Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Küresel Sumud Filosu saldırıya rağmen yoluna devam ediyor

    18 Mayıs 2026

    ‘Türkiye’ Sultanı Abdülhamid

    18 Mayıs 2026

    Kuşadası Kent Dayanışması’ndan belediyeye acil çağrı: “Rant projesine karşı kendi meclis kararınıza sahip çıkın, imar planına dava açın!”

    18 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      ‘Türkiye’ Sultanı Abdülhamid

      18 Mayıs 2026

      Yusuf Tekin bu yazının altına “istifa ettim” yazarsa çocuklar rahat bir nefes alacak

      18 Mayıs 2026

      19 Mayıs ve Pontos gerçeği

      18 Mayıs 2026

      Şirîn û xweş e zimanê Kurdî

      15 Mayıs 2026

      Teknolojik cumhuriyet ya da dijital imparatorluk

      14 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

      17 Mayıs 2026

      ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

      14 Mayıs 2026

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 10 yıl sonra Mustafa Kahya

    10 yıl sonra Mustafa Kahya

    Tuncay Yılmaz28 Eylül 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Mustafa Kahya’nın aramızdan ayrılışının üzerinden 10 yıl geçti.

    Çok şey söylendi, çok şey anlatıldı Kahya için. Hepimizin ortak bir Kahya’sı vardı ama herkesin kendi kahyası da vardı. Herkes zaman zaman Kahya’yı konuşturdu kendi arzuları, istekleri yönünde. Kendi görmek istediği gib, olsun istediği gibi anlattı Kahya’yı. Hatta eksiklerimizin, yanlışlarımızın, yetmezliklerimizin üstünü örttük yer yer Kahya’nın anısıyla.

    Çözemediğimiz sorunlar karşısında “Keşke Kahya olsaydı” dedik pek çoğumuz. Bugün de böyle yapıyoruz ne yazık ki. Yetmezliklerimizin yükünü bir kez daha Kahya’nın omuzlarına yükleyip, işimizi kolaylaştırdığımızı düşünüyoruz belki de.

    Biraz da haksızlık ettik belki böyle yaparak; bilirsiniz, bir insanı gerçekten öldürmenin en iyi yolu onu hatasızlaştırmak, insanüstüleştirmek, putlaştırmak, ilahlaştırmaktır.

    Oysa Kahya insandı. Doğruları, yanlışları, hataları, eksikleri, fazlaları olan bir devrimci. Marx’ın Kartacalı şair Terentius’tan alarak kullandığı ve Kıvılcımlı’nın da mezar taşına yazdırdığı “Homo sum, humani nihil a me alienum puto / İnsanım ben, insana dair hiçbir şey bana yabancı değildir” sözü Kahya için de geçerli.

    Kahya’nın erken vedasının onuncu yıl dönümünde onun eksikleri, hataları şunlar şunlardı diye anlatmaya girişecek değilim; ancak Kahya’nın putlaştırılmasına / taşlaştırılmasına ve bu yolla gerçekten ölüleştirilmesine karşı bir not düşmek istedim tarihe.

    ***

    Bu notu düştükten sonra bugünden, bugünkü ihtiyaçlarımızdan bakarak Kahya’nın kimi olumlu özelliklerine vurgu yapmak istiyorum.

    Bugüne kadar çok sık vurguladım, vurguladık; Kahya’nın en kıymetli özelliklerinin başında “örgüt insanı olması” geliyor. Her koşulda örgütlü mücadele sıkı sıkıya sarılması benim de en çok etkilendiğim yönüydü kuşkusuz. Ama başka özelliklerini öne çıkarmak istiyorum bugün.

    Kahya kendisinde teorisyenliği, örgütçülüğü ve pratikçiliği sentezleyebilmiş bir devrimciydi. Ne teori işini birilerine havale edip dar pratikçiliğe düşen bir çizgideydi, ne de “ben düşünür yazarım, diğerleri de yapar” üstenciliğine prim verirdi. Her zaman örgütün, pratiğin ve teorinin sorunlarına kafa yordu, zaman ve emek harcadı. Örnek alacağımız ve yeni kuşaklara örnek göstereceğimiz bir devrimcilik modelidir bu.

    “Küçük iş / büyük iş” ayrımı yapmayan, gündelik devrimci faaliyetin işin omurgası olduğunu bilerek disiplinli ve istikrarlı biçimde sürdüren bir devrim emekçisiydi Kahya. İhtiyaç parti bürosunun açık tutulmasıysa onu yapan, ittifak görüşmelerinde partinin temsil edilmesiyse en iyi şekilde temsil eden, bir basın açıklamasında pankart tutmaktan onbinlerce insanın katıldığı mitingde konuşma yapmaya tüm faaliyetlere küçümsemeden, seçicilik yapmadan, devrimci görev ve sorumluluk anlayışıyla yaklaşan bir devrimciydi. Keyfine göre, kafası estiğinde, boş zamanlarında ve konfor alanlarını önde tutarak değil sorumlu, sürekli ve sistematik devrimcilik yapanlardandı.

    En basitinden en karmaşığına, yerelden ulusala, küresele, partiden, ittifaka, cepheye, enternasyonale stratejik bir berraklık ve tutarlılıkla hareket etmeyi becerenlerimizdendi Kahya. Yeniden Kuruluş paradigmasının bütünlük kazanmasında, detaylandırılmasında ve inceltilmesinde bu stratejik netliğinin katkısı büyüktü. Proletarya sosyalizmi perspektifine bağlı ve bunu mümkün kılabilmek için işçi sınıfının, kadınlarla, ezilen halklar ve inançlarla, LGBTİ+larla, ekoloji hareketiyle ve bunların küresel çaptaki yansılarıyla birlikte hareketini olmazsa olmaz sayan ihtilalci bir duruşu vardı kapitalizm karşısında. Bu netlik Kahya’nın örgütlü mücadelenin en küçük hücresinden en karmaşık metabolizmasına sade, duru, komplekssiz, mütevazı bir katılım, katkı sağlamasına imkan veriyordu.

    Faşizmin artık pek çok alanda kurumsallaştığı ve iktidarını mutlaklaştırmak için yeni hamleler yaptığı bu süreçte Kahya’nın vurgulayacağım son özelliği ise rekabetçiliğe karşı dayanışmaya verdiği önemdi. Geçmiş deneyimlerden çıkarttığı derslerle rekabetin kaybettirdiği, dayanışmanın kazandırdığı yönünde net bir bakış açısı vardı. Bu tutumundan dolayı kimileri onu “yeterince uyanık olmamakla” eleştirse dahi, rekabetçi anlayışla kazanıldığı sanılan “küçük zaferlerin” sonuçta ne büyük hüsranlara varacağını hatırlatırdı her daim. Geçtiğimiz on yılda ve onun bu bakış açısını haklı çıkartan ne çok deneyim yaşadık değil mi?

    Kahya’nın dediği gibi, hele ki faşizmin kol gezdiği şu günlerde rekabet hepimize kaybettirir, dayanışma hepimizi güzelleştirir. Onun çok sevdiği bir sloganla bitireyim onuncu yıl selamlamamı: “Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz !”.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    ‘Türkiye’ Sultanı Abdülhamid

    18 Mayıs 2026

    Yusuf Tekin bu yazının altına “istifa ettim” yazarsa çocuklar rahat bir nefes alacak

    18 Mayıs 2026

    19 Mayıs ve Pontos gerçeği

    18 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Nevzat Onaran

    ‘Türkiye’ Sultanı Abdülhamid

    Mehmet Murat Yıldırım

    Yusuf Tekin bu yazının altına “istifa ettim” yazarsa çocuklar rahat bir nefes alacak

    Tamer Çilingir

    19 Mayıs ve Pontos gerçeği

    Mehmet Murat Yıldırım

    Şirîn û xweş e zimanê Kurdî

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    Şebnem Oğuz

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    MESEM’ler ve OSB’lerdeki meslek liseleri: Eğitim kurumu mu, çocuk işçi bulma kurumu mu?

    17 Mayıs 2026

    Üsküdar’da emekçilerden ara zam haykırışı: “Açlık sınırının altında yaşamayı reddediyoruz”

    17 Mayıs 2026

    Kütahya’da madenciler isyanda: Egetaş Kömür İşletmesi’nde iş bırakma eylemi

    15 Mayıs 2026
    KADIN

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026

    Kadınların sesini sahneye taşıyan “Adımı Hatırla” oyunu yoğun ilgi gördü

    18 Mayıs 2026

    Şüpheli kadın ölümleri için adalet çağrısı: “Cezasızlık erkek şiddetini büyütüyor”

    10 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.