”

      26 Aralık 2025

      Şam ile Rojava arasında “anlaşma” krizi

      26 Aralık 2025
    • Seçtiklerimiz

      “Mutabakat”ın neresindeyiz?

      1 Ocak 2026

      Asgari ücrette döviz gerçeği!

      29 Aralık 2025

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Manisa’da işçiyi savuran o şiddetli fırtına!

      23 Aralık 2025

      İklim krizi gökte mi, yerde mi?

      22 Aralık 2025
    • Röportaj/Söyleşiler

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025

      Özlem Tolu: 2026 bütçesi eğitimin daha fazla piyasalaşacağı bir dönemin habercisi.

      15 Aralık 2025

      Onur Hamzaoğlu: “Sağlık Bakanlığı’nın bütçedeki payı yüzde 15’in altında olmamalı”

      13 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Hot zot siyaseti nereye kadar?

    Hot zot siyaseti nereye kadar?

    Siyasi Haber27 Ekim 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    TÜLAY HATİMOĞULLARI yazdı: “İktidar/devlet hot zot siyasetiyle bir yere varılamayacağını, Kürt halkının bölgenin asli unsuru olduğunu, onları her anlamda komşu olarak görmeye alışması gerektiğini idrak etmek zorunda. Ancak bu idrakle Kürtleri bir tehdit değil, birlikte ortak demokratik yaşamın kurulacağı bir güç olarak görmek mümkün olur.”

    TÜLAY HATİMOĞULLARI


    AKP 2002’de iktidara geldiğinde ABD’den çok güçlü bir destek almıştı. Bir proje parti olarak sahneye çıktı denilebilir. Bu proje Türkiye ve Ortadoğu ülkelerini küresel sisteme daha uyumlu hale getirme çabasının bir parçasıydı (AB de bu çabanın içindeydi). AKP, bu anlamda hem içerisinin, Türkiye’nin, hem de Ortadoğu’nun değişim ve dönüşüm sürecinde rol üstlenecekti. İçerde, birinci Cumhuriyetçilerin tutukluk hali ve Kemalist devlet yapısındaki ısrarları neo-liberal politikalarla uyumsuzdu.


    AKP Türkiye’deki geleneksel devlet yapısında ve ekonomide köklü değişiklikler yapabilecekti. Nitekim ekonomi alanında gerçekleştirdiği muazzam özelleştirme dalgasıyla, işçi sınıfının ve emekçilerin haklarını ağır biçimde tırpanlamasıyla, şirketlere çeşitli biçimlerde sermaye aktarımıyla “misyonunun” bu kısmını “layıkıyla” yerine getirdi ve getirmeye devam ediyor.  


    AKP’den diğer bir beklenti de İslami referansları siyasete yedirerek ve dindar-muhafazakâr kitleleri sistemin içine çekerek Türkiye’yi ılımlı İslam ülkesine dönüştürmesi ve Ortadoğu ülkelerine model olmasını sağlamasıydı. AKP bu konuda olması gerekenden de öte yol aldı. Türkiye’yi klasik İslam ülkesi olmaya doğru götürme çabası içinde. Ancak Ortadoğu’ya model olma hususunda her fırsatta ayağı takıldı/takılıyor. Misak-ı Milli sınırları çizildiğinden beri komşu ülkelerle ilişkiler zaten hep gergindi. Sınırlar siyaseten de, gerçekten de mayın tarlasıydı. AKP ilk döneminde gerçek anlamda sınırdaki mayınları temizledi ve komşularla mayınlı ilişkiler yerine “sıfır sorun” politikası izledi. Ancak bunu sürdüremedi.


    Bölgesel güç olmaya çalışırken


    AKP bu projeyle beraber bölgesel hegemonyasını arttırmayı hedefliyordu. AKP açısından Ortadoğu siyasetinde ivme kaybı ve geriye dönüş Suriye’de savaşın patlak vermesiyle başladı (2011). Davutoğlu’nun “Derin Strateji”siyle yola çıkan AKP, yeni Osmanlıcılık hayaliyle siyaset yürüttü. Ortadoğu halkları ve siyasetçileri Osmanlı’nın zulmünü unutmuş değildir. Biraz tarih bilgisi olan ve “sömürgeci zihniyet”ten uzak bulunan herkes, bölgede yeni bir Osmanlı’nın kapı aralamasına kolayca müsaade edilmeyeceğini bilebilirdi. Ama AKP yöneticileri, başta Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu olmak üzere bu okumayı yapamadı. Yeni Osmanlıcılık hayalleri AKP’yi dozu fazlaca kaçmış mezhepçi politikalara itti. Türkiye dış politikası, Ortadoğu ve dünya dengelerinin acı gerçeklerine çarpa çarpa sersemledi. Komşularla “sıfır sorun” politikası yerini “sıfır barış”a bıraktı.


    AKP/Erdoğan’ın yüksek gerilimli siyaset tarzı ve başarısız Ortadoğu politikası Batıyla ilişkilere de sirayet etti. AKP, Türkiye-ABD ittifakını zora sokacak çıkışlar yaptı. Özellikle Irak ve Suriye konusunda iki NATO ülkesi arasında ciddi çelişkiler yaşandı. 17-25 Aralık ve Rıza Zarrab’ın tutuklanmasıyla görünür olmaya başlayan gerilim, en son ABD’nin vize uygulamasıyla zirve yaptı. Türkiye’yi tek adam rejimine doğru taşıma hususunda ısrarcı olan Erdoğan ve yenilemeye çalıştığı AKP, Avrupa ülkeleriyle de gerilimi tırmandırarak hem tabanını konsolide etmeye hem de muhaliflerin başında kılıç sallamaya devam ediyor. Dış siyasette NATO ve Atlantik İttifakı ile yaşadığı gel-gitler ve şantaj siyaseti Türkiye tarihinde “kötünün kötüsü” olarak yer alacaktır. Türkiye bölgesel güç olma hedefiyle çıktığı yolda hem doğuda hem de batıda prestij kaybetti/kaybediyor.   


    Türkiye’nin Irak ve Suriye politikası dip yaptı


    Irak ile ilişkileri merkezi hükümetten ziyade Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile gerçekleştiren Türkiye 25 Eylül Bağımsızlık Referandumuyla beraber bu ilişkiyi de şimdilik kaybetmiş durumda. Bağdat, Haşd el Şaabi ile beraber yürüttüğü operasyonla Kerkük’e el koydu. Bununla da kalmayıp (şu sıralar bahsi geçen) Musul’un kuzeyinden Dicle hattı boyunca Türkiye sınırına kadar olan bölgeyi kontrol altına almayı hedefliyor. Böylece Kürtlerin denetimindeki Habur sınır kapısına alternatif yeni bir kapı (Ovaköy) açılabilir. Bu durumda Türkiye IKBY yerine Bağdat’la doğrudan kara ulaşımını sağlayabilecek.


    Bu yeni dış politika gereği, Erdoğan kısa bir süre önce “seviyemde değilsin” dediği Irak Başbakanı Haydar el İbadi’yi 25 Ekim’de makamına kabul etti. IKBY’nin Bağımsızlık Referandumunun iptal edilmesi için ortak çalışma, Ovaköy sınır kapısının açılması, petrol satışı, sınır güvenliği gibi önemli konular gündeme geldi. Hükümet tarafından yapılan açıklamalara bakınca Bağdat’la belli başlı konularda mutabakatlar sağlanmış gibi görünüyor.


    İktidar, Suriye ilişkilerinde de kazanım elde etmiş gibi yansıtmak istese de ortada bir kazanım yok. Türkiye, Astana görüşmeleri çerçevesinde İdlib’de çatışmasızlık bölgesi sağlanması için Rusya’nın çizdiği sınırlar dâhilinde askeri güçlerini Suriye’ye soktu. Rusya Türkiye’ye bu tavizi vererek, bir yandan Ankara’nın ABD ile gerilen ilişkilerini daha da gererek Türkiye’yi kendi ittifak zeminine çekmeyi hedefliyor; diğer yandan da Türkiye’nin Suriye’de yarattığı pisliği kendi eliyle temizlemesini sağlıyor.  


    AKP ise bu adımla hem Suriye politikasında söz sahibi olmayı hem de Afrin’i kuşatmayı hedefliyor. Bunu yapmasına ne kadar müsaade edileceği, Rusya ve Suriye’nin, kısmen de İran’ın Kürtlerle bundan sonraki süreçte nasıl ilişkileneceğine bağlı. Suriye hükümeti Astana görüşmeleri kapsamında dahi olsa Türkiye’nin kendi topraklarındaki varlığından hoşnut olmadığını açıkladı.


    Türkiye, Ortadoğu’da attığı her adımda tökezliyor ve yeni açmazlara giriyor. Kürt meselesini kırmızı çizgi olarak belirlediği sürece bölgenin fotoğrafını geniş olarak okuma ve ona göre politika geliştirme imkânı olamaz.


    Kürt sorunu kırmızı çizgi kaldıkça…


    Bölgenin sadece son 7 yılı değerlendirildiğinde bu sürede devasa gelişmeler yaşandığını görüyoruz. Bunların içinde en öne çıkan gelişmelerden biri Kürt halkının selefi, cihatçı çetelere karşı verdiği mücadele ve uluslararası düzeyde yürüttüğü diplomasiyle kazandığı statü. Kürtler, çok uzun yıllara dayanan mücadelenin sonucunu almaya yaklaştıkları bir dönem yaşıyor. Dolmabahçe mutabakatını kendi bina ettiği halde sonra masayı deviren AKP, geriye dönüp baktığında “kırmızı çizgi” olarak belirlediği Kürt sorununu çözememenin sancılarını yaşıyor. Bölge liderliği hedefinden gittikçe daha da uzaklaşma, itibar kaybı yaşama, sıklıkla ifade edildiği gibi “yalnızlaşma” halinin derinleşmesinin en önemli nedenlerinden biri budur.


    İktidar/devlet hot zot siyasetiyle bir yere varılamayacağını, Kürt halkının bölgenin asli unsuru olduğunu, onları her anlamda komşu olarak görmeye alışması gerektiğini idrak etmek zorunda. Ancak bu idrakle Kürtleri bir tehdit değil, birlikte ortak demokratik yaşamın kurulacağı bir güç olarak görmek mümkün olur. Bu iklimi yaratmak zor değil. 

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    3 Ocak’ta Yayladağı’nda buluşma çağrısı: “Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar durdurulsun”

    2 Ocak 2026

    AKP-MHP iktidarının 2025 demokrasi karnesi: Baskı, yasak ve kriminalizasyon

    31 Aralık 2025

    DEM Parti’nin “Ekmek ve Barış İçin Bütçe” yürüyüşü Batman’da başladı

    12 Aralık 2025
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Washington’un freni, Şam’ın kapısı ve Kürtlere dayatılan “İkinci Lozan”

    Burak İmrek

    Günümüz gerçekliğinde faşizmi anlamak

    Elif Gamze Bozo

    Gazetecilik “ayarı” verilmez, etik hatırlatılır

    İrem Kabataş

    Devletten kadınlara 11. Yargı Paketi mesajı: “Sizi korumak önceliğim değil”

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    “Mutabakat”ın neresindeyiz?

    Aziz Çelik

    Asgari ücrette döviz gerçeği!

    Siyasi Haber

    Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

    Ayla Önder

    Manisa’da işçiyi savuran o şiddetli fırtına!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    DİSK-AR uyardı: Vergi dilimi daraldı, işçilerin net ücreti daha hızlı düşecek

    2 Ocak 2026

    Türkiye’de çalışabilir her 10 kişiden 3’ü işsiz!

    31 Aralık 2025

    Smart Solar işçileri yeni yıla grev kırıcılığına karşı mücadeleyle giriyor

    30 Aralık 2025
    KADIN

    G.G.: “Beni ve çocuğumu koruyacak hiçbir mekanizma kalmadı”

    2 Ocak 2026

    Rojda Yakışıklı, katledilmeden önce fail hakkında şikâyette bulunmuş

    29 Aralık 2025

    Kadınlardan İsrail’e tepki: Cinsel şiddet savaş politikasıdır

    28 Aralık 2025
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.