2026 yılına girilmesiyle birlikte Resmî Gazete’de peş peşe yayımlanan düzenlemelerin, engelli bireylerin yaşamlarının temel alanlarını doğrudan etkilediği ve hak ihlallerini derinleştirdiği ifade edildi. Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu tarafından yapılan açıklamada, kısa bir zaman aralığında yürürlüğe giren bu düzenlemelerin birlikte değerlendirildiğinde, engellilerin haklarını korumaktan uzak, ayrımcı sonuçlar doğuran bir nitelik taşıdığı belirtildi.
Platformun açıklamasında;
– 27 Ocak 2026 tarihli ve 33.150 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan özel eğitime ihtiyaç duyan bireylere yönelik devlet desteği düzenlemeleri,
– 17 Ocak 2026 tarihli ve 33.140 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği değişiklikleri,
– 16 Ocak 2026 tarihli ve 33.139 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan evde bakım yardımlarına ilişkin yönetmelik değişiklikleri örnek gösterildi.
Bu düzenlemelerin, engelli bireylerin eğitim, sağlık ve sosyal destek alanlarındaki kazanılmış haklarını daralttığı; erişimi zorlaştırdığı ve engellileri sosyal yaşamdan dışlayan bir yaklaşımı yansıttığı ifade edildi. Açıklamada, 2026 yılına girilirken engelli bireyler açısından kamu eliyle yürütülen sistematik bir hak geriletme ve ayrımcılık sürecinin başlatıldığı vurgulandı.
Özel eğitim alanındaki düzenlemelerin, Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin 24. maddesinde güvence altına alınan kapsayıcı ve ayrımcılıktan uzak eğitim hakkını ihlal ettiği belirtilirken; eğitimin bir hak olmaktan çıkarılarak sınırlı bir mali destek kalemine indirgenmesine dikkat çekildi.
Evde bakım yardımlarına ilişkin yönetmelik değişikliklerinin ise Sözleşme’nin 28. maddesinde yer alan yeterli yaşam standardı ve sosyal koruma hakkı ile bağdaşmadığı ifade edildi. Evde bakım desteğinin, engelli bireylerin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmesi için gerekli bir hak olmaktan uzaklaştırıldığı vurgulandı.
Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişikliklerin de engelli bireylerin bağımsız yaşam, kişisel hareketlilik, sağlık ve sosyal güvenlik haklarını ihlal ettiği belirtilerek, medikal ürünlere ve sağlık hizmetlerine erişimin sınırlandırılmasının günlük yaşamı doğrudan kısıtlayan ayrımcı bir uygulama olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin bir temenni belgesi değil, devletler açısından bağlayıcı bir uluslararası yükümlülük olduğunun altı çizildi. Engelli bireyleri nesneleştiren ve sosyal yardım yaklaşımıyla sınırlandıran politikaların bu yükümlülükle bağdaşmadığı vurgulandı.
Evrensel Normlara Uyum Gözlemcileri Platformu Genel Koordinatörü Çağlar Karsantı imzasıyla yapılan açıklamada, engellilerin temel haklarına yönelik bu yaklaşımın kabul edilemez olduğu belirtilerek, ilgili tüm düzenlemelerin engelli bireylerin ve onları temsil eden sivil toplum örgütlerinin katılımıyla, Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme esas alınarak ivedilikle yeniden düzenlenmesi çağrısı yapıldı.
