YouTube yayınları ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 15 Mayıs’ta tutuklanan gazeteci Furkan Karabay, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamalarıyla 201 gündür tutuklu bulunan ve hakkında 6 ila 15 yıl arası hapis cezası istenen Karabay’ın duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmanın başında Karabay, hakkında hazırlanan iddianamenin okunmasını talep etti. Mahkeme başkanı ise kanun değişikliğini gerekçe göstererek “okuma zorunluluğu olmadığını” söyledi. Bunun üzerine Karabay, sanık kürsüsünde iddianameyi yırtarak şu sözlerle tepki gösterdi:
“Ben bu iddianameye karşı savunma yapmam. Ben bu iddianameyi sadece yırtarım. Savunma yapmayı reddediyorum.”
Karabay, savunmasında yalnızca kendi dosyasındaki hukuksuzluklara değil, son aylarda verilen tartışmalı yargı kararlarına da dikkat çekti. Şu sözlerle birçok mahkemeye tepki gösterdi:
“Ercüment Akdeniz’i HDK ile yargılayan, Fatih Altaylı’ya hükmen tutukluluk devamı veren 26. Ağır Ceza Mahkemesi’ni… Tayfun Kahraman’la ilgili AYM kararını tanımayan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ni… Öğrenciler ve gençler hakkında rutinleşmiş tutuklama kararları veren sulh ceza hâkimliklerini… Ve hakkımda iddia kuponu doldurur gibi suçlama üretip iddianameyi kabul eden 25. Ağır Mahkeme’yi protesto ediyorum.”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Karabay’ın “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “Zincirleme şekilde terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” ve “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” suçlarından cezalandırılması isteniyordu.
İddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, Başsavcıvekili Can Tuncay, Savcı Ahmet Şahin ve Hâkim Hatice Kozan mağdur olarak yer alıyor.
Duruşmada savcılık, kısa süreli aranın ardından mütalaasını açıklamak üzere dosyanın ertelenmesini talep etti. Duruşma bu talep doğrultusunda ertelendi.
Fatih Altaylı’nın protestosu
Daha önce buna benzer bir protesto da gazeteci Fatih Altaylı’dan gelmişti. Altaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tehdit ettiği iddiasıyla kendisine 4 yıl 2 ay hapis cezası veren mahkemede elindeki dosyayı ve notları havaya fırlatarak salondan ayrıldı. Bu olaydan 56 gün sonra, ara verdiği YouTube kanalındaki yayınlarına geri dönen Altaylı, sessizliğini bozarak kararın “siyasi” olduğunu söyledi. Mahkeme salonundaki davranışıyla ilgili olarak da, “Adaleti yere ben fırlatmadım; adalet zaten yere düşürüldüğü için savunmamı yere bıraktım” dedi. Altaylı, kararın çoktan alınmış olduğunu, cezanın hukuki değil siyasi olduğunu belirterek yargıya “kızgın ve kırgın” olduğunu vurguladı.
