Haber Merkezi, (SH)
Türkiye’de toplumsal cinnet ve silahlanma krizinin son adresi Manisa’nın Turgutlu ilçesi oldu. Sabah saat 08.00 sıralarında Albayrak Mahallesi’nde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen olayda, okulun 9. sınıf öğrencisi olduğu öğrenilen 15 yaşındaki H.O., yanında getirdiği pompalı tüfekle ders giriş saatinde arkadaşlarına ve çevreye rastgele ateş açtı.
Saldırıda tüfek saçmalarının hedefi olan 10 öğrenci yaralanırken, okul bahçesi ve sokak bir anda can pazarına dönüştü. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık ve emniyet ekibi sevk edildi.
2 öğrencinin hayati tehlikesi sürüyor
Manisa Valiliği tarafından yapılan açıklamada, saldırıda yaralanan öğrencilerin tamamının çocuk yaştaki lise öğrencileri olduğu bildirildi. En yakındaki sağlık kuruluşlarına sevk edilen yaralılardan ikisinin durumunun kritik olduğu öğrenildi.
Hayati tehlikesi bulunan ve tedavi altına alınan öğrencilerin isimleri şunlar:
- I.O. (16) – Ağır yaralı, hayati tehlikesi devam ediyor.
- B.S. (16) – Ağır yaralı, hayati tehlikesi devam ediyor.
Saldırıda saçmalarla yaralanan diğer öğrencilerin ise 14 yaşındaki R.D., 15 yaşındaki H.E.B., 16 yaşındaki K.F.Y., B.T., M.K., N.M. ile 17 yaşındaki K.B. ve A.G. olduğu açıklandı.
Kaçan saldırgan gözaltına alındı, okul önünde arbede çıktı
Saldırının ardından elindeki silahla olay yerinden kaçan H.O., çevredeki güvenlik kameralarına yansıdı. Emniyet güçlerinin takibi sonucu yakalanarak gözaltına alınan şüpheli hakkında adli soruşturma başlatıldı.
Saldırı haberini alarak okula koşan veliler ile okul çevresinde barikat kuran kolluk kuvvetleri arasında ise arbede yaşandı. Çocuklarının can güvenliğinden endişe eden ve okula girmek isteyen aileler yetkililere tepki gösterdi. Kolluk güçleri endişeli aileleri engellemekte güçlük çekti.
“Güvenlik protokolleri” kağıt üstünde kaldı: Silahlanma ve güvenlik zafiyeti derinleşiyor
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan benzer okul saldırılarının ardından AKP-MHP iktidarı, okullarda sözde güvenlik tedbirleri alınacağını duyurmuştu. Son olarak İçişleri ve Milli Eğitim bakanlıkları arasında imzalanan protokol çerçevesinde “okul polisi” ve “bahçe görevlisi” istihdam edileceği iddia edilmişti.
Ancak 15 yaşındaki bir çocuğun elini kolunu sallayarak okula pompalı tüfekle gelebilmesi ve okul önünde katliam girişiminde bulunabilmesi, iktidarın süslü vaatlerinin ve “güvenlik” adı altında yürüttüğü politikaların kağıt üstünde kaldığını bir kez daha kanıtladı. AKP-MHP iktidarının cezasızlık zırhı, denetimsiz bireysel silahlanma ve gençliği çeteleşmeye sürükleyen toplumsal yıkım politikaları, okulları can güvenliğinin kalmadığı alanlara dönüştürmeye devam ediyor.
