Maine Eyaleti Temsilciler Meclisi Başkanı Ryan Fecteau, Biddeford’da sabah saatlerinde meydana gelen silahlı olayla ilgili resmi bir açıklama yaptı. Fecteau, operasyona federal göçmen polisinin (ICE) karıştığını doğrulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu sabah Biddeford’da silahlı bir olay meydana geldi ve maalesef bir kişi hayatını kaybetti. Olayın merkezinde göçmenlik dairesi (ICE) var. Eyalet Polisi ile Kamu Güvenliği Dairesi şu an olay yerinde ayrıntıları araştırıyor. Konunun hassasiyeti nedeniyle FBI’ın da devreye girerek kapsamlı bir soruşturma yürütmesini bekliyoruz.”
Silah seslerinin yankılandığı Pool Street bölgesi, yerel polis ekipleri tarafından giriş ve çıkışlara tamamen kapatıldı. Çevre sakinleri büyük şok yaşarken, görgü tanıklarından Mary Hayes yerel basına gözyaşları içinde, “Orada yerde bir ceset duruyor, ayağını net şekilde gördüm. Biz Maine’de yaşıyoruz, burada böyle şeylerin olmasını hiç beklemezdik. Ne günlere kaldık?” diyerek korku dolu anları aktardı.
Yalnızca günler önce Houston’da da bir göçmen katledilmişti
Biddeford’daki bu kanlı baskın, ICE ajanlarının neden olduğu ilk ölüm değil. Ülkede henüz bir hafta önce Teksas’ın Houston kentinde yaşanan bir başka ICE cinayetinin yaraları sarılmamışken bu haber geldi.
Geçtiğimiz günlerde Houston’da, 35 yıldır ABD’de yaşayan ve inşaat işçilerini iş sahasına götüren 52 yaşındaki Lorenzo Salgado Araujo isimli Meksika kökenli bir göçmen, sivil araçlarla kendisini takip eden ICE ajanları tarafından durdurularak karın bölgesinden vurulmuş ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. ICE, Araujo’nun “aracını ajanların üzerine sürdüğünü ve meşru müdafaa hakkı kullandıklarını” iddia etse de, Demokrat Kongre Üyesi Sylvia Garcia, göçmen polisinin aslında tamamen başka bir şüpheliyi aradığını ve Araujo’nun yanlışlıkla durdurulduğunu itiraf ettiğini açıkladı.
ICE ve Sınır Devriyesi adeta namlu ucunda yaşıyor
İnsan hakları örgütleri ve ABD basını, federal göçmenlik ajanlarının sivil araçlara ve hareket halindeki otomobillere yönelik silah kullanma eğiliminin korkunç bir boyuta ulaştığına dikkat çekiyor.
Resmi verilere ve sivil toplum kuruluşlarının raporlarına yansıyan bilanço durumun vehametini gözler önüne seriyor:
- En Az 11 Ölümcül Vaka: Son yönetim döneminin başlangıcından bu yana ICE veya ABD Sınır Devriyesi (Border Patrol) ajanlarının karıştığı ve ölümle sonuçlanan silahlı olay sayısı, Maine’deki son vaka ile birlikte en az 11’e yükseldi.
- Gözü Kara Silah Kullanımı: Yalnızca son bir yıl içinde göçmenlik ajanlarının sivil araçlara doğru en az 13 kez doğrudan ateş açtığı saptandı. Bu kurşunlama olaylarında çok sayıda kişi yaralanırken, vurulanların en az 5’inin hiçbir suçu olmayan ABD vatandaşları olduğu ortaya çıktı.
- Asılsız İddialar ve Video Kanıtları: İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), göçmen polisinin neredeyse her cinayetten sonra “Araç üzerimize sürüldü” bahanesine sığındığını, ancak Minneapolis’te öldürülen sivil Renee Good ve Chicago yakınlarında vurulan Silverio Villegas vakalarında, kamera görüntülerinin polisin bu iddialarını tamamen yalanladığını hatırlatarak bağımsız soruşturma çağrılarını yineledi.
Maine’de muhalif siyasetçiler ve insan hakları savunucuları, Trump yönetiminin “Operation Catch of the Day” (Günün Avı Operasyonu) adı altında eyalete gönderdiği yoğun ICE gücünün, suçluları yakalamaktan ziyade masum insanların can güvenliğini tehlikeye atan bir sömürü mekanizmasına dönüştüğünü savunarak acil hesap sorulmasını talep ediyor.
