Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

    12 Ekim 2026

    Karadeniz’de Türkiye bağlantılı ticari gemilere saldırılarda 1 haftada 15 deniz işçisi öldü

    11 Ekim 2026

    Riyad’da havalimanına füzeli saldırı: En az 12 ölü, 309 yaralı

    11 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

      12 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

      10 Ekim 2026

      Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

      10 Ekim 2026

      Eski eserler nasıl tahrip edildi? Arşiv belgeleri geçmişin izlerini anlatıyor

      9 Ekim 2026

      Sekiz Ekim

      7 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026

      Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

      1 Ekim 2026

      14 maddede faşizm: Umberto Eco

      29 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Gözaltına alınan DİHA muhabiri Uğur Akgül: Halkın yanında yer aldığımız için hedef seçiliyoruz!

    Gözaltına alınan DİHA muhabiri Uğur Akgül: Halkın yanında yer aldığımız için hedef seçiliyoruz!

    Siyasi Haber7 Mayıs 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Siyasi Haber muhabirlerinden Duygu Yıldız, Nusaybin’de ev baskınında gözaltına alınan Dicle Haber (DİHA) muhabiri Uğur Akgül ile görüştü. Gözaltına alınan DİHA muhabiri Uğur Akgül, ”Halkın yanında yer aldığımız için hedef seçiliyoruz!” dedi.

    Siyasi Haber muhabirlerinden Duygu Yıldız, Nusaybin'de ev baskınında gözaltına alınan Dicle Haber (DİHA) muhabiri Uğur Akgül ile görüştü.


    Siyasi Haber: Kuzey Kurdistan'da çalışan bir gazeteci olarak kendi tecrübelerinizden bahsedebilir misiniz biraz? Hangi bölgelerde çalıştınız? Geçtiğimiz ay neler gördünüz? Ve savaşın içinde hangi koşullarda çalışıyorsunuz?


    Uğur Akgül: Meslekte yeni başlayan biriyim fakat bu süreç içerisinde bir çok yerde çalışma fırsatı buldum. Bu süre içerisinde Urfa, Amed, Batman, Şırnak ve son olarak Mardin'de çalıştım. Bu mesleğe başladığım ilk zamanlar, 7 haziran seçimlerinin sıcaklığına denk gelen bir süreçti. Daha çok miting ve siyasi çalışmaların yoğunca olduğu bir dönem içerisinde 5 haziran günü basın kartımı aldım. O gün HDP'nin 5 haziran Amed istasyon meydanında yaptığı mitingi takip etmiştim ve kartımı aldığım ilk gün 2 patlama yaşandı ve bir çok insan yaşamını yitirdi, yüzlercesi de yaralandı. o günden itibaren sürecin daha da kötüye gideceğini ve daha çok kötü tablolar ile karşılaşacağım kanısına vardım. Bir ay boyunca Nusaybin'de ve yaklaşık bir aydır da Mardin Merkez'de çalışmaktayım. Nusaybin'de Sokağa çıkma yasağı ilan edildikten sonra çatışmaların yaşanacağını tahmin ettiğimiz mahalleleri gören ama onlara biraz bir ev tuttuk ve gözaltına alındığımız güne kadar burada kaldık. Kürdistan'da sadece gazetecilik yapmak değil, yaşamak ta aynı zamanda çok zor. Örneğin Sur'da evli ve bir kaç çocuğu olan Melek Alpaydın isimli kadın çatışmaların olmadığı mahalledeki evinde kahvaltı yaptıkları esnada Sur'da özel timlerin attığı bir tank topunun evlerine isabet etmesi sonucu çocuklarının gözleri önünde katledilmişti. Kürdistan'da yaşanan durum, sadece biz gazetecileri değil aynı zamanda bütün halka dönük kapsamlı bir saldırı.


    Devlet güçleri oradaki Kürt gazetecilere nasıl davranıyor?


    Son süreç üzerinden değerlendirecek olursak, Bölgede bir savaş yaşanmasından kaynaklı saldırılar, gözaltılar, ve tutuklamalar arttı. Bunun sebebi ise, 1990'lardaki ile aynı. Kürt basını hiçbir zaman değişmedi, fakat değişen her hükümetin basına ve Kürt halkına karşın yaklaşımları benzerlikler göstererek farklı tarzda sürdü. 1990'lı yıllarda köy yakılmaları, faili meçhuller, katliamlar ve infazları ortaya çıkaran Kürt basın çalışanları, çalışamasın, gerçekleri yansıtamasın diye katledildiler veya kaybedildiler. Şuanda da Kürdistan halkına dönük bir saldırı kampanyası gerçekleşmekte ve 90'lı yıllardaki gibi burada yaşatılanları aktaranlar da hedef alınmakta. Eğer Amed'te Kürt basını olmasaydı, Sur'da katledilen Melek Alpaydın PKK'nin roketi ile katledilmiş olarak bilinecekti. Ama oraya ilk giden bizim muhabir arkadaşlarımızdı ve orada Alpaydın'ın yaşamını yitirmesine sebep olan tank mermisini ve olayı aydınlatmışlardı. İşte bu yüzden Kürt basını veya özgür basın geleneği çalışanları hedef gözetilmekte ve çalışma imkanları ellerinden alınmaktadır.


    Geçtiğimiz günlerde Nusaybin'de gözaltına alındınız. Olay nasıl oldu? Neler yaşadınız? Gözaltında iken herhangi kötü bir muameleye maruz kaldınız mı? İşkence/fiziksel-psikolojik şiddet var mıydı?


    11 Nisan günü Nusaybin'de kaldığımız eve özel harekat polislerince baskın yapıldı. Baskın sırasında ev sahibi bir kız ile ben ve çalışma arkadaşım Meltem Oktay bulunuyorduk. Sivil olduğumuzu görmelerine rağmen evin içerisine uzun namlulu silahlar ile girip beni yere yatırdılar. O esnada özel harekat polislerinden biri yerde uzanıyor olmama karşın başıma tekmeler attı. Herhangi bir karşı koyma durumu yaşanmazken. Ardından yine aynı polis, 'Siz teröristsiniz, bu ülkede sizlere yer yok ya Kandile gideceksiniz ya da Qamişlo'ya gideceksiniz. Size Türkün gücünü göstereceğiz' gibi söz ve hakaretler kullandılar. Başıma tekme aldığım esnada silahını kurcaladı, ben bir anlık tereddütle sıkacağını düşündüm fakat sonra amirleri diye tahmin ettiğim bir polis kendisini çağırdı. Evdeki uzun aramalardan sonra karakola götürüldük. Evde başlayan şiddet karakolda psikolojik şiddete dönüştü ve burada da hem bana hem de çalışma arkadaşım Meltem Oktay'a baskılar yapıldı. Yine karakol içerisinde polislerden biri 'Sen ifade verdin mi? Sen ifade nasıl alınır biliyor musun? gibi 80'lerdeki polisin işkence eylemlerini kastederek hakaretlerde bulundu. Burada polislerin sergilemiş olduğu pratiklerinden kaynaklı kendimizi güvende hissetmedik ve karakolda ifade vermedik. Çünkü ciddi anlamda can güvenliğimiz bulunmuyordu. 


    Son yasak başladığından beri Nusaybin'deydiniz. Oradaki son durum nedir? Yasak nedeniyle göç eden oldu mu? 


    Yasağın başlamasının ardından bir ay gibi bir süre Nusaybin'de kaldık. Bu süre içerisinde özel timlerin mahallelere saldırılarına birebir tanıklık etmiş olduk. Yasağın ilk 10 günü timlerin mahallelere girme girişimleri vardı fakat bu süre içerisinde bir çok özel tim yaşamını yitirdi ve bu durum bir krize sebep oldu. Öyle ki bu durumu yerinde incelemek üzere Genel Kurmay Başkanı Nusaybin'e geldi ve o günden itibaren mahalleler uzaktan bombalanmaya başladı. Yasağın ilan edilme süresi başlamadan önce Nusaybin'de binlerce yurttaş göç etmek zorunda kaldı. Hepsi yine Mardin'in Kızıltepe, Midyat ve Artuklu ilçelerine göç etti. Her ne kadar binlerce insan göç etmiş olsa da çatışmaların yaşandığı ve yaşanmadığı mahallelerde binlerce insan hala evlerinde kalıyor. Sivil insanlarında bulunduğu mahalleler  günlerdir ağır silahlar ile bombalanıyor, yine çok şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Nusaybin'in Qamişlo sınırında ise timler yine evleri zırhlı kepçeler ile yıkıyor, sınıra da hendek kazıp duvar örüyor. Aldığımız son bilgilere göre timlerin mahallelere girme durumları hala söz konusu değil, sadece uzaktan bombalama var.


    Birlikte çalıştığınız DİHA muhabiri Meltem Okay ile birlikte tutuklanan DİHA muhabirlerinin sayısı 10'a ulaştı. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? 


    Ajansımızın 10 muhabiri tutuklu bulunuyor ve hemen hemen hepsi de benzer ifadeler ile cezaevinde tutuluyor. Amed'in Sur ilçesi 5 aydan fazladır sokağa çıkma yasağı altında kuşatma altında ve kuşatma altında bulunan mahallelerden oranın gerçeklerini yazan arkadaşımız gazetecilik faaliyetlerinden ötürü tutuklandı, yine Silopi'de oranın gerçeklerini yazan muhabir arkadaşımız benzer gerekçeler ile tutuklandı. Meltem ve Bilal arkadaşlarımız Nusaybin'de gerçekleri yazdıkları için tutuklandılar. Hakim ve savcı Meltem arkadaşımızı yargılarken, delil veya kanıt olarak nitelendirdikleri şey aslında


    Türkiye'nin bölgeye bakış açısını aynı zamanda buranın durumunun vahametini ortaya koyuyor. Öyle ki, hakim, 'Nusaybin'de diğer gazetecilerin yararlanamadığı kolaylıklardan yararlandığını' belirterek bunu da bir tutuklama gerekçesi içerisine koyarak arkadaşımızı tutukladı. Biz gözaltına alındığımızda özel timler bize 'Siz neden valilikten izin almıyorsunuz da burada haber yapıyorsunuz? bakın buraya gelen gazeteciler valilikten izin alıp daha sonra zırhlı araçlar ile gelip haberlerini yapıyorlar' demişti ve bizlere de gerçekleri, polis ve askerin gözü ve eliyle yazmamız söylenmişti. Türkiye'nin batısında iktidara yakın ve havuz medyası mensubu sözde gazeteciler uçaklar, zırhlı araçlar, çelik yelek ve miğferler ile gezerken, biz herhangi bir can önlemi almadan, tamamen halkın yanında yer aldığımız için hedef seçiliyor ve daha sonra 'Diğer gazetecilerin yararlanamadığı şeylerden yararlandığımızdan ötürü' arkadaşlarımız tutuklanıyor. Biz hiçbir zaman, zırhlı araçlara, helikopterlere binip istenilen haberleri yapmayacağız. Biz kendi doğru bildiğimiz haberleri yazmaya devam edeceğiz. Ajans olarak gerçeklerden taviz verilmez sloganı ile gerçeklerin üzerine gitmeye, onları tüm kamuoyuna aktarmayı sürdüreceğiz. (Siyasi Haber)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

    22 Eylül 2026

    NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

    14 Eylül 2026

    Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

    17 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Cemalettin Efe

    Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

    Toros Korkmaz

    Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

    Mahsuni Gül

    Eski eserler nasıl tahrip edildi? Arşiv belgeleri geçmişin izlerini anlatıyor

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Siyasi Haber

    Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

    Maral Dink

    Biraz da var olacağımıza inanmak

    Ertuğrul Kürkçü

    Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Karadeniz’de Türkiye bağlantılı ticari gemilere saldırılarda 1 haftada 15 deniz işçisi öldü

    11 Ekim 2026

    CHP’de kıyım sürüyor: Mutlak butlan yönetimi 3 emekçiyi daha işten çıkardı

    9 Ekim 2026

    MESEM’li Mahir Buğra’nın ölümüne ilişkin davada iki sanığa tahliye: ‘Çocukları sermayeye peşkeş çekiyorlar’

    8 Ekim 2026
    KADIN

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026

    Erkek şiddeti bir can daha aldı: 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Bursa’da katledildi

    4 Ekim 2026

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.