Türkiye’de nisan ayı enflasyon verileri, resmi kurumlarla bağımsız araştırmalar arasındaki farkı bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre enflasyon nisan ayında aylık yüzde 4,18, yıllık yüzde 32,37 olarak açıklandı. Dört aylık enflasyon yüzde 14,22 olurken, on iki aylık ortalamalara göre artış oranı yüzde 32,43 olarak gerçekleşti.
Bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise nisan ayı için enflasyonu aylık yüzde 5,07, yıllık yüzde 55,38 olarak hesapladı. Böylece iki veri arasındaki fark dikkat çekici düzeyde devam etti.
Açıklanan verilere göre, on iki aylık ortalamalara bağlı olarak mayıs ayında konut ve iş yerlerinde uygulanacak tavan kira artış oranı da yüzde 32,43 olarak belirlendi.
Ücretlerde erime derinleşiyor
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) mayıs 2026 bülteni, enflasyonun emek gelirleri üzerindeki etkisini ortaya koydu. Rapora göre asgari ücret yılın ilk dört ayında 4 bin 110 lira eridi. En düşük emekli aylığında ise 2 bin 928 liralık kayıp yaşandı.
DİSK-AR analizinde, özellikle düşük gelirli kesimlerin artan fiyatlar karşısında temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirtildi. Raporda, kira, konut ve ulaştırma harcamalarının arttığı; buna karşılık gıda harcamalarının kısılmak zorunda kaldığı vurgulandı.
Gelir dağılımı uçurumu büyüyor
Bültende yer alan verilere göre, en düşük yüzde 20’lik gelir grubu toplam gelirin yalnızca yüzde 6,3’ünü alırken, harcamalarının yüzde 30,4’ünü gıdaya ayırıyor. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubu ise toplam gelirin yüzde 48,1’ini elde ederken, gıdanın payı yüzde 12,8’de kalıyor.
Enflasyon verileri arasındaki farkın sürmesi ve ücretlerdeki hızlı erime, ekonomik krizin özellikle emekçiler açısından derinleştiğini ortaya koyuyor.
