Derleyen: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Deprem bugün saat 10.40’ta Urfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana geldi. AFAD, depremin büyüklüğünü 5,4, derinliğini ise yaklaşık 7 kilometre olarak açıkladı. Sarsıntı Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep, Malatya, Mardin ve çevre illerde de hissedildi. AFAD kayıtlarında saat 10.59’da Karaköprü’de 2,4 büyüklüğünde bir sarsıntı da yer aldı.
Kandilli Rasathanesi ise ilk açıklamasında depremin büyüklüğünü 5,8 olarak duyurdu, daha sonra 5,5 olarak revize etti.
Urfa Valisi Hasan Şıldak, ilk saha incelemelerinde can kaybı ve yıkım tespit edilmediğini açıkladı. Kentteki eğitim kurumlarında da gün boyunca eğitime ara verildi.
Depremin kaynağı Bozova Fayı mı?
Depremin ardından uzmanların önemli bölümü Bozova Fayı üzerinde durdu.
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Bozova Fayı’nın 2026’da güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası’nda yaklaşık 55 kilometre uzunluğunda, sağ yanal doğrultu atımlı bir diri fay olarak tanımlandığını söyledi.
Sözbilir’e göre Bozova Fayı’nın yaklaşık 7 büyüklüğüne ulaşabilecek deprem üretme potansiyeli bulunuyor ve fay uzun süredir suskun. Ancak bu değerlendirme, daha büyük bir depremin bugün ya da yakın zamanda gerçekleşeceği anlamına gelmiyor.
Prof. Dr. Okan Tüysüz de bugünkü depremin 6 Şubat depremlerini oluşturan faylardan farklı bir fay üzerinde meydana geldiğini belirterek Bozova Fayı’na dikkat çekti. Tüysüz, fayın en az 60-70 kilometrelik bölümünün aktif olduğunu, daha geniş fay sisteminin ise 100 kilometrenin üzerine çıktığını ifade etti. Bununla birlikte, böyle bir fayın büyük deprem üretme potansiyeli bulunmasının depremin “bugün ya da yarın” gerçekleşeceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Naci Görür: Bölge enerji biriktiriyor
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, deprem sonrasında yaptığı değerlendirmede Urfa-Pınarbaşı bölgesinde daha önce de deprem beklediğini belirtti.
Görür, sarsıntının Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı’ndaki kırılmaların ardından bölgedeki gerilimle ilişkili olabileceğini ifade etti. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası’nın levha kenarında enerji biriktiğine dikkat çeken Görür, depremin meydana geldiği bölgenin Doğu Anadolu Fayı ve Bozova Fayı’na yakın olduğunu söyledi.
Görür ayrıca bölgedeki sismik hareketliliğin yalnızca bugünkü deprem üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine işaret etti.
Övgün Ahmet Ercan: “Öncü deprem değil”
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise bugünkü depremin Bozova Kırığı üzerinde meydana geldiğini belirtti.
Ercan, 5,5 büyüklüğündeki depremin orta büyüklükte olduğunu ve “öncü deprem” niteliğinde olmadığını söyledi. Ercan’ın değerlendirmesine göre Bozova Kırığı’nın bugünkü depremden daha büyük bir deprem üretmesi beklenmiyor.
Böylece uzmanlar arasında önemli bir ayrım ortaya çıkıyor. Bazı uzmanlar Bozova Fayı’nın uzunluğu ve geçmiş aktivitesi nedeniyle daha büyük deprem üretme potansiyeline dikkat çekerken, Ercan bugünkü sarsıntının kendisinin daha büyük bir depremin öncüsü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söylüyor.
Bozova Fayı geçmişte de deprem üretti
Bozova Fayı, Urfa ile Adıyaman arasında, Arap Levhası’nın kuzeybatı kesiminde yer alan ve yaklaşık 55 kilometre uzunluğa ulaşan sağ yanal doğrultu atımlı bir fay olarak tanımlanıyor. Güncel paleosismoloji çalışmalarında fayın beş segmente ayrıldığı belirtiliyor.
Bölgenin geçmiş sismik hareketleri de dikkat çekici.
2 Mart 2017’de Samsat merkezli 5,5 büyüklüğünde, 24 Nisan 2018’de ise 5,1 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Bilimsel çalışmalarda bu depremler Bozova Fayı ve çevresindeki fay sistemiyle ilişkilendiriliyor. 2017 depreminde 13 kişinin yaralandığı da dönemin kayıtlarında yer alıyor.
Araştırmalara göre Bozova Fayı çevresinde 1990’dan günümüze M3,5 ve üzeri çok sayıda deprem kaydedildi. Paleosismoloji çalışmalarında ise bölgede aletsel dönemde M3 ile M5,5 arasında 582 deprem kaydı bulunduğu belirtiliyor.
2008 yılında Atatürk Barajı çevresinde de 5,2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş, bunu 4,6 ve 4,0 büyüklüğünde artçılar izlemişti. Bilimsel araştırmalar, 2008’deki hareketlilik ile 2017 ve 2018 Samsat depremlerinin mekanizmalarının birbirinden farklı değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
6 Şubat depremleriyle bağlantısı tartışılıyor
Bugünkü deprem sonrasında en çok sorulan sorulardan biri de sarsıntının 6 Şubat 2023 Maraş merkezli depremlerin devamı olup olmadığı oldu.
Prof. Dr. Şükrü Ersoy, bugünkü depremin Doğu Anadolu Fayı’ndan uzakta bulunan Bozova Fayı çevresinde meydana geldiğini ve 6 Şubat depremleriyle doğrudan bağlantılı değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Ersoy’a göre bölgedeki Bozova Fayı’nın uzunluğu, yaklaşık 6 büyüklüğüne yakın depremler üretmesini mümkün kılıyor.
Ersoy ayrıca, bugünkü sarsıntının müstakil bir deprem olması halinde zaman içerisinde küçülen artçıların meydana gelmesinin beklendiğini ve 4 büyüklüğüne kadar hissedilebilir artçıların yaşanabileceğini belirtti.
Uzmanların ortaklaştığı nokta: Artçılar izlenmeli
Bugünkü açıklamalarda uzmanlar arasında depremin gelecekte daha büyük bir sarsıntının habercisi olup olmadığı konusunda farklı değerlendirmeler bulunuyor. Ancak bölgenin diri faylar açısından tamamen risksiz olmadığı konusunda ortak bir tablo ortaya çıkıyor.
Özellikle Bozova Fayı’nın geçmişte deprem üretmiş olması, fayın uzunluğu ve bölgedeki tarihsel ve aletsel sismik hareketlilik, Urfa ve çevresindeki deprem tehlikesinin yalnızca bugünkü sarsıntı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.
Öte yandan bir fayın deprem üretme potansiyeli bulunması, belirli bir tarihte veya kısa süre içerisinde büyük bir deprem meydana geleceği anlamına gelmiyor. Bugünkü sarsıntının ardından özellikle artçıların dağılımı, büyüklükleri ve hangi yönde yoğunlaştıkları önümüzdeki saatlerde bölgedeki sismik hareketliliğin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
Cumhuriyet tarihinde büyük depremler
Türkiye, Cumhuriyet tarihi boyunca çok sayıda büyük depremle karşı karşıya kaldı. Bu depremler arasında özellikle 1939 Erzincan, 1999 Marmara ve 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler, yol açtıkları can kaybı ve yıkım açısından ülkenin yakın tarihindeki en ağır afetler arasında yer aldı.
1939 Erzincan depremi
27 Aralık 1939’da meydana gelen Erzincan Depremi, Türkiye’nin 20. yüzyıldaki en ağır deprem felaketlerinden biri oldu. Depremde on binlerce kişi hayatını kaybederken Erzincan başta olmak üzere geniş bir bölgede ağır yıkım meydana geldi. Resmî raporlarda depremde 32 bin 962 kişinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor.
1999 Marmara depremleri
17 Ağustos 1999’da Kocaeli ve çevresinde meydana gelen Marmara Depremi, İstanbul başta olmak üzere geniş bir bölgede hissedildi. Deprem ve ardından yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin deprem politikaları ve afet yönetimi açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Resmî verilere göre 17 Ağustos depreminde 17 bin 480’e yakın kişi hayatını kaybetti. Aynı yılın kasım ayında meydana gelen Düzce Depremi de önemli can ve mal kaybına yol açtı.
6 Şubat 2023 depremleri
6 Şubat 2023’te Maraş merkezli meydana gelen iki büyük deprem, Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır deprem felaketi olarak kayıtlara geçti. Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Antep, Adana, Osmaniye, Kilis, Diyarbakır ve Urfa’nın da aralarında bulunduğu 11 ilde geniş çaplı yıkım yaşandı. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı verilerine göre 1900-2023 döneminde can kaybı ve ağır hasar bakımından en büyük deprem 2023 Kahramanmaraş depremleri oldu.
