Haber Merkezi, (SH)
Cumhuriyet Halk Partisi Tokat Milletvekili Durmaz’ın hazırladığı düzenleme, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41’inci maddesinde değişiklik yapılmasını öngörüyor. Teklif, doğum borçlanmasının yalnızca sigortalılık başlangıcından sonra gerçekleşen doğumlarla sınırlı olmasından kaynaklanan eşitsizliğin ortadan kaldırılmasını amaçlıyor.
“Kadınlar arasında fiili eşitsizlik yaratıyor”
Mevcut uygulamada kadın sigortalılar yalnızca sigorta başlangıcından sonra yaptıkları doğumlar için doğum borçlanması hakkından yararlanabiliyor. Sigortalı olmadan önce doğum yapan kadınlar ise doğum nedeniyle çalışma hayatından uzak kaldıkları süreleri borçlanamıyor.
Kadim Durmaz, bu durumun kadınlar arasında fiili bir eşitsizlik yarattığını belirterek şunları söyledi:
“Mevcut düzenleme kadınları ‘sigortadan önce doğum yapanlar’ ve ‘sigortadan sonra doğum yapanlar’ şeklinde iki farklı statüye ayırmaktadır. Oysa doğum nedeniyle çalışma yaşamına ara vermek zorunda kalan kadınların bu sürelerinin sosyal güvenlik sistemi içinde karşılık bulması gerekir.”
Bağ-Kur’lu kadınlar da kapsama alınacak
Kanun teklifinde doğum borçlanmasının kapsamının genişletilerek esnaf ve tarımda çalışan Bağ-Kur’lu kadınların da bu haktan yararlanabilmesi öngörülüyor. Böylece özellikle kırsal bölgelerde çalışan ve sosyal güvenlik sisteminde dezavantajlı konumda bulunan kadınların haklarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Teklifin gerekçesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10’uncu maddesinde yer alan “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir” hükmüne dikkat çekildi. Ayrıca Uluslararası Çalışma Örgütü’nün kadınların çalışma hayatında eşitliğini güvence altına alan sözleşmelerine de atıf yapıldı.
Düzenlemeye göre kadın sigortalılar, sigorta başlangıç tarihinden önce veya sonra gerçekleşen doğumlar için üç defaya mahsus olmak üzere her doğum için iki yıla kadar borçlanma yapabilecek. Böylece doğum nedeniyle çalışma hayatına geç başlayan kadınların prim günlerindeki kayıplarının giderilmesi ve emekliliğe erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor.
“İstanbul Sözleşmesi yaşatır”
Kadınların yalnızca çalışma hayatında değil yaşamın her alanında eşit ve güvenli bir yaşam hakkına sahip olması gerektiğini vurgulayan Durmaz, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleriyle mücadeleye de dikkat çekti.
Durmaz, kadınların yaşam hakkını korumanın devletin temel sorumluluğu olduğunu belirterek, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine karşı etkili ve kararlı politikalar uygulanması gerektiğini söyledi ve “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” ifadelerini kullandı.
Durmaz ayrıca Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin simgesi olduğunu belirterek tüm kadınların 8 Mart’ını kutladı.
