(bianet)
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından yayımlanan 2025 Yılı Faaliyet Raporları, iktidarın muhalif sesleri, ifade özgürlüğünü ve dijital kamusal alanı denetim altına alma politikalarının ulaştığı devasa boyutları gözler önüne serdi.
Açıklanan verilere göre, kolluk kuvvetleri 2025 yılı boyunca 600 bin 180 sosyal medya hesabını takibe alarak inceledi. Sistematik gözetim faaliyetleri sonucunda 210 bin 234 yurttaş hakkında adli ve idari soruşturma mekanizmaları devreye sokuldu.
Jandarma’dan 342 bin hesaba inceleme, 47 bin kişiye adli işlem
Jandarma Genel Komutanlığı’nın raporuna yansıyan verilere göre, 2025 yılında 342 bin 699 sosyal medya hesabı dijital takibe takıldı. Yapılan teknik ve idari incelemeler neticesinde 47 bin 936 kullanıcının kimlik bilgileri tespit edilerek haklarında adli makamlara suç duyurusunda bulunuldu ve işlem başlatıldı.
AYM kararlarına rağmen Emniyet’ten anayasasız “sanal devriye”
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yurttaşların özel hayatının gizliliğini ve kişisel verilerin korunmasını ihlal ettiği gerekçesiyle yasal dayanağını iptal ettiği “sanal devriye” uygulaması Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından fiilen sürdürülmeye devam etti.
Emniyet verilerine göre; yıl boyunca 257 bin 481 hesap mercek altına alındı. Bu incelemeler sonucunda 162 bin 298 kişinin kimliği tespit edilerek savcılıklara bildirildi. Emniyet’in dijital gözetim faaliyetleri neticesinde 8 bin 471 kişi gözaltına alınırken, 496 yurttaş tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltına alınanlardan 1 bin 360’ı hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, 6 bin 615 kişi ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
Emniyet, söz konusu devasa fişleme ve takip operasyonlarını; “örgüt propagandası”, “Cumhurbaşkanına hakaret”, “devletin kurumlarını aşağılama” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” gibi geniş ve muğlak hukuki kategorilerin arkasına sığınarak savundu.
“Muz cumhuriyeti değildir” söyleminden dijital polis devletine
Sosyal medyanın ve dijital yayıncılığın denetim altına alınması, iktidar bloğunun ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun süredir açıkça ilan ettiği politik hedefler arasında yer alıyor. Erdoğan, 2020 yılında yaptığı bir açıklamada, “83 milyonun sosyal medya terörü karşısında eli kolu bağlı kalmasını kabul edemeyiz. Erişim engeli, adli ve mali yaptırımları devreye sokacağız. Türkiye muz cumhuriyeti değildir” ifadeleriyle dijital alana yönelik idari ve adli operasyonların sinyalini vermiş, 2021’de ise “Ben sosyal medyaya hiç olumlu bakmıyorum” diyerek tutumunu yinelemişti.
Yayımlanan son raporlar, iktidarın yargı ve kolluk eliyle dijital mecralardaki eleştirel sesleri bastırma, muhalefeti cezalandırma ve Anayasal hakları yoksayarak bir “dijital polis devleti” kurma hamlelerinin somut bilançosu olarak kayıtlara geçti.
