Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İran’da protestolar 55. gününde yeniden yükseldi

    22 Şubat 2026

    Barış Akademisyeni Doç. Dr. Gül Köksal Görevine iade edildi

    22 Şubat 2026

    Emin Alper’den Berlinale’de Gazze ve Rojava mesajı; Gümüş Ayı kazandı

    22 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Arjantin’in yeni iş kanunu işçinin ayağına kölelik prangası vurdu

      21 Şubat 2026

      Suriye’de Alevi soykırımı sürüyor

      19 Şubat 2026

      Arjantin işçi reformu tasarısı: sermaye ve devletinin sınıf intikamı

      18 Şubat 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi-3 / Türkiye kapitalizminin yeni dinamikleri

      17 Şubat 2026

      Münih’te Kürtler ve Diplomasi Eşiği

      17 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Cemil’in manifestosu

      16 Şubat 2026

      Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası ve patriyarkal kapitalizmin ifşası

      15 Şubat 2026

      Başkanın tüm tarafları

      15 Şubat 2026

      Sınırdan dönen meyve sebzeyi yiyor muyuz?

      15 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Yök Yok Ol – Güney Bekdaş

    Yök Yok Ol – Güney Bekdaş

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    “’Yozlaşmaya, ülkede akan kana, kaosa dur demek için” ibareleriyle gerekçelendirilen ancak esasen emekçilerin ve ezilenlerin devrimci mücadelesini boğmak için tezgâhlanan 12 Eylül askeri darbesinin ürünü olan YÖK, 6 Kasım 1981’de kuruldu.

    Bilimi, sermayenin boyunduruğuna sokan, paralı eğitimin kapılarını açan ve düşünmeyen, sorgulamayan, araştırmayan sözde bilim insanlarını yetiştirecek olan Yükseköğretim Kurumu (YÖK) karşımıza postal sesleri eşliğinde çıkmıştı.

    YÖK’ün kuruluşuyla, özellikle 1980’den önce oldukça güçlü olan ve toplumsal muhalefetin bütününü besleyen öğrenci mücadelesi bitirilmek isteniyordu ve bunun için üniversitelerin zaten kısmi olan özerkliğini ve demokratik yapısını yok edecek düzenlemeler yapılması hedefleniyordu.

    Darbelerin, doğaları gereği kendisine muhalif olan bütün kesimleri yok etme stratejisi vardır. 12 Eylül darbesi de devrimci, demokrat, yurtsever gençlerin buluştuğu üniversitelerin sesini kesmeliydi.

    Sadece öğrencilere değil, üniversitenin tüm bileşenlerine yönelik uygulanan sindirme politikası 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu’yla yürütüldü. Sol görüşlü olan birçok kamu personeli, akademisyen işlerinden atıldı, soruşturuldu, yargılandı.

    Bugün de eğitim, YÖK’ün tek tipleştirme politikasına hapsolmuş, tamamen cinsiyetçi unsurlarla örülü, bilimsellikten uzak, emekçi halkın erişimine kapalı, paralı ve eşitsiz, Türkiye ve özellikle Kürdistan halklarının anadillerini ve kültürlerini tanımayan bir halde biz öğrencilere sunuluyor. Biz öğrencilere: “Ya bunu kabul eder susarsın ya da diğer binlerce öğrenci gibi soruşturulur, fişlenir, yüzlercesi gibi yargılanır ve tutuklanılırsın” deniliyor.

    Sermayenin Üniversitedeki Tetikçisi YÖK

    Eskiden “cuntanın üniversite karakolu” olan YÖK, bugün de eğitim ve bilimin yuvası olması gereken üniversiteleri, sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiriyor. Yeniden yapılanma sürecinde olan YÖK, neo-liberal politikalar çerçevesinde üniversiteyi piyasaya entegre etmeyi amaçlıyor. Son yıllarda sıkça duyduğumuz Bologna süreci ile rekabetçi ve piyasacı fikrin eğitime adaptasyonu fiilen hayata geçiriliyor.

    Bugün AKP eliyle üniversitelere sokulmak istenen polis marifetiyle, postal seslerini tekrar duyuyoruz. Henüz on dokuz yaşında bir üniversite öğrencisi olan Ali İsmail’in ve daha nicelerinin katillerini üniversitelerde istemiyoruz. Dizleri titreyen iktidar, düşüncelerden ve düşünenlerden öylesine korkuyor ki bilim üretme alanlarımıza, en özgür olunması gereken okullarımıza bekçi köpeklerini dikmekten geri durmuyor ama bilinmelidir ki  ‘’YÖK, polis, medya ablukası dağıtılacak!’’

    Yıllardır inişli ve çıkışlı dönemlerden geçen gençlik mücadelesi, Haziran Direnişi ile son zamanların en dinamik dönemini yaşıyor. Haziran direnişi ile diktatöryal bir yönetim tarzını benimseyen Tayyip’e “Kes sesini!” diyebilmiş olan bu kuşak YÖK’ü yıkana kadar, YÖK ile hesaplaşmaya devam edeceğini ilan ediyor.

    İsyanın ve arayışın öznesi olan gençlik, popüler tüketim kültürünün bütün kuşatmalarından sıyrılmayı ancak sistemle mücadele ederek başarabilir. Bundan dolayı da üniversitede; bilimsel olmayan, cinsiyetçi, paralı, şoven, anti-demokratik eğitime maruz kalan gençlik bu çarpık işleyişin merkezinde olan YÖK’e karşı parasız, bilimsel, ırkçı ve cinsiyetçi olmayan, demokratik bir eğitim için mücadelesini yükseltmelidir.

    YÖK tam da kuruluşunun 32. Yıl dönümünde disiplin yönetmeliğinde yaptığı değişikliklerle aslında otuz iki yıldır değişmediğini gözler önüne serdi. Yapılan değişikliklere göre; soruşturma geçiren öğrenciler, haklarındaki inceleme tamamlanmadan okuldan uzaklaştırılabilecek, bildiri dağıtmak, afiş ve pankart asmak kınama ile cezalandırılacak, suç sayılan öğrenci eylemine katılanlara ceza verilecek.

    Kriterleri keyfiyetle belirlenecek olan bu yasaklar ve cezalar manzumesiyle üniversitenin sindirilmek ve teslim alınmak istendiği çok açık.

    Forumlardan 6 Kasım’a Mücadele Büyüyor

    31 Mayıs gecesinden itibaren sokaklarda direnişte olanlar bugün de forumları oluşturuyorlar. Kent ve mahalle forumları heyecanla beklenen Eylül ayının gelmesiyle üniversitelere de taşındı. Üniversitenin bütün bileşenleri tartışacak yeni bir kürsü buldular kendilerine. Kimi üniversitelerde az kiminde çok kişinin katılımıyla toplanan forumlar Gezi İsyanının bize öğrettiklerini mücadelenin ana damarlarından olan üniversitelere taşımamızı sağladı.

    Herkesin fikirlerini özgürce dillendirebildiği, kolektif iş yapmanın öğrenildiği forumları sahiplenen öğrenciler, akademisyenler, üniversite emekçileri bugünlerde de YÖK’ü tartışıyor. 6 Kasım’da da hep birlikte YÖK’e ve onun düzenine başkaldırdıklarını bir kez daha hep bir ağızdan haykırdılar.

    Kokuşmuş bu sistemden, onun sürdürücüsü bu katil devletten, kalıplara sığmayacak olan bizleri tek bir kalıba sokmaya çalışanlardan, üniversiteleri sermayeye peşkeş çeken YÖK’ten, yaşam alanlarımız çalanlardan alacaklıyız. Tüm öğrencileri özgürleşme mücadelesini sınıf sınıf, kampüs kampüs örmeye çağırıyoruz.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Arjantin’in yeni iş kanunu işçinin ayağına kölelik prangası vurdu

    21 Şubat 2026

    Suriye’de Alevi soykırımı sürüyor

    19 Şubat 2026

    Arjantin işçi reformu tasarısı: sermaye ve devletinin sınıf intikamı

    18 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Fatoş Osmanağaoğlu

    Arjantin’in yeni iş kanunu işçinin ayağına kölelik prangası vurdu

    Tuncay Yılmaz

    Suriye’de Alevi soykırımı sürüyor

    Fatoş Osmanağaoğlu

    Arjantin işçi reformu tasarısı: sermaye ve devletinin sınıf intikamı

    Volkan Yaraşır

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi-3 / Türkiye kapitalizminin yeni dinamikleri

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Mehmet Horuş

    Cemil’in manifestosu

    Deniz Yazgan

    Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

    Siyasi Haber

    Epstein dosyası ve patriyarkal kapitalizmin ifşası

    Fehim Taştekin

    Başkanın tüm tarafları

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Polyak Madencilik’te direniş sürüyor

    21 Şubat 2026

    Soma Termik Santrali’nde 87 işçi ücretsiz izne çıkarıldı

    21 Şubat 2026

    Afşin Elbistan A termik santralinde işçi kıyımı

    20 Şubat 2026
    KADIN

    24 saatte 6 kadın katledildi

    21 Şubat 2026

    Bir günde 4 kadın katledildi

    18 Şubat 2026

    Maden işkolunda bir kadın sendikacı

    15 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.