Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Özgür Özel’in masasındaki son anket: Yeni parti senaryosunda AKP geride kalıyor, Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP baraj altı!

    5 Temmuz 2026

    “NATO yoksullaşma, katliam ve yıkımdır”: İstanbul’da binlerce yurttaştan Ankara’daki zirve öncesi protesto yürüyüşü!

    5 Temmuz 2026

    Dilovası katliamı aileleri “ısmarlama” tahliyelere karşı Adalet Nöbeti’ni sürdürüyor

    5 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      NATO Zirvesi’nin ötesi

      3 Temmuz 2026

      Ateşin sesindeki hakikat: Madımak

      2 Temmuz 2026

      Madımak katliamını unutma, unutturma!

      1 Temmuz 2026

      Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

      23 Haziran 2026

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      Teşbihte hata olur…

      2 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 29 Ekim 1923’te gerçekte ne oldu? (2. Kısım)

    29 Ekim 1923’te gerçekte ne oldu? (2. Kısım)

    Siyasi Haber29 Ekim 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Cumhuriyet’in 97. Yılında Tarihçi Erdoğan Aydın ile Cumhuriyet’in ilanında kabul edilmiş parametrelerin bugünkü etkilerini konuştuk. Aydın: “Bizler bugün gerçek demokratlar, gerçek cumhuriyetçiler olarak ‘Siyasal İslamcılık 29 Ekim 1929’dan bugüne nasıl bu Cumhuriyet’in tepesine oturabildi?’ kısmıyla mutlaka yüzleşmek zorundayız.”

     


    SiyasiHaber


    Cumhuriyet’in ilanının 97’inci yılındayız. Her 29 Ekim’de Cumhuriyet’in ilanının anlamı üzerine kapsamlı tartışmalar oluyor. Bir yanda Cumhuriyet’in ilanının toplumsal ve siyasal olarak hiçbir özel manası olmadığı şeklindeki değerlendirmelere, diğer yanda ona çok özel manalar atfeden değerlendirmelere tanık oluyoruz.


    Cumhuriyet’in 97. Yılında Tarihçi Erdoğan Aydın ile Cumhuriyet’in ilan ediliş sürecini, manasını, Cumhuriyet’in ilanında kabul edilmiş parametrelerin bugünkü etkilerini konuştuk.


    Gerçekleştirmiş olduğumuz röportajın ilk bölümünü dün yayımlamıştık. İkinci bölümde ise Cumhuriyet’in ilanında kabul edilmiş parametrelerin bugünkü etkilerini değerlendiriyor.


     


    Cumhuriyet çok inançlı ve çok etnisiteli toplum gerçeğini reddederek ilan edilmiş görünüyor. Bunun bütün Cumhuriyet tarihi boyunca ne türden etkileri oldu? Bu bağlamda Cumhuriyet’i nasıl tanımlarsınız?  


    Olması gereken Cumhuriyet halkın yönetimi belirlemesidir. İster Tanrıdan ister yeryüzünden ister sermayeden güç alan bazı yetkililerin kuvvet kullanma kapasitesi olmamasıdır. Bunun yerine halkın yönetimi belirleme kapasitesi olmasıdır. Bunun en temel kurumları nedir? Seçim, meclis, bunların düzgün işlemesini sağlayan basın özgürlüğüdür, çoğulculuktur ve insanların kendi siyasal, sınıfsal hayallerine uygun olarak örgütlenebilecekleri çok partili bir sistemdir. Biz de ise iş böyle olmadı. Evet, bir Cumhuriyet ilanı vardır. Evet, 19. Yüzyılın sonu 20. Yüzyılın başında dünyanın bütün cumhuriyetlerinde ve demokrasilerinde bugün ki standartlarımızın çok gerisinde standartlar vardır. Ama eğer gerçekten cumhuri yönde bir ilerleme gözlemek istiyorsak bunların ölçütleri budur. Eğer bunlardan geriye bir gidiş söz konusuysa bunlardan geriye gidildiğini tespit etmek zorundayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilan edildiği gün 29 Ekim 1923, ne yazık ki cumhuri anlamda ileriye doğru bir atılım gerçekleşmemiştir aksine Birinci Meclis’te var olan çoğulculuk ortadan kalkmıştır. Örneğin, Nazım Bey isimli bir komünistin meclisteki çoğunluğun oylarıyla seçilemeyeceği bir yana, bir komünistin mecliste var olabilme hakkı bile ortadan kalkmıştır. 


     


    '1924 son kutlanan 1 Mayıs olacaktır'


    Birinci Meclis’i şimdiye kadar övgüyle yad ettim ancak Birinci Meclis’inde sorunları var. Daha sonra ulus ve Türklükle özdeşleştirilecek olan millet kelimesi, bu dönemde Müslümanlar anlamında kullanılmaktadır. Peki o zamana kadar Osmanlı arazisinde sadece Müslümanlar mı yaşıyordu? O ana kadar memlekette Ermeniler, Rumlar, Süryaniler ve Yahudiler vardı. Oysa Ankara Meclis’i daha en baştan bu coğrafyada yaşayan kesimlerin bir kısmını dışlamak üzerinden şekillenmiştir. Sadece Müslümanların meclisi olarak şekillenmiştir. Birinci Meclis öncesi Osmanlıda veya Anadolda Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar vardı. Birinci Meclis’te sadece Müslümanlar var. Ancak Müslümanların Kürt kanadı var, komünist kanadı var, liberal kanadı var… İkinci Meclis’te ise artık Müslümanların içinde de belli kesimler olmayacak. Bir müddet sonra 1925 Ocağında Elazığ ve çevresinde “Bizim haklarımızın tümünü inkar ettiniz” diyerek Seyh Said ismiyle anılan bir Kürt isyanı başlayacak. Bu isyanın arkasından Takrir-i Sükun diye bir yasa çıkarıldı. O yasadan sonra İstanbul’daki basının tümü, farklı düşünen ve düşünme ihtimali olan herkes sorgudan, tasfiyeden, partilerini kapatmaktan geçen bir sürece geçecekler. Örneğin; sosyalistlerin, komünistlerin hayatı bundan sonra hep polis operasyonlarıyla geçecektir. Bakın bu topraklarda 1 Mayıs ilk olarak 1976’da kutlanmadı. 1924 tarihi öncesinde 1 Mayıs kutlamak doğal bir refleksti. Fakat 1924 son kutlanan 1 Mayıs olacaktır. 1935’de Bahar Bayramı yapılacaktır. Bunlar aslında bir rejimin Cumhuriyet olması, Cumhuriyet yönünde devam edip etmemesi açısından önemlidir. Ve şu açık ki; siz bütün muhalif güçlere tasfiye ediyorsanız, işçilerin örgütlenme hakkını ve toprak reformunu da hayata geçirmiyorsanız, kırsal alanda yaşayan nüfusu toprak ağalarına ve İslamcı mantaliteye terk edersiniz. Dolayısıyla Cumhuriyet modernleşme projesi olarak ilericidir. Ancak kendi ayağına kurşun sıkarak muhasır medeniyetin ancak toprak reformundan, işçi haklarından farklı düşüncelerin kendilerini örgütlemesinden geçtiğini unutup yukarıdan aşağıya mühendislik yöntemleriyle örgütlendiği için İslamcılığın hakkından gelememiştir.  


     


    'İslamcılık bugün iktidardaysa dönüp yeniden bu Cumhuriyet'le bazı sorgulamalar yapmak zorundayız'


     21 Anayasası Kürtlere yönelik özerklik hakkını tanımış olsaydı, 21 Anayasası’nın girişinde ve Mecliste asılı olan “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” şiarının gereğine uygun davransaydı bu millet kaçınmaz olarak ileriye doğru atılacak olan adımları sahiplenir onları derinleştirirdi. Muhasır medeniyetlere ulaşmak çok daha kolay olurdu. Kadın erkek eşitliğini sağlamak çok daha kolay olurdu. Ama dediğim gibi bütün bunlar son 18 yılda her gün biraz daha pekişerek Siyasal İslamcı dayatmaların dumura uğrattığı toplumsal atmosferimizde ne yazık ki bu soğuk kanlılıkla tartışılamıyor. Oysa bizler bu durumu soğuk kanlıkla tartışmak zorundayız. Şunu özellikle belirtmek isterim bu günlerde benim özellikle kendileriyle dost olmak istediğim Kemalist insanlarla şunu rahatlıkla tartışabilmemiz lazım. Bizim gerçek anlamda ileriye gidebilmemiz muhasır medeniyetin çoğulculuk, sendika, ezilen ulusunda egemen ulus gibi kendini ifade edebilme hakkı, ezilen inancın yani Alevilerin kendilerini egemen inanç gibi ifade edebilme özgürlüğünün olduğu bir atmosferden geçiyor. Ne yazık ki Cumhuriyetçi arkadaşlarımız bunları hep bölücülük gibi görüyor. Oysa bunların olmadığı bir mekanda ne demokratik bir cumhuriyet mümkündür ne de haklar ve özgürlükler rejimi mümkündür. Biz 2020’nin 29 Ekim’ini Siyasal İslamın bu kadar ağır bir hegemonya bugün mutlaka dönüp geçmişi gerçek demokratlar gerçek cumhuriyetçiler olarak 29 Ekim 1929’dan bugüne “Niçin yüzyıl sonrasında Siyasal İslamcılık bu Cumhuriyet’in tepesine oturabildi” kısmıyla mutlaka yüzleşmek zorundayız.  


     


    Röprtajın devamı için video röportajı izleyebilirsiniz.



     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

    3 Temmuz 2026

    Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

    30 Haziran 2026

    “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

    27 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Tuncay Yılmaz

    NATO Zirvesi’nin ötesi

    Asya Erdal

    Ateşin sesindeki hakikat: Madımak

    Muhsin Dalfidan

    Madımak katliamını unutma, unutturma!

    Toros Korkmaz

    Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Teşbihte hata olur…

    Özgür Müftüoğlu

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    Murat Sevinç

    2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

    Aziz Çelik

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Dilovası katliamı aileleri “ısmarlama” tahliyelere karşı Adalet Nöbeti’ni sürdürüyor

    5 Temmuz 2026

    Sermayeye vergi muafiyeti, emekliye sefalet ücreti

    3 Temmuz 2026

    MESEM raporları: MEB 13, İSİG en az 20 öğrencinin yaşamını yitirdiğini açıkladı

    1 Temmuz 2026
    KADIN

    EŞİK’ten 12. Yargı Paketi uyarısı: “Eşit miras hakkı tehlike altında”

    27 Haziran 2026

    Batman’da şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojwelat Kızmaz’ın otopsi raporu ortaya çıktı: Tırnak örneğinde erkek DNA’sı bulundu

    25 Haziran 2026

    TJA’nın Özel Batman Şifa Bakım Merkezi önündeki adalet nöbeti devam ediyor

    21 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.