Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026

    Hiroşima saldırısının 81’inci yılında acı hâlâ taze: İnsanlık tarihinin kara lekesi anıldı

    6 Ağustos 2026

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

      6 Ağustos 2026

      Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

      5 Ağustos 2026

      1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

      5 Ağustos 2026

      Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

      31 Temmuz 2026

      Derelerin birliği

      30 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026

      ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

      29 Temmuz 2026

      “Devlet katkısı” aldatmacası!

      27 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Soma faciası: Sizce kömür madeninde çalışan bir işçi ne kadar kazanıyordur?

    Soma faciası: Sizce kömür madeninde çalışan bir işçi ne kadar kazanıyordur?

    ASLI ATASOY T24 için yazdı: Soma, yalnızca geçmişin karanlık bir sayfası değil bugünün acil bir dönüşüm çağrısı. O gün madende yalnızca bedenler değil, “kamusal sorumluluk” da göçüğün altında kaldı. Ve o enkaz, hâlâ kaldırılmayı bekliyor.
    Aslı Atasoy12 Mayıs 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Yer altının karanlığında, ölümle burun buruna geçirilen 12 saatlik vardiyaların; metan gazının, göçük riskinin, oksijen eksikliğinin ve denetimsizliğin karşılığında yüksek maaşlar alındığını düşünüyorsanız…

    İyi niyetlisiniz ama yanılıyorsunuz.

    Çünkü Soma’daki maden işçileri, 13 Mayıs 2014’te yaşanan ve 301 canın yitirildiği facianın öncesine dek yalnızca tek asgari ücretle çalıştırılıyordu. Aylık net maaşları, o yılın verilerine göre sadece 846 TL idi. Ne yemek ne yol ne de ikramiye ödemesi vardı. Çoğu şirket, onlarca yıl yerin altında zehir soluyan işçilerine kıdem tazminatını bile çok görüyordu.

    Bu vahşi düzen, ancak facianın ardından ve sendikal mücadelenin baskısıyla değişti.

    Sıkı durun, maaşlar iki asgari ücrete çıkarıldı. Çalışma tatili iki gün oldu. Ve işçiler hala yemeklerini evlerinden götürüyor.

    Dünyanın en büyük maden kazalarından

    Soma faciası, sadece Türkiye’nin değil; dünya tarihinin de en büyük maden cinayetlerinden biri olarak kayda geçti. Teknolojinin, iş güvenliği sistemlerini neredeyse sıfır riskle çalıştırabildiği bir çağda, 301 insanın yerin altında aynı anda yaşamını yitirmesi bir “kaza” değil açıkça bir çöküştü. Üstelik bu çöküş, önceden defalarca uyarılmış, göz göre göre gelmişti.

    13 Mayıs 2014’te Soma’da, aralarında 5 maden mühendisinin de bulunduğu 301 kişi yaşamını yitirdi. Dönemin TMMOB raporu, bu katliamın yalnızca teknik bir aksaklık değil; 19. yüzyıl koşullarına saplanıp kalmış Türkiye madenciliğinin yapısal iflası olduğunu bilimsel verilerle ortaya koydu.

    Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), 2014 tarihli raporunda facianın nedenini şöyle özetledi: “Özelleştirme, taşeronlaştırma, rödovans, örgütsüzleştirme, sendikasızlaştırma, köleci çalışma sistemi, kamu madenciliğinin tasfiyesi ve kamudaki teknik birikimin dağıtılması.”

    Rapora göre Soma’daki facia bir istisna değil, neoliberal madencilik politikalarının öngörülebilir sonucuydu. İşçiler, aşırı üretim baskısıyla, insani olmayan vardiyalarla, yetersiz eğitimle ve koruyucu donanımsız çalıştırıldı. Havalandırma ve gaz izleme sistemleri çalışmıyordu. Acil tahliye planı ise hiç yoktu.

    Tüm bu ihmaller zinciri yalnızca özel şirketin sorumluluğunda değil; denetlemeyen, sorgulamayan ve hesap sormayan kamu yapısının da suç ortağı olduğunu gösteriyordu.

    TMMOB, bu tür faciaların önüne geçilmesi için kamusal denetimin bağımsızlaştırılmasını, teknik yeterliliğin zorunlu hale getirilmesini ve kurumsal iş güvenliği sistemlerinin inşa edilmesini önerdi. Fakat bu öneriler hâlâ uygulamaya geçirilmedi. Soma, yalnızca geçmişin değil; duymazdan gelinen uyarıların da hayaleti olarak aramızda dolaşıyor.

    Soma, 2014
    Rödovans: Maksimum üretim, minimum güvenlik!

    Rödovans, kamuya ait maden sahalarının özel şirketlere kiralanması sistemi. Şirket, çıkardığı maden başına devlete belirli bir yüzde veya ton başına ödeme yapar.

    Yani devlet, işletmek yerine maden sahasını devreder; özel şirket ise maksimum üretimle kar ederken, güvenlik önlemleri doğrudan maliyet kalemi olarak görülür. Soma’daki felaketin altında yatan en temel yapısal nedenlerden biri de işte bu sistem.

    Bu modelde işçinin hayatı, muhasebe tablosunda bir “gider” olarak görünür. Üretim düştüğünde şirket zarar eder; güvenlik yatırımları, havalandırma sistemleri, acil tahliye planları hep “zarar hanesi”ne yazılır. Soma’da işletmeyi devralan özel şirket de tam olarak bu mantıkla hareket etti: Maksimum üretim, minimum güvenlik. Devlet ise yalnızca kendi payını alan ama işleyişe müdahil olmayan bir seyirciye dönüştü.

    Facia sonrası: İletişim çöktü, şirket basınla iletişimi kesti

    Soma faciasının ardından yalnızca bir kriz değil, aynı zamanda bir iletişim felaketi yaşandı. Şirket dört gün boyunca kamuoyuna hiçbir açıklama yapmadı, internet sitesini kapattı, basınla tüm ilişkisini kesti. Sessizlik, acının ve öfkenin büyümesini hızlandırdı. Nihayet yapılan açıklamalarda ise ölümler adeta işçilerin “hatalarına” bağlanarak sorumluluktan kaçıldı.

    Dönemin başbakanı ise Soma’da yaptığı basın toplantısında, “Bu işin fıtratında ölüm var” diyerek, vicdanları daha da kanatan bir söylemle hafızalara kazındı.

    Bu söylemler, sadece kriz iletişiminin değil; devletin vicdan refleksinin de çöktüğünü gözler önüne serdi.

    İleriye bakmak: Ne değişti, ne değişmedi?

    Ne yazık ki çok az şey. TMMOB’nin sunduğu çözüm önerileri hâlâ rafa kaldırılmış durumda. Ne bağımsız denetim sağlandı ne zorunlu teknik yeterlilik getirildi ne de iş güvenliği sistemleri kurumsallaştırıldı.

    Yıllar geçse de Türkiye’de madencilik sektörü yüksek risk altında, denetimsiz ve hâlâ özelleştirme politikalarının gölgesinde işlemeye devam ediyor.

    Sonuç: Soma, bugünün acil dönüşüm çağrısı

    Soma, yalnızca geçmişin karanlık bir sayfası değil bugünün acil bir dönüşüm çağrısı. 301 canın yitimi, Türkiye’nin çalışma rejimiyle, siyasal tercihleriyle ve toplumsal vicdanıyla yüzleşmesini zorunlu kılan bir eşik. O gün madende yalnızca bedenler değil, “kamusal sorumluluk” da göçüğün altında kaldı. Ve o enkaz, hâlâ kaldırılmayı bekliyor.


    Dosyada madende eşini kaybeden Naciye Kaya, aktivist Kamil Kartal, maden işçisi Ercan Çetinyılmaz, sendikacı Başaran Aksu, akvitist Kamile Çiftçi, psikolog Prof. Dr. Gökhan Malkoç, avukat Berrin Demir, TMMOB Maden Mühendisleri Odası’ndan Hürriyet Demirhan ve Dev-Maden Sen Genel Başkanı Tayfun Görgün yanıtları ile yer alıyor.


    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    6 Ağustos 2026

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    3 Ağustos 2026

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    30 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Tuncay Yılmaz

    Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

    Korkut Akın

    Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

    Mahsuni Gül

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    Asya Erdal

    Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Volkan Yaraşır

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    Kıvanç Eliaçık

    ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026

    Panelsan işçileri sendikal hakları için fabrika önünde direnişe başladı

    4 Ağustos 2026

    Doruk Madencilik işçilerinin Meclis yürüyüşü engellendi: “Haklarımızı alana kadar Ankara’dan ayrılmayacağız”

    4 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.