Editör: Mehmet Murat Yıldırım
Maraş ve Urfa Siverek’te okulların savaş alanına dönmesine karşı başlatılan direniş, başkent Ankara’da zirve noktasına ulaştı. Eğitim Sen’in başlattığı ve KESK’in de katılımıyla devasa bir kitlesel protestoya dönüşen “Yaşam Nöbeti”, kurulan barikatlar ve engellemelere rağmen ülkenin dört bir yanından gelen destekle Bakanlık kapısına dayandı.
Bakanlık önünde barikatlar aşıldı
Yüksel Caddesi’nde toplanarak Milli Eğitim Bakanlığı’na yürümek isteyen kamu emekçileri, sabah saatlerinden itibaren yoğun bir polis kordonuyla karşılaştı. Ancak yurdun dört bir yanından gelen eğitimciler, “Okulları şiddete teslim etmeyeceğiz” diyerek kurulan barikatları aşmayı başardı. Bakanlık önünde kurulan nöbet alanında toplanan kitle, katliamın boyutuna rağmen yetkililerin sessiz kalmasına sert tepki gösterdi.
“Şiddet tesadüf değil, sistemin sonucudur”
Eylemde yapılan ortak açıklamada, yaşanan olayların sadece “suça sürüklenen çocuk” meselesi olmadığı, sistemin sistematik bir sonucu olduğu vurgulandı. KESK ve Eğitim Sen temsilcileri, iktidarın 24 yıllık eğitim politikalarını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Ekonomik kriz ve geleceksizlik gençleri mafya ve çeteleşmeye itiyor. Eğitimi tarikatlara açanlar, okullarda güvenliği sağlayamayanlar bu katliamın ortağıdır. Bu şiddet iklimini siz yarattınız!”
81 ilde eş zamanlı direniş
Bakanlık önündeki nöbet, dalga dalga tüm illere yayıldı. Ankara’daki eylemle eş zamanlı olarak, birçok merkezde eylemler yapıldı.
İstifa çağrısı ve “Kesintisiz Eylem” kararı
Bakanlık önünde toplanan binlerce kişi, can kayıplarının sorumluluğunu üstlenmeyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya davet etti. Sendika temsilcileri, daha önce 2 gün olarak açıklanan iş bırakma eyleminin, talepler karşılanana ve okullarda gerçek bir güvenlik reformu yapılana kadar tüm Türkiye’de yaratıcı eylemlerle devam edeceğini duyurdu. Türkiye genelindeki tüm şubelere “nöbeti büyütün” talimatı gönderilirken, “Bu sadece eğitimcilerin değil, tüm halkın yaşam kavgasıdır” denildi.
