Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden tahliye edilen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eşbaşkanı Dr. Selçuk Mızraklı, cezaevi önünde ailesi, DEM Parti temsilcileri ve kitlesel bir heyet tarafından karşılandıktan sonra İstanbul’a geçti. Mızraklı, İstanbul’daki ilk ziyaretini hayatını kaybeden yoldaşı Sırrı Süreyya Önder’in Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabrine gerçekleştirdi.
DEM Parti temsilcileri ile Önder’in kızı Ceren Önder Kandemir’in de hazır bulunduğu ziyarette Önder’in kabrine çiçek bırakan Mızraklı, “Merhaba Kekê Sırrı! Sana Selocan’ın selamını getirdim” diyerek sözlerine başladı.
“Bu günleri görmeyi en çok o hak etmişti”
Sırrı Süreyya Önder’in barış mücadelesindeki tarihsel rolüne dikkat çeken Mızraklı, duygusal anların yaşandığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Süreci en başından beri en hakiki şekliyle Sırrı Süreyya Önder yaşadı. Bizler bunu beraber sürdüren yoldaşları olarak onun gururunu hiçbir zaman eksik bırakmayacağız. Ben çıkınca onu ameliyat edecektim, safra kesesinde taş vardı. Hep sağlık sorunlarını erteledi. Bugünleri görmeyi en çok o hak etmişti.”
“2015 sonrası dönemin belirleyicisi hukuk dışılıktır”
Edirne Cezaevi çıkışında gazetecilere yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’nin 2015 sonrasında ağır bir hukuksuzluk ve rejimsizlik cenderesine sokulduğunu belirten Mızraklı, “Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde ararsınız derler. 2015 ve sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır, hukukun dışına çıkmaktır. Kaybettiğimiz birinci şey hukuk, ikincisi ise demokrasidir” dedi.
Türkiye’de konuşulan yeni barış ikliminin sadece çatışmaların durmasıyla sınırlı kalamayacağını ifade eden Mızraklı, gerçek bir barışın geçmişle yüzleşme, yaşanan kayıpların telafisi ve en önemlisi “şeffaflaşma” ile mümkün olabileceğini kaydetti.
Demirtaş ve Öcalan vurgusu: “Aramızdan çıkanların özgürlüğü yarım kalmamalı”
Mızraklı, cezaevinde uzun yıllar birlikte kaldığı HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kendisini uğurlarken ilettiği mesajı kamuoyuyla paylaştı: “Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.”
Demirtaş ve Abdullah Öcalan başta olmak üzere tüm siyasi aktörlerle kısıtlamasız ve özgür koşullarda temas kurulması gerektiğinin altını çizen Mızraklı, “Aramızdan çıkanların özgürlüğü tamamlanmış sayılmaz. Edirne Cezaevi’ne yeniden dönmekten korkmuyorum; ancak bu kez içeri girmeye değil, içerideki arkadaşlarımı, özellikle de Demirtaş’ı özgürlüğüne kavuşturup alıp çıkmak için gitmek istiyorum” ifadelerini kullandı
Foto & Görüntü: ANF
