Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Florida’da Angie Nixon sürprizi: Demokrat Parti’nin solunda Mamdani dalgası mı büyüyor?

    19 Ağustos 2026

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    19 Ağustos 2026

    Kürtler yüzme biliyor…

    19 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kürtler yüzme biliyor…

      19 Ağustos 2026

      Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

      19 Ağustos 2026

      Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

      15 Ağustos 2026

      1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

      14 Ağustos 2026

      Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

      11 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Demokrasi için Birlik: Hayır Biz Varız!

    Demokrasi için Birlik: Hayır Biz Varız!

    Siyasi Haber9 Şubat 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Demokrasi için Birlik, Kenter Tiyatrosu’nda basın toplantısı gerçekleştirdi. ‘#HAYIR Biz Varız’ sloganıyla düzenlenen basın toplantısında DİB’in referandumda neden ‘hayır’ diyeceği anlatıldı.

    Demokrasi İçin Birlik'in İstanbul Şişli’de bulunan Kenter Tiyatrosu'ndaki basın toplantısı CHP Eski Milletvekili Melda Onur'un açılış konuşması ile başladı. Onur, “Bugün ‘hayır’ kampanyasını başlatmaya geldik, aslında bir süredir çok renkli bir ‘hayır’ kampanyası var. O çoklu hayır kampanyasına bir ‘hayır’ da buradan demokrasi için birlikte ‘hayır’ demek için toplandık” ifadelerini kullandı.


    Onur’un konuşmasının ardından Ayşegül Devecioğlu, Demokrasi İçin Birlik'i kuruluş sürecini ve amaçlarını anlatan bir konuşma yaptı. Devecioğlu, Türkiye’nin çok özel bir eşikten geçtiğini belirtti. Türkiye’nin tek adam rejimine; yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanacağı bir diktatörlüğe sürüklendiğini belirtti. “Bu diktatörlüğe karşı direneceğiz” diyen Devecioğlu, Demokrasi için Birlik’in de bu direnişin bir mevzisi olduğunu belirtti.


    Rıza Türmen: Ya otoriterliğe teslim olacağız ya da demokrasi için mücadeleye devam edeceğiz


    Rıza Türmen’in katılamadığı basın toplantısında, Melda Onur, Türmen’in katılımcılara gönderdiği mesajı okudu. Mesajında etkinliğe katılamadığı için üzgün olduğunu belirten Türmen, Türkiye’nin çok güç koşullar altında referanduma gittiğini, referandumun konusunun Türkiye’nin demokrasiyle yönetilip yönetilmeyeceği olduğunu belirtti. “. Ya her türlü gücün tek bir elde toplandığı bir otoriterliğe toplum olarak teslim olacağız ya da çoğulcu ve katılımcı bir demokrasi için mücadelemize devam edeceğiz” diyen Türmen, DİB’in başlattığı ‘hayır’ kampanyasının aslında bir evet kampanyası olduğunu ve referandumdan çıkacak ‘hayır’ oyunun demokrasiye evet, özgürlüğe evet, hukuk devletine evet anlamı taşıyacağını vurguladı. Referandumun OHAL KHK’ları ile Türkiye’nin keyfi biçimde yönetildiği bir ortamda gerçekleşeceğini dile getiren Türmen, son çıkan 686 sayılı KHK ile 4500 kişinin görevine sorgusuz, sualsiz ve savunmasız son verildiğini, HDP’nin referandum sürecinde var olmaması için her türlü önlemin alındığını söyledi.


    “İşte bu koşullar altında bir kampanya yürütmek, kitlelere ulaşmak, halka bilgi vermek zorundayız. Bunun için yaratıcı, etkileyici, insanlara dokunan bir çalışma düzeni kurmalıyız“ diyen Türmen, “Referandum sözcüğünün arkasında getirilmek istenen anayasa paketinin Türkiye’yi geriye dönüşü olmayacak bir karanlığa, halkı yoksulluğa sürükleyeceğini anlatabilmeliyiz” ifadelerini kullandı.


    Basın toplantısına katılan isimler arasında HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezai Temelli, HDP Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Garo Paylan, SYKP Eş Genel Başkanı Ahmet Kaya, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan,  Halkevleri Başkanı Oya Ersoy, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, CHP Eski Milletvekili Melda Onur, DİSK Eski Başkanı Süleyman Çelebi, Gazeteci Ayşenur Aslan, Mustafa Sönmez, Arzu Çerkezoğlu, Beyza Üstün, Sarp Kuray, CHP PM üyesi Gülseren Onanç, akademisyen Özgür Müftüoğlu, Hüsnü Mahalli, Akın Birdal, Müjde Ar, İhsan Eliaçık, Mücellla Yapıcı, Gencay Gürsoy, Ercan Karakaş, SODEV Baskanı Erol Kızılelma, Bekir Ağırdır, Fethiye Çetin, Ali Haydar Gonca, Necmiye Alpay, Servet Demir bulundu.


    "Bu halk tek adam rejimini kabul etmeyecek"


    Konuşmaların ardından Özgür Çelik ve Işıl Kurt tarafından DİB’in hayır kampanyasına ilişkin hazırlanan manifesto okundu. Manifestoda, anayasa teklifi ile yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanacağı, hukuk devletinin ortadan kalkacağı, Meclis’in devre dışı bırakılacağı, halkın iradesinin tek kişiye teslim edileceği totaliter bir rejim hedeflendiği belirtilerek, “Türkiye’nin çoğulcu toplum yapısına ters düşen, demokrasinin ölümü anlamına gelen tek adam rejimine Demokrasi İçin Birlik olarak ”Hayır” diyoruz” denildi.


    DİB tarafından açıklanan Manifestoda, “Kadınlar, gençler, Aleviler, emekçiler, LGBTİ bireyler her inanç grubundan, her etnik kimlikten, her siyasi görüşten insanlarız. Çoğulcu ve katılımcı demokrasi hedefi arkasında el ele veren kesimlerden yurttaşlarız. Demokratik değerler çerçevesinde, barış ve refah içinde, farklılıklarımızın zenginliğiyle yaşamak umudundan vazgeçmeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.


    Manifestoda, Anayasa değişikliği teklifinin daha tartışılmaya başlandığı andan itibaren meşrutiyetini yitirdiği ve halkın bilgi sahibi olmasının engellendiği vurgulanırken, “Meşru değil, çünkü fikir, ifade, basın, gösteri özgürlüklerinin tümüyle kısıtlandığı, milletvekillerin, gazetecilerin hapiste olduğu OHAL, baskı, terör ve savaş ortamında kapalı kapılar ardında yapılıyor” denildi.


    Manifestonun tam metni şöyle:


    Referandumda oylanacak Anayasa Değişikliği işe yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanacağı, hukuk devletinin ortadan kalkacağı, meclisin devre dışı bırakılacağı, halkın iradesinin tek kişiye teslim edileceği totaliter bir rejim hedefleniyor. Türkiye’nin çoğulcu toplum yapısına ters düşen, demokrasinin ölümü anlamına gelen tek adam rejimine Demokrasi İçin Birlik olarak ‘Hayır’ diyoruz.


    Biz Varız… Kadınlar, gençler, Aleviler, emekçiler, LGBTİ bireyler her inanç grubundan, her etnik kimlikten, her siyasi görüşten insanlarız. Çoğulcu ve demokrasi hedefi arkasında el ele veren farklı kesimlerden yurttaşlarız. Demokratik değerler çerçevesinde, barış ve refah içinde, farklılıklarımızın zenginliğiyle yaşamak umudundan vazgeçmeyeceğiz.


    Meşrutiyeti yok. Anayasa değişikliği daha tartışılmaya başlandığı andan itibaren meşruiyetini yitirdi. Meşru değil çünkü bir toplumsal mutabakat metni olan Anayasa, halkın bilgi sahibi olmasına fırsat vermeden, uzlaşma aranmadan yapılıyor. Meşru değil çünkü fikir, ifade, basın, gösteri özgürlüklerinin olduğu OHAL, baskı, terör ve savaş ortamında kapalı kapılar ardında yapılıyor.


    Halkın özgür iradesi oluşamıyor. Toplumda etnik ve dinsel ayrışmaları ortadan kaldıracak, bir anda yaşamı sağlayacak yerde toplumu daha da kutuplaştıracak bir Anayasa yapılıyor. Ülkedeki farklı kesimler, farklı düşünceler dışlanıyor. Demokrasinin en temel kuralları çiğneniyor. Özgürlük, eşitlik, kardeşlik, adalet, temsil adaleti, sosyal adalet gibi değerler siliniyor. Oysa Türkiye’nin acilen normalleşmesi lazım. BU ancak uyum, istikrar, uzlaşma ve demokrasi ile olur. Tek adam yönetimi istikrarsızlık, gerilim, çatışma üretecek. Bu ne AKP’ye oy verenlerin ne de karşı çıkanların meselesi. Bu memleket meselesi.


    Ülkenin sorunlarına çara değil. Ülkenin temel sorunları nedir? Artan yoksullaşma, korkunç boyutlardaki işsizlik, gelecek kaygısı, içte çatışma, bombalama, bölgede dibine kadar batılan savaş…. Halkın hak ve özgürlüklerini tümüyle ortadan kaldıran işçilerin, Kürtlerin, Alevilerin, kadınların taleplerini yok sayan bir adam rejimi , ülkemizin hangi sorununu çözecek. Anayasa değişikliği yangından mal kaçırıyormuş gibi yapılıyor ki, yarın canı yananlar, yoksulluk canına tak edenler, haksızlığa uğrayanlar hiç sesini çıkaramazsın.


    Kimse bu yetkiye sahip olmamalı. Her kim seçilirse seçilsin, bu yetkileri kullananlar ancak diktatör olabilir. Oysa bu topraklarda Osmanlı döneminden beri demokrasi tarihi tek adamın yetkilerini sınırlandırmak ekseninde gelişti. Kuvvetler ayrılığının tarihi Cumhuriyet’ten bile eski. Tek adam yönetimin Türkiye’nin geleceği, huzuru, kalkınması, istikrarı açısında kesin bir geri dönüş.


    Bu halk tek adam rejimini kabul etmeyecek. Çünkü yasaları veto edebildiği gibi lideri olduğu partinin milletvekillerini seçen ve meclisi fes etmeye karar veren partili Cumhurbaşkanı, meclis üzerinde tam b ve mutlak bir vesayete sahip. Çünkü tek adam rejiminde hesap yok. Cumhurbaşkanı ve atayacağı Bakanlar Kurulu yasama ve yargı denetimin devre dışı bırakılmış ve hesap vermeyecekler. Rüşvet, yolsuzluk, haksızlık, adaletsizlik artacak.


    Çünkü Cumhurbaşkanının hem kendi atamaları, hem de vesayeti altındaki meclis çoğunluğunun desteği ile HSYK üzerinden yargı da kontrol edeceği kuvvetler birliği uygulaması ön görülüyor.


    Oysa baskıcı olmayan bir iktidarın temel şartı, birey özgürlüklerinin ve azınlıkta kalanların haklarının korunmadır. İktidarın bir sınırı olmalı, onu aşmamalı. Bu nedenle halkın çoğunluğunun desteğini almış olsa bile, iktidar gücünün siyasal iktidardan tamamen bağımsız, güçlü kurumlar ve yapılan eliyle dengelenmesi ve denetlenmesi zorunlu.


    Demokrasi İçin Birlik olarak bütün demokrasi güçlerinin özgürlük, eşitlik, kardeşlik, temsil adaleti, sosyal adalet ve barış için demokrasi seferberliğine çağırıyoruz.


    Mahallelerimizde, işyerlerimizde, okullarımızda ‘Hayır’ çalışmalarını örgütleyelim.


    Anayasa değişikliği derhal geri çekilmelidir. İçte ve dışta savaş siyasetinden hemen vazgeçilmelidir. Bölgede ve ülkede barışçı bir politikaya geri dönülmelidir. OHAL kaldırılmalı, Türkiye’yi normalleştirecek demokratik adımlar acilen atılmalıdır.


     


     


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde inşaat işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı

    18 Ağustos 2026

    Bursa’da su havzası ve yangın görmüş orman alanına mermer ocağı onayı: ÇED süreci devre dışı bırakıldı

    9 Ağustos 2026

    Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

    6 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Zeki Yaş

    Kürtler yüzme biliyor…

    Burhan Kaan Somuncu

    Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

    Remzi Altunpolat

    Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

    Mahsuni Gül

    1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Aziz Çelik

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Madencilerin Enerji Bakanlığı önündeki eylemi 10. gününde

    19 Ağustos 2026

    Başaran Aksu ve Gökay Çakır adli kontrolle serbest bırakıldı

    18 Ağustos 2026

    DEM Partili Cengiz Çiçek’ten Enerji Bakanı’na beş soru

    18 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.