Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Tülay Yıldırım tarafından okunan ortak açıklamada, NATO Zirvesi bahane edilerek başkentte temel demokratik hakların askıya alındığı vurgulandı. Zirve sürecinde Ankara’da yaşanan hak ihlalleri ve kısıtlamalar şu verilerle paylaşıldı:
- Gözaltı Bilançosu: 20 Haziran’dan bu yana zirve karşıtı protestolara ve operasyonlara yönelik müdahalelerde en az 548 kişi gözaltına alındı.
- Kuşatma Koşulları: Çevre illerden getirilen 56 bin polisle şehir ablukaya alındı; yollar kapatıldı, kamu emekçilerine zorunlu idari izin verildi ve güzergahtaki şantiyeler durduruldu.
- Yasaklar: Bildiri dağıtımından pankart asılmasına kadar tüm toplantı, gösteri ve ifade özgürlüğü etkinlikleri yasaklandı.
“Silahlanmaya ayrılan her kaynak okuldan, hastaneden eksiliyor”
Lahey’de düzenlenen 2025 NATO Zirvesi’nde müttefik ülkelerin savunma bütçelerini gayrisafi milli hasılalarının %5’ine çıkarma taahhüdünü hatırlatan Tülay Yıldırım, savaş ekonomisinin halkı yoksullaştırdığına dikkat çekti:
“Barış istemek, NATO’yu eleştirmek, emperyalizme karşı çıkmak suç değildir. NATO, emekçiler açısından yıkım, savaş ve ölüm anlamına gelmektedir. Silahlara ayrılan her kaynak; okuldan, hastaneden, kreşten ve kamusal yatırımlardan eksilmektedir. Türkiye bir savaş örgütü olan NATO’dan derhal çıkmalı, üsler kapatılmalı, gözaltı ve tutuklamalar son bulmalıdır.”
Ayfer Koçak: “Bu bütçeyi emekliden, işçiden mi kısacaksınız?”
Basın açıklamasının ardından söz alan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak da NATO’nun tarihi boyunca girdiği hiçbir coğrafyaya barış ya da refah götürmediğini vurguladı. Askeri harcamaların artırılması hedefinin doğrudan halkın cebine yansıyacağını belirten Koçak, iktidara şu soruları yöneltti:
“Bu bütçeyi nereden kısarak vereceksiniz NATO’ya? Emeklilerden mi, açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edilen işçilerden mi, kamusal hizmetlerden mi? Biz biliyoruz ki çiftçisiyle, köylüsüyle, işçisiyle, kamu emekçisiyle hepimizin geleceğinden kısılacak. Tam da bu noktada bu gerçeği haykıran sendikacılar, gençler, öğrenciler, gazeteciler ve avukatlar sistemin hedefine oturtulmuş durumda.”
Eylemde atılan sloganlar
Açıklama boyunca sendika binası önünde toplanan kalabalık tarafından sık sık şu sloganlar atıldı:
- “NATO defol, bu memleket bizim!”
- “Gözaltılar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz!”
- “NATO’dan çıkılsın, üsler kapatılsın!”
- “Katil NATO, Türkiye’den defol!”
