(MA)
İstanbul’un Tuzla ilçesinde bulunan, Turkon Holding’e bağlı Sedef Tersanesi’nde hak gaspına karşı iş bırakan işçiler işten çıkarıldı. Tersanede Scafis taşeron firmasına bağlı olarak çalışan işçiler, iki aydır ücretlerinin ödenmemesi üzerine anayasal haklarını kullanarak greve gitmişti. Şirket, iş bırakma eylemine katılan 80 işçinin işine son verdi. İşçiler, bu haksız fesihe karşı tersane önünde direnişe geçti.
Tersane önünde bir araya gelen işçiler ve sendika temsilcileri, ödenmeyen ücretleri ve tüm yasal hakları teslim edilene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini ilan etti.
Neslihan Acar: “Bakanlıklar da bu süreçten sorumludur”
Direniş alanında işçilere destek veren Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) Genel Başkanı Neslihan Acar, yaşanan mağduriyette sadece taşeron firmanın değil, ana işveren ve kamu otoritelerinin de sorumluluğu olduğunu belirtti. Acar, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Burada yaşanan hukuksuzluktan Sedef Tersanesi, Savunma Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sorumludur. Bu işçiler Savunma Bakanlığı için çalışıyor, askeri projeleri hayata geçiriyorlar. İşçilerin gece gündüz dökerek kazandığı maaşları derhal ödenmelidir.”
Patronların “istifa” ve “elden ödeme” pazarlığına işçilerden ret
DGD-SEN Genel Başkanı Acar, Scafis firmasının sahibi Adil Kaplan’ın kendisini arayarak usulsüz bir pazarlık teklifinde bulunduğunu da ifşa etti. Kaplan’ın kendisine “Sen kahraman mı olmak istiyorsun?” diye sorduğunu aktaran Acar, işverenin sunduğu şartları ve işçilerin buna karşı dik duruşunu şu sözlerle anlattı:
“İşveren bana, ‘İşçiler istifa etsin, Nisan maaşını ödeyeyim. Cuma günü Mayıs maaşının elden yatırdığım kısmını, ayın 20’sinde de SGK’ye bildirdiğim asgari ücret kısmını ödeyeyim’ diyerek pazarlık yürütmeye çalışıyor. Ancak işçi arkadaşlarımız bu istifa dayatmasını kesinlikle kabul etmedi. Çünkü aylardır maaşlarını ödemeyen, verdiği hiçbir sözü tutmayan ve işçileri sürekli tehdit eden bir firmanın vaatlerine güvenmiyorlar.”
Sedef Tersanesi yönetimine ve taşeron firmaya seslenen sendika, tehditlerin derhal son bulmasını ve işçilerin sendika güvencesiyle yürüttüğü hak arama mücadelesine saygı duyularak birikmiş ücretlerin hemen hesaplara yatırılmasını talep etti.
