Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Murat Karayılan: Süreç iktidar tarafından dondurulmuştur

    30 Nisan 2026

    Küresel Sumud filosuna Girit açıklarında İsrail saldırısı

    30 Nisan 2026

    Ev baskınlarıyla alınmışlardı: 46 kişi tam da 1 Mayıs günü adliyeye çıkarılacak

    29 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

      29 Nisan 2026

      İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

      27 Nisan 2026

      2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

      26 Nisan 2026

      Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

      25 Nisan 2026

      24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

      23 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

      25 Nisan 2026

      “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

      24 Nisan 2026

      Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

      24 Nisan 2026

      Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

      20 Nisan 2026

      Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

      20 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » IŞİD Suudi Arabistan’ı neden vurdu?

    IŞİD Suudi Arabistan’ı neden vurdu?

    Siyasi Haber6 Temmuz 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    IŞİD, kendisini destekleyen Suudi Arabistan’ı neden vurmaya başladı? Ortadoğu uzmanları Soli Özel ve Hasan Sivri IŞİD’in yıllardır kendisini besleyen ve arka çıkan Suudi Arabistan’ı neden vurmaya başladığını değerlendirdi

    IŞİD’in önceki gün Medine dahil üç ayrı Suudi Arabistan kentinde gerçekleştirdiği ve çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği saldırılar, bir kez daha bölgede hızla değişen dinamiklere gözleri çevirdi. IŞİD’in yıllardır kendisini besleyen ve kollayan Suudi Arabistan’ı neden hedef aldığına dair çeşitli senaryolar ortalıkta dolaşıyor. IŞİD’i var eden Selefi/Vahabi ideolojisinin de merkezi olan Suudi Arabistan’ın vurulması başta AKP’liler olmak üzere dünyanın birçok bölgesindeki İslamcıları telaşa düşürdü. “Kutsal topraklar”a yönelik saldırı en sert sözlerle kınanırken, IŞİD’i var eden anlayışla mücadele etme çağrıları yapıldı!


    IŞİD’in Suudi Arabistan saldırılarını Ortadoğu uzmanları Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Soli Özel ve gazeteci Hasan Sivri BirGün’e değerlendirdi.


     


    Suudlarla ideolojik kaynakları aynı


    »Kadir Has Üniversitesi Öğretim Görevlisi Soli Özel


    Suudi Arabistan’ın üç ayrı kentinde gerçekleştirilen saldırıların IŞİD’in bölgede gitgide sıkışması, dolayısıyla kendini bir ‘devlet projesi’ olarak sunma iddiasının tehlikeye girmesiyle ilintili olduğunu aktaran Soli Özel, “IŞİD, geçtiğimiz sene Irak’ta kontrol altında tuttuğu topraklarının yüzde 50’sini, Suriye’deki topraklarının yüzde 14-20’sini kaybetti. Bu durumda eylemlerini bütün dünyaya yayıyor, içeride sıkıştıkça, kendisine karşı cephede gördüğü herkese saldırıyor” şeklinde konuştu.


    Rekatbet halindeler


     


    Özel’e göre IŞİD’in şu an Suudi Arabistan’ı hedef almasındaki diğer bir etmen de aynı ideolojik taban üzerinde rekabete girmiş olmaları. Özel bu durumu şöyle açıklıyor: “Suudi Arabistan ile IŞİD’in ideolojik kaynakları bir noktada aynı. IŞİD hilafet ilan etti; kendi meşruiyetini iki kutsal şehrin koruyucusu olmaktan alan Suudlar açısından bu çok önemli bir ideolojik rekabet unsuru oluyor aslında. Suudi Arabistan’da aileler birbirine girdi. Kuzenler kuzenleri öldürüyor örneğin. IŞİD’li kuzen, polis kuzenini çöle götürüp vurabiliyor.”


    IŞİD’in Türkiye’de ve Suudi Arabistan’da bu tip saldırılar yapmasına olarak veren yapılanmalarının hem Türkiye’de, hem Suudi Arabistan’da hayli güçlü olduğunu düşündüğünü aktaran Özel, “Bakıyoruz ki Türkiye’deki Havalimanı saldırılarını Kafkaslılar yaptı. Çeçenlerin Türkiye’de doğal habitatları var. Bu açıdan istihbaratın işi çok zor olacak diye düşünüyorum. Suudi istihbaratı yabana atılacak bir istihbarat değildir; 2005’te El Kaide nihayet Suudi Arabistan’a döndüğünde bir yıl kurutuldu. IŞİD ile ise öyle kolay başa çıkamıyorlar gibi görünüyor şimdilik” ifadelerini kullandı.


    Özel, Suudi Arabistan’ın hiçbir zaman IŞİD’i “tam anlamıyla” destekleyen bir aktör olmadığının da altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nasıl Türkiye’nin içinde IŞİD’e mütemayil bir kesim varsa, Suudi Arabistan’ın içinde de hayli hayli var. Suudi Arabistan’ın içinde bir takım kesimler, vakıflar IŞİD’i destekliyor olabilir ama unutmayalım ki Suudi Arabistan, sonradan caysa da IŞİD bombardımanlarına en başta katılacağını ilan etmişti.”


    IŞİD’in şu an Suudi Arabistan’ı hedef almasındaki diğer bir etmen de aynı ideolojik taban üzerinde rekabete girmiş olmaları. Suudi Arabistan ile IŞİD’in ideolojik kaynakları bir noktada aynı. IŞİD hilafet ilan etti; kendi meşruiyetini iki kutsal şehrin koruyucusu olmaktan alan Suudlar açısından bu çok önemli bir ideolojik rekabet unsuru oluyor aslında. Suudi Arabistan’da aileler birbirine girdi. Kuzenler kuzenleri öldürüyor örneğin. IŞİD’li kuzen, polis kuzenini çöle götürüp vurabiliyor.


    ******


    Saldırılar bir iç hesaplaşma


    Gazeteci Hasan Sivri, IŞİD’in Suudi Arabistan’da gerçekleştirdiği saldırıların bir iç hesaplaşma olarak okunabileceğini kaydetti, diğer yandan mevcut düzlemde her iki tarafın da birbirine muhtaç olduğuna dikkat çekti. Sivri, “Suudi Arabistan, IŞİD ve El Nusra gibi örgütleri Irak ve Suriye’de kendine yer açmak için kullanıyor. Bu tür Selefi örgütlerin terör örgütü listesine alınmasına en çok karşı çıkan ülke S.Arabistan’dı. Aynı şekilde, IŞİD ve diğer Selefi örgütler de körfezden akan paraya ihtiyaç duyuyor” dedi.


    IŞİD yapılanması kontrol edilemeyecek boyutlarda


    Gazeteci Sivri ilk olarak, Lübnanlı bir araştırma kuruluşunun yayınladığı rapora göre, IŞİD dahil olmak üzere bütün Selefi örgütler içerisinde en çok intiharcının Suudi kökene sahip olduğuna dikkat çekti, 300’den fazla Suudi’nin bu saldırıları gerçekleştirdiğini aktardı. Sivri, “Biz biliyoruz ki Suudi Arabistan aslında diplomatik alanda, resmi alanda aslında bu Selefiliğin sürdürücüsü. Suudi Arabistan’ın ve dünyanın geri kalanının kontrol altına alamayacağı güçte bir Selefi yapılanması var Suudi Arabistan’ın içinde. Resmi kurumların içinde, bakanlık düzeyinde, bütün alanlarda eli kolu olan bir örgütlenme söz konusu. Dolayısıyla saldırıları en fazla bir iç hesaplaşmaya bağlayabilir, ya da Suudilere, Türkiye’ye verildiği gibi bir mesaj verilmesi olarak algılayabiliriz. IŞİD’in merkezden aldığı bir karar olduğunu düşünmüyorum. Suudi Arabistan en nihayetinde bu tür örgütleri finanse eden bir ülke. IŞİD nasıl doğrudan Türkiye’yi karşısına almamak için saldırıları üstlenmediyse, Suudi Arabistan’da da aynı şeyi yapacaktır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.


    Gerilim sebebi: Suud’ların 2030 hedefleri


    Sivri, karşılıklı çıkarlara dayanan ilişkilere rağmen gerilime sebep olan unsurları ise şu şekilde özetledi: “Birincisi, IŞİD halifelik ilan ettikten sonra hedeflerinden birinin Mekke ve Medine’nin kontrolünü ele geçirmek olduğunu öne sürmüştü. Buna ek olarak, Suudi Arabistan, IŞİD’in kafir gördüğü batılı ülkelerle ilişkisi olan bir. Dolayısıyla böyle bir çelişki, böyle bir meşruiyet savaşı var.”


    Çekişme ve tartışma sanılandan da büyük


    Suudi Arabistan İkinci Veliaht Prensi ve Savunma Bakanı Muhammed bin Selman’in ‘modernleşmeci’ 2030 vizyon planının da Selefi düşünüş içinde gerilim unsuru olduğuna dikkat çeken Sivri, “Türkiye’de Erdoğan’ın 2023 vizyonu olduğu gibi, Suudi Savunma Bakanı’nın bir 2030 vizyonu var. Bu, görece modernleşme hedefleyen bir vizyon. Çünkü Vahhabiliğin getirdiği, Şeriatın da ötesine geçen muhafazakâr, gerici kurallar ABD ve Avrupa ülkelerinden de müthiş bir tepki çekmeye başladı. Buna karşı da Selefi, dini alemlerden müthiş bir tepki var, 2013 vizyonu Vahhabiliği esnetmek çabası olarak algılanıyor. Geneli itibariyle Suudi Arabistan’da müthiş bir kaynayan kazan var. Kralın zihinsel sorunları olduğu için veliahtlar arasında da müthiş bir çekişme var. Dolayısıyla mevcut durumu, Selefilik ve Selefilik karşıtı bir hesaplaşma değil, Selefiğin kendi içinde bir hesaplaşması olarak değerlendirmeliyiz” şeklinde konuştu.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Alevi kurumlarından Gümüşhacıköy uyarısı: “Kutsal mekanlarımıza dokunmayın!”

    28 Nisan 2026

    Yusuf Kazdal dosyası Tuncay Sonel şüphesiyle gündem: “Gülistan Doku gibi mi kapatıldı?”

    24 Nisan 2026

    İran’da üç Kürt mahpusa idam cezası

    21 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Altug Ç. Akalan

    Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

    İrem Kabataş

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    Muhsin Dalfidan

    2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

    Remzi Altunpolat

    Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Feyyaz Kerimo

    Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

    Yetvart Danzikyan

    “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

    Füsun Sarp Nebil

    Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

    Sertan Batur

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    DİSK-AR Nisan raporu: Geniş tanımlı işsiz sayısı 13 milyona dayandı

    29 Nisan 2026

    Engelli emekçilerden 1 Mayıs çağrısı: “Biz sadaka değil, anayasal hakkımızı istiyoruz!”

    29 Nisan 2026

    Doğtaş ve Kelebek Mobilya’da üretim durdu: 2 bin işçi promosyon için eylemde!

    29 Nisan 2026
    KADIN

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026

    Dêrsim’de kadınlar adalet için yürüdü: “Gülistan için açılan kapı tüm failleri yakacak”

    24 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.