Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi’nin çalışma usul ve esaslarını düzenleyen 2013 tarihli yönetmelik Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından değiştirildi. 21 Ocak 2024 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) konsey üyeleri arasından çıkarılıyor, “meslek birlikleri” ile “kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının” toplantılara katılımı davet ve onay şartına bağlanıyor. Önceki yönetmeliğe göre Konsey’e bağlı çalışma gruplarına üye olabilen yerel yönetim temsilcilerine de yeni düzenlemede yer verilmiyor.
TTB ve TMMOB: “Bilimi ve Kamusal Denetimi Dışlayan Düzenlemeler Yaşam Hakkımıza Saldırıdır”
Değişiklik konusunda TTB ve TMMOB tarafından yapılan ortak açıklamada meslek örgütlerinin “lüzum halinde davet edilen kurum/kuruluşlar konumuna” getirilmesi “teknik bir tercih değil; bilimi, mühendisliği ve kamusal denetimi sistemli biçimde devre dışı bırakmaya yönelik siyasal bir tercih” olarak nitelendi ve “Yönetmelik, hukukun askıya alınmasının, Anayasa’nın yok sayılmasının ve kamusal denetimin tasfiye edilmesinin son halkasını oluşturmaktadır” dendi. Bir yıl önce 78 kişinin öldüğü Bolu Kartalkaya oteli yangınının “İşçi sağlığı ve güvenliğinin nasıl bir anlayışla ele alındığının en acı ve çıplak göstergesi olarak” hatırlatıldığı açıklamada “Anayasa Mahkemesi’nin Konsey’in kimlerden oluşması gerektiğinin kanunla düzenlenmesi gerektiği yönündeki kararına rağmen bugüne kadar hiçbir yasal düzenleme yapılmamış ve önce 25/06/2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle Konsey’in kimlerden oluşacağı düzenlenmiş, ardından da 2013 tarihli Yönetmelik yürürlükten kaldırılarak yeni yönetmelik yayımlanmış” olduğuna dikkat çekildi.
Ortak açıklamada, “yasama organının Anayasa’dan doğan sorumluluklarını yerine getirmediğini açıkça ortaya koyduğu” belirtilen bu durum nedeniyle 6331 sayılı İSG Yasası ile işçi sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin piyasaya açıldığı, hizmetin neredeyse bütünüyle Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) denilen taşeron firmalara mecbur bırakıldığı, yaşanan acımasız rekabet sonucunda çalışan ücretlerinin düştüğü, mesleki bağımsızlığın ortadan kalktığı ve hizmetin kalitesinin düştüğü vurgulandı.
Birleşik Metal: “TMMOB ve TTB’yi dışlayan düzenlemeyi kabul etmiyoruz!“
Birleşik Metal İşçileri Sendikası da 26 Ocak’ta konuyla ilgili bir açıklama yayınladı. Birleşik Metal’in açıklamasında da “Bilimsel bilgi ve mesleki birikim demek olan TMMOB ve TTB’nin ‘lüzum halinde davet edilecek’ bir konuma indirgenmesi”nin siyasal bir tercih olduğu vurgulandı. Açıklamada bu tercihle işçi sağlığı ve iş güvenliğinin “kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp idari bir formaliteye indirgendiği” belirtildi ve “yürütme organı, yasa yapmadan yönetmelik ve genelgelerle Konsey’in bileşimini keyfi biçimde değiştirmektedir. Bu durum, Anayasa Mahkemesi kararlarının fiilen yok sayılmasıdır” dendi.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği; piyasaya, taşerona ve rekabete terk edilemez. OSGB sistemiyle alan ticarileştirilmiş, işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları güvencesizleştirilmiş, mesleki bağımsızlık yok edilmiştir. Bunun bedelini her gün iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçiler ödemektedir. Türkiye’de her gün en az 6 işçi çalışırken hayatını kaybetmektedir.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği; mühendislik, tıp ve bilimsel bilginin birlikte ürettiği kamusal bir alandır. Meslek örgütleri olmadan güvenli çalışma yaşamı kurulamaz.
Bu düzenlemeyi kabul etmiyoruz! Bilimi dışlayan, kamusal sorumluluğu yok eden anlayışa karşı TMMOB ve TTB ile dayanışma içindeyiz.
(Birleşik Metal-İş)
Sendikanın açıklamasında şu taleplere yer verildi:
- TMMOB ve TTB başta olmak üzere Konsey’in önceki yapısında yer alan tüm meslek örgütleri yeniden Ulusal İSG Konseyi’ne dâhil edilmelidir.
- Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Konsey’in yapısı yasa ile düzenlenmelidir.
- İşçi sağlığı ve iş güvenliği piyasaya değil, kamu yararına göre örgütlenmelidir.
- İş cinayetlerine karşı gerçek, bilimsel ve kamucu politikalar hayata geçirilmelidir.
