Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Duran Kalkan’dan yasa ve süreç açıklaması: “Sürecin anahtarı Öcalan’ın özgür çalışma koşullarıdır”

    21 Temmuz 2026

    İspanya, emperyalizmin şekillendirdiği ancak halkın özlemleriyle yoğrulmuş bir Dünya Kupası’nı kazandı

    21 Temmuz 2026

    BM’den Gazze açıklaması: Ateşkesin 9. ayında güvenli bölge kalmadı

    21 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026

      Kırılma noktası

      15 Temmuz 2026

      İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

      13 Temmuz 2026

      Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

      13 Temmuz 2026

      Ne AHBAP ne AFAD!

      13 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

      20 Temmuz 2026

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

      17 Temmuz 2026

      DEM Parti kongresine giderken – 2 : Yeniden yapılanmanın örgütsel zemini

      16 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Günümüz faşizmi ve savaş–barış diyalektiği: Mücadeleyi nasıl kurmalı?

    Günümüz faşizmi ve savaş–barış diyalektiği: Mücadeleyi nasıl kurmalı?

    ŞEBNEM OĞUZ Solfasol için yazdı: Günümüz kapitalizmi, emperyalizmi ve faşizmi bir bütün oluşturur. Bu bütün içinde barış, sermaye için yalnızca geçici bir duraktır ve o durakta bile sermaye birikimine yeni alanlar açılır. (...) Dolayısıyla barış talebi, bir ideal değil, kapitalizme ve faşizme karşı yürütülen mücadelenin vazgeçilmez parçasıdır.
    Şebnem Oğuz23 Eylül 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email
    Kapitalizmin güncel savaş-barış stratejileri

    Günümüz savaş-barış stratejileri, kapitalist ekonomilerin çıkarlarıyla doğrudan iç içedir. Ukrayna’daki savaş, enerji hatlarının denetimi, tahıl piyasalarının kontrolü ve savunma sanayilerinin rekor kârlarıyla bağlantılıdır. Ancak savaş devam ederken dahi Ukrayna’nın yeniden inşası için milyarlarca dolarlık ihaleler hazırlanmakta, yani barışın kâr potansiyeli şimdiden hesaplanmaktadır. Filistin’de İsrail’in sürdürdüğü işgal ve soykırım, güvenlik teknolojilerinin ihracatı ve yerleşimci kapitalizmin genişlemesiyle ilgilidir. Gazze, küresel pazarlara sunulan gözetim ve savaş teknolojilerinin laboratuvarı haline getirilmiştir. Burada savaş ve barış arasındaki fark ortadan kalkmış; süreklileşmiş olağanüstü hal sermaye birikim stratejisine dönüşmüştür. Türkiye’de ise devlet, bir yandan silahların susmasını müzakere ederken, öte yandan bu süreci sermaye için yeni yatırım alanları açmak amacıyla kullanmaktadır. Suriye ve Irak’ta süren askeri operasyonlar ise barışın yerelleştirilmiş ve araçsal biçimde ele alındığını göstermektedir. Bu nedenle barış talebini, sermaye transferlerini meşrulaştıran ve savaşın farklı coğrafyalarda sürmesini gizleyen bir stratejiye indirgemeden; anti-kapitalist bir perspektifle savunmak hayati önem taşımaktadır.

    Fosil kapitalizmi ve savaş–barış döngüsü

    Kapitalist savaş ve barış stratejilerinin merkezinde yalnızca siyasi çıkarlar değil, aynı zamanda enerji ekonomisi de yer almaktadır. Modern kapitalizmin kömür, petrol ve doğalgaz üzerine inşa edilmiş olması, savaş–barış diyalektiğini doğrudan fosil kapitalizme bağlar. 21. yüzyılın savaşlarının büyük bölümü enerji kaynaklarının kontrolüyle doğrudan ilişkilidir. Rusya’nın Ukrayna işgali, Avrupa’nın doğal gaz bağımlılığı üzerinden yürütülen bir fosil savaşıdır. İsrail’in Filistin’deki işgal politikaları Doğu Akdeniz’deki doğal gaz rezervleriyle bağlantılıdır. Ortadoğu’daki pek çok savaş, petrol ve doğal gaz hatlarının paylaşımı için sürdürülmektedir. Barış ise fosil altyapı yatırımlarıyla tanımlanır: savaşın yıktığı kentlerde boru hatları, rafineriler ve enerji nakil hatları yeniden kurulur; enerji şirketleri devasa kârlar elde eder. Böylece savaş fosil kaynaklara erişim aracına, barış ise bu kaynakların işlenmesi ve piyasalaştırılması sürecine dönüşür. Bu döngü aynı zamanda iklim krizini ağırlaştırır. Savaşta artan fosil tüketim, barışta karbon yoğun yeniden inşa projeleriyle birleşir. Fosil kapitalizmi bu nedenle savaş–barış diyalektiğinin hem nedeni hem de sonucu haline gelir. Üstelik fosil kapitalizmi, “yeşil dönüşüm” söylemi eşliğinde yürütülen yeni bir “yeşil hafriyatçılık”la ve kritik madenlerin paylaşımıyla tamamlanmaktadır. Ukrayna’daki savaşta da, Türkiye’deki son yasal düzenlemelerde de kritik madenler meselesi, fosil yakıt kadar belirleyici bir boyut kazanmış durumdadır. Bu bağlamda Türkiye’deki barış süreci de Kürt illerinde yeni bir sömürge madenciliği kurmanın aracı haline gelebilir.

    Yapay zekâ ve dijital savaş-barış rejimleri

    Fosil kapitalizmin savaş ve barış döngüsünü nasıl belirlediği kadar, günümüzde bu döngüyü hızlandıran bir diğer unsur da yapay zekâdır. Enerjiye bağımlı dijital altyapılar, hem savaş hem de barış döneminde kapitalist birikimin yeni kanallarını açmaktadır. Savaşlarda YZ destekli hedefleme sistemleri, otonom silahlar, insansız hava araçları ve algoritmik istihbarat analizleri doğrudan kullanılmaktadır. İsrail’in Gazze’deki saldırılarında yapay zekâ tabanlı hedefleme sistemleri ve Ukrayna savaşındaki algoritmik gözetim bunun çarpıcı örnekleridir. YZ, savaşın hızını artırırken savunma sanayii için yeni kâr alanları açmaktadır. Barış dönemlerinde ise YZ, “akıllı şehirler”, dijital yönetim sistemleri ve gözetim altyapıları üzerinden devreye girer. Yeniden inşa edilen kentler, aynı zamanda dijital otoriterliğin laboratuvarına dönüşür. YZ tabanlı gözetim, barışın halk için özgürlük değil, sermaye ve devlet için kalıcı bir kontrol mekanizmasına dönüşmesine yol açar. Veri merkezlerinin devasa enerji ihtiyacı, YZ’yi fosil kapitalizme daha da bağımlı hale getirir. Böylece yapay zekâ, savaşın militarizasyonu ile barışın dijital otoriterleştirilmesi arasında köprü kurar.

    Faşizmin güncel işlevi ve barış söyleminin araçsallaştırılması

    Fosil kapitalizmin ve yapay zekâ tabanlı otoriterliğin eklemlenmesi, faşist rejimlerde en yoğun biçimini alır. Savaş, ulusal yeniden doğuş ve güvenlik söylemleriyle kutsallaştırılır; barış ise yalnızca sermaye transferi için kullanılan geçici bir durak haline getirilir. İç ve dış düşman imgeleri sürekli yeniden üretilir; yapay zekâ tabanlı gözetim sistemleri ve enerji bağımlılıkları, bu faşist mantığı daha da pekiştirir. Bu noktada barış söyleminin kendisi de faşist liderler tarafından araçsallaştırılır. Donald Trump’ın başkanlığı sırasında öne çıkardığı “barış” söylemi bunun tipik bir örneğidir. “Ortadoğu’ya barış getirme” iddiasıyla imzalanan Abraham Anlaşmaları, İsrail ile bazı Arap devletleri arasındaki normalleşmeyi içeriyordu; ancak Filistin halkının işgal koşullarını değiştirmedi, tersine İsrail’in yerleşimci kapitalizmine yeni bir meşruiyet sağladı. Bu “barış”, ABD’nin silah satışlarını artıran ve sermaye için yeni kâr alanları açan bir araç işlevi gördü. Trump’ın Ukrayna savaşı bağlamında “barışı hemen getirebileceği” yönündeki söylemi de aynı mantığın devamıdır. Trump örneği, günümüz kapitalizm–emperyalizm–faşizm bütünlüğünde barışın ne denli araçsallaştırıldığını açıkça gösterir: barış, savaşın bitmesi değil, savaşın sermaye açısından sürdürülebilir hale getirilmesidir.

    Günümüz Faşizmi ve Savaş–Barış Diyalektiği: Mücadeleyi Nasıl Kurmalı?
    Mücadeleyi nasıl kurmalı?

    Günümüz kapitalizmi, emperyalizmi ve faşizmi bir bütün oluşturur. Bu bütün içinde barış, sermaye için yalnızca geçici bir duraktır ve o durakta bile sermaye birikimine yeni alanlar açılır. Dolayısıyla karşımızdaki egemen güçlerin yalnızca savaş stratejilerini değil, savaş–barış stratejilerini birlikte düşünmek gerekir. Barış talebini saf bir insani ideal olarak savunmak ise, kapitalizmin ve faşizmin barışı araçsallaştırmasını gizler. Gerçek barış, sermayenin savaş–barış diyalektiğini kıracak yapısal dönüşümlerle mümkündür: fosil kapitalizminin sona erdirilmesi, yapay zekâ tabanlı militarizasyonun tasfiyesi, faşist rejimlerin yıkılması ve halkların eşitlik, özgürlük ve sürdürülebilir bir yaşam temelinde yeni bir düzen kurması. Dolayısıyla barış talebi, bir ideal değil, kapitalizme ve faşizme karşı yürütülen mücadelenin vazgeçilmez parçasıdır.


    Resim: HANI ZUROB / Marbles’ War #07

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    20 Temmuz 2026

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    19 Temmuz 2026

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    18 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Bir teşhir metni olarak Kefernahum

    Musa Piroğlu

    Kırılma noktası

    Mahsuni Gül

    İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

    Cemalettin Efe

    Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Bedri Tekin

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    Fehim Taştekin

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken-3 : Yeniden yapılanmanın sosyolojik zemini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Patronlara rekor kâr, işçiye ağır sömürü ve sendika düşmanlığı

    20 Temmuz 2026

    Dilovası katliamı için Gebze ve Ankara’da adalet nöbeti: “Tüm meydanlar adalet nöbeti alanı olacak!”

    19 Temmuz 2026

    Staj değil cinayet: Alanya’da konteynerde yanan iki çocuk yaşam mücadelesini kaybetti!

    18 Temmuz 2026
    KADIN

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026

    bianet Haziran 2026 Çetelesi: Erkekler 6 ayda 142 kadını öldürdü, şiddet ve tecrit tırmanıyor

    8 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.