Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    ‘Meclis’te taciz’ davasının tüm sanıkları tahliye edildi

    9 Şubat 2026

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    9 Şubat 2026

    ABD’nin Ortadoğu’daki askeri üsleri nerede, ne kadar gücü var?

    8 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026

      İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

      6 Şubat 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

      5 Şubat 2026

      Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

      30 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

      9 Şubat 2026

      Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

      8 Şubat 2026

      Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

      4 Şubat 2026

      ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

      1 Şubat 2026

      Emperyalizm ve enternasyonalizm

      29 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 1700 yıl önce kötü yönetilen bir göçmen krizi Roma’nın imparatorluğuna mal olmuştu

    1700 yıl önce kötü yönetilen bir göçmen krizi Roma’nın imparatorluğuna mal olmuştu

    Siyasi Haber13 Mayıs 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ-Annalisa Merelli “Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasının başlangıcı 378’de Gotlarla yapılan savaşa dayanıyor. Bu savaşın sebebi ise mülteci kriziydi.”

    3 Ağustos 378’de, Adrianople’de -daha sonra Trakya olan ve şimdi Türkiye’de Edirne ili olarak geçen yerde- bir savaş patlak verdi. Bu, Saint Ambrose’un “tüm insanlığın sonu, dünyanın sonu” olarak andığı bir savaştı.


    Doğu Roma İmparatoru -kısaca Valens olarak bilinen ve Ultimus Romanorum (son gerçek Romalı) lakaplı- Flavius Julius Valens Augustus, komutasındaki orduya Gotlar, Romalıların “barbarlar” olarak gördüğü Fritigern’in komutasındaki Cermen halkı, karşısında liderlik ediyordu. Valens, yeğeni olan Batı Roma İmparatoru Gratianus’un askeri yardımını beklemedi, 40.000 askerle savaşa girdi. Fritigern’in asker sayısı ise 100.000’i geçiyordu.


    Bu bir katliamdı: 30.000 Romalı asker öldü ve imparatorluk yenildi. Bu, meydana gelecek birçok şeyin ilkiydi ve 476’da yıkılacak olan Batı Roma İmparatorluğu’nun sonunun başlangıcı olarak kabul ediliyor. Savaş zamanında Roma, 55 milyonun üzerinde nüfusa sahip yaklaşık 600 milyon hektarlık (2,3 milyon mil kare, bugünkü ABD’nin yaklaşık üçte ikisi büyüklüğünde bir alan) bir bölgeyi yönetiyordu.


    Adrianople yenilgisi, Valens’in dik kafalı iktidar açlığı veya düşmanlarının savaşçılığını fena halde hafife alması nedeniyle olmadı. Roma İmparatorluğu tarihinin muhtemelen en büyük yenilgisinin başka bir şeyde kökleri vardı: bir mülteci krizi.


    İki yıl önce barınak arayan Gotlar, Roma topraklarına doğru inmişti. Got mültecilerin kötü yönetilmesi, insanlığın bildiği en büyük siyasi ve askeri güçlerden birinin yıkılmasına yol açan olaylar zincirini başlattı.


    Bu, Avrupa’da şu anda gerçekleşmekte olana şaşırtıcı şekilde benzeyen bir hikâyeydi -ve eğitici bir hikâye olarak görülmesi gerekmektedir.


    Tarihçi Ammianus Marcellinus’a göre, 376 yılında Gotlar, –Marcellinus’un sözleriyle “tüm benzerlerinin ötesinde vahşi bir ırk” olan- Hunlar tarafından güneye itilerek şimdi Doğu Avrupa olarak bilinen kendi topraklarını terk etmek zorunda kaldılar. Marcellinus’a göre Hunlar, “yeryüzündeki bazı gizli oyuklardan yükselmiş gibi yüce dağlardan bir kasırga gibi indiler, önlerine gelen her şeyi yağmalıyor ve yok ediyorlardı.”


    Bu, korkunç bir katliamla sonuçlandı ve çok sayıda Got -birçok Suriyelinin ve savaş nedeniyle yerinden olan başkalarının olduğu gibi- kaçmaya karar verdi.


    Onlar, Trakya’ya, Tuna nehrinin sağına, yerleşmenin en iyi çözüm olduğuna karar verdiler; toprak verimliydi ve nehir Hunları körfezde tutmak için savunma sağlayacaktı.


    Bu, bağımsız bir arazi değildi, Valens yönetimi altındaki Roma İmparatorluğu içindeydi ve bu nedenle Gotlara liderlik eden Fritigern, “sessizce yaşamak ve herhangi bir zorunluluk doğması durumunda yedek bir ordu birliği tedarik etmek için söz vererek onun özneleri olarak kabul edilmek” istedi. Roma’nın bundan kazanacağı çok şey vardı. Toprakların işlenmesi gerekiyordu ve daha fazla asker her zaman imparatorluk tarafından iyi karşılanırdı. Marcellinus, Valens’e dair yazıyordu: “Kendi insanlarının gücüyle bu yabancı güçleri birleştirerek”,  “kesinlikle yenilmez bir orduya sahip olacaktı”.


    Valens’e bir şükran belirtisi olarak Fritigern Hıristiyan oldu.


    Her şey oldukça barışçıl başladı. Romalılar modern bir arama-kurtarma programından pek de farklı olmayan bir hizmet ortaya koydu. Marcellinus şöyle yazıyordu: “Geride kimse kalmadı”, “ölümcül hastalığı kapılmış olan kimse bile”. Gotlar, “gündüz ve gece dur durak bilmeden, gemilere ve sallara ve boş ağaç kütüklerinden yapılan kanolara birlikler olarak binerek nehri geçti.” Marcellinus devam ediyordu: “Gemi için sayıları çok olduğundan yüzerek karşıya geçmeye çalışan birçoğu boğuldu ve tüm gayretlerine rağmen nehir tarafından sürüklendiler.”


    Tahmin edilemeyen, görülmemiş bir akıştı (bazı tahminlere göre 200.000’e yakın insan vardı). Gotların yönetiminden sorumlu yetkililer “sayılarını hesaplamak için” çalıştı ama bunun umutsuzca olduğuna karar verdiler.


    Geleneksel olarak, Romalıların “barbarlar”a yönelik tutumu otokratik olmasına karşın, oldukça sağduyulu olmuştu. Halk, nerede kalmak istedikleri çok az hesaba katılarak genellikle imparatorluğun onlara en çok ihtiyaç duyduğu yerlere gönderilmişti; ancak yabancıları zamanla yurttaşlara dönüştüren asimilasyona doğru güçlü bir baskı vardı. Göçmenlerin soyundan olanlar rutin olarak askeriyenin veya idarenin yüksek kademelerinde görülmekteydi. Diğer halklardan gelen saldırılara karşı imparatorluğu güvende tutmanın tarifi basitti: Onları imparatorluğun içine alın ve onları Romalı yapın.


    Ancak işler sonunda değişti. Gotlara karşı sorumluluğu olan askeri yetkililer -Yunanistan veya İtalya’ya ulaşan göçmenlere sunulan desteğin antik versiyonu- yozlaşmıştı ve mülteciler için yapılanlardan çıkar sağlamıştı. Açlıktan ölmek üzere olan Gotlar, Romalılardan köpek eti almak zorunda kaldılar.


    Marcellinus’un hiç şüphesi yoktu: “Onların hain açgözlülükleri bizim [Romalıların] tüm felaketlerimizin nedeniydi.”


    Suistimale uğramış Gotlar ve Romalılar arasındaki güven Adrianople’den önce birkaç kez kırıldı ve Gotlar Romalı olmayı istemekten Roma’yı yok etmeyi istemeye kaydılar.


    İki yıldan az süre sonra, Marcellinus şöyle yazıyordu: “Gözlerinde yanan öfke ile barbarlar adamlarımızın peşine düştü.” Ve onlar imparatorluğu yıktı.


    Şu anda Avrupa’ya ulaşmaya çalışan göçmenler ayaklanmak üzere değil ve Avrupa -neyse ki- Roma İmparatorluğu değil. Ama bu hikâye göçmenliğin her zaman dünyamızın bir parçası olduğunu ve olacağını iyi göstermektedir. Mülteciler ile ilgilenmek için iki yol vardır: Biri diyaloğu ve içermeyi teşvik etmektir; öteki ise hasmane ve ilgisiz olmaktır. İkincisi daha önce felakete yol açtı -ve öyle ya da böyle yeniden yapacağına emin olabilirsiniz.


    [qz.com’daki İngilizce orijinalinden Diyar Saraçoğlu tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir.]


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    9 Şubat 2026

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    8 Şubat 2026

    Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

    4 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Mehmet Murat Yıldırım

    6 Şubat: Rant, beton, yıkım

    Remzi Altunpolat

    İktidarın uyuşturucuyla mücadele söylemi, ahlak rejimi ve cezalandırma siyaseti

    Siyasi Haber

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 2 / Emperyalist hiyerarşinin değişken karakteri

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Gözden kaçan rapor: Göçmenlere sağlık engeli genel halk sağlığını da etkileyecek

    Kansu Yıldırım

    Perakende sektöründe sermayenin ve emeğin durumu: Ücretler perakende, sömürü toptan!

    Siyasi Haber

    Textum Dergi’de “Otoriter Emek Rejimleri ve Fiilî İşçi Eylemleri” dosyası

    Fehim Taştekin

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İSİG: Ocak ayında en az 146 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti

    8 Şubat 2026

    Mersin Limanı’nda sendikalı oldukları için işten atıldılar: 185 işçi direnişte

    7 Şubat 2026

    CHP’li Fındıklı Belediyesi’nde TİS imzalandı: İşçilere yılda 6 ikramiye

    5 Şubat 2026
    KADIN

    Nebahat Yükçü’nün katiline ağırlaştırılmış müebbet

    5 Şubat 2026

    Afganistan’da kadınlara yönelik baskılar derinleşiyor: Taliban’ın ceza tüzüğüne ve eğitim yasağına sert tepki

    3 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.