Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Lübnan Sağlık Bakanlığı İsrail saldırılarının bilançosunu açıkladı: Ölü sayısı 2 bin 795’e yükseldi

    9 Mayıs 2026

    İran’da insan hakları ihlalleri tırmanıyor: İdamlar, gözaltılar ve ağır baskılar

    9 Mayıs 2026

    Milas’ta Akbelen direnişçisi Esra Işık için adalet nöbeti başladı

    9 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

      6 Mayıs 2026

      Her bijî Amedspor!

      2 Mayıs 2026

      Devrimciler de ölür, ama…

      2 Mayıs 2026

      1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

      30 Nisan 2026

      1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

      30 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026

      Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

      3 Mayıs 2026

      2026’da emeğin durumu

      3 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Sürekli Devrim Hareketi’nin Cumhurbaşkanlığı seçim tavrı

    Sürekli Devrim Hareketi’nin Cumhurbaşkanlığı seçim tavrı

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Türkiye’deki bütün seçim sistemleri ve tabi en başta da %10 seçim barajı, emekçilerin gerçek çıkarlarını savunan siyasi öznelerin önünü kesmek için dizayn edilmiştir. 1960’lar ve TİP deneyiminden egemen sınıfların çıkardığı sonuç, sosyalistlerin önünün seçim süreçlerinde de kesin bir şekilde kesilmesiydi. Bu çerçevede ilk büyük darbe 12 Mart’ta daha sonraki ise 12 Eylül ile indirildi. %10 barajı ve diğer engeller de o günden bugüne kıskanç bir şekilde muhafaza edildi.

    2014’te ilk kez yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri, iki turlu olduğundan belki de emekçi sınıfların gerçek temsilcileri olan adayların kendisini göstermesine fırsat verebilirdi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin iki turlu olduğu ülkelerde küçük partiler, başarı gösterebiliyordu, çünkü ilk turda insanlar gönüllerinden geçen aday ya da partilere oy verebiliyorlardı. Türkiye’de ise bu ihtimal baştan engellendi. 20 milletvekilinin imzası adaylık için önkoşul haline getirilince aday sayısı 3’e düştü. Dolayısıyla işçi sınıfı ve gençliğin mücadelesi, demokratik haklar engellenmek suretiyle bir kez daha saldırıya maruz kalmış oldu.

    Demirtaş Neden Desteklenmeli?

    Sağ ideolojinin Türk-İslam geleneğinden gelen Amerikancı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun neden desteklenmemesi gerektiği üzerine fazla durmayacağız. Zaten bu konuda bolsevik.org’da ziyadesiyle yazıldı, çizildi. Esas mesele Demirtaş’a ilişkin olandır.

    Demirtaş, “kızıl” bir figür değil, kendisini de öyle sunuyor değil zaten. Yani işçi sınıfının en ileri çıkarlarının yılmaz bir savunucusundan söz etmiyoruz. Diğer taraftan Demirtaş, Kürt halkının özlem ve acılarının ifadesi olmasının yanında sol bir figürdür ve sol yanı net olan bir seçim kampanyası yürütmektedir. Bu özellikler Demirtaş’ın iki sağcı aday karşısında desteklenmesi için yeterlidir. Yani, Demirtaş’ı RTE ve Eİ’ye ekleyip “bunların hiçbirinden fayda gelmez demek” gerçeklikten epeyce kopacak kadar sekterleşmek anlamına gelir.

    Neticede Demirtaş’ın partisi HDP’ye katılmaktan ya da HDP’nin siyasi çizgisinin onaylanmasından bahsetmiyoruz, bayrakları karıştırmıyoruz. Demirtaş’ı kızıla boyamıyoruz, eleştirilerimiz bakidir; ama ileri işçiler ve sosyalistler, Demirtaş’a burun kıvırıp kenarda duramazlar. Bunun anlamı siyasetsiz ve atıl kalmaktır. Oysa Demirtaş’ın Batı’da sağlayacağı anlamlı oy artışları, Eİ’ye tepki olarak algılanacak ve ülkedeki “sol damara” yazılacaktır. Bu da kabul edelim ki önemsenmesi gereken bir durumdur. Üstelik CHP’nin solunda sayılabilecek emekçilerde Demirtaş’a yönelik kayda değer bir eğilimin varlığı da su götürmezdir.

    İşçi sınıfının sosyalist alternatifleri bugün için HDP’ye şartlar dayatacak durumda değil, bugün maalesef böyle bir güçten söz edemeyiz; ama işçi sınıfının devrimci siyasi alternatifi, bağımsız bir güç olarak mesafe kat ettiğinde bunu pekala yapacaktır. Ama bunun için öncelikle Türkiyeli sosyalistlerin mücadelenin hakkını vererek ileri işçiler için gerçek bir alternatif durumuna yükselmesi gerekir.

    Kemalizmden Sekterliğe

    Ekmeleddin İhsanoğlu’nu beğenmeyip aynı zamanda Demirtaş’a da destek olmayacak geniş kesimlerin açık ara en kalabalık olanını, kuşkusuz, Kemalizmin etkisi altında olanlar oluşturuyor. Bu kesimler, ulusalcı olduklarından ya da ulusalcılığın etkisi altında olduklarından Kürt ulusal hareketi ile hiçbir surette yan yana gelmezler. Kimileri bu yanını sol retoriğin arkasına gizlemeye çalışsa da Kürt dinamiği açısından her şey açık. Bu durumda radikal Kürt gençlerinin Türkiye sosyalist hareketine yönelik ön yargıları muhakkak ki güçleniyor. Ortalama bir Kürt genci şöyle düşünüyor: “Eİ ve RTE’nin yarıştığı bir seçimde bile Demirtaş gibi bir adayı desteklemiyorlarsa bunların Kürtlerle problemi vardır.” Bu gibi ön yargıların gelişmesi sosyalist hareket için ciddi bir tehlikeye işaret etmektedir, zira Kürt ulusal hareketi emek ve demokrasi mücadelesindeki kritik bir müttefiktir. Kuyrukçuluk bir yana, işbirliği zeminlerinin korunması sosyalist hareket için büyük önem arz etmektedir. Unutmamak gerekir ki her şeye rağmen coğrafyamızda, sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’da çapında, emek hareketinin cephe kurabileceği çok az sayıdaki sol güçten birisi Kürt ulusal hareketidir. Hatırlatacak olursak Kürt ulusal hareketinin alternatifi, ne yazık ki Türkiye Kürdistanı’nda Hizbullah, Rojava ve Hewler’de IŞİD’dir. Dolayısıyla boykot gerekeçesi olarak sıkça dile getirilen HDP’nin Gezi sürecindeki negatif tavrı, (ki SDH, Kürt ulusal hareketinin Gezi’deki tutumunu en başından beri, daha Haziran Günleri sırasında eleştirmiştir) köprülerin atılması ve Demirtaş’ın defterden silinmesi gerektiği anlamına gelmez.

    Demirtaş’a karşı Kemalist reflekslerin dışında her zamanki sekter, apolitik, boykotçu eğilimleri de görebiliyoruz. Bunların bir çoğu, Kürt ulusal hareletine olmadık misyonlar yüklüyorlar ve uğradıkları hayal kırıklığı karşısında da veryansın ediyorlar. Demirtaş’a “işçi sınıfı mücadelesini bütünüyle kucaklaması” koşulunu getirenler bile oldu. İyi de Demirtaş’ın böyle bir misyonu yok ki. Demirtaş böyle bir misyon yüklenebilecekse sosyalistlere neden gerek olsun? Hem Demirtaş, aynı Demirtaş; Kürt ulusal hareketi, aynı hareket. Bir işçi hareketi ve işçi önderinden bahsetmiyoruz ki. Geçmişte BDP ile aynı partide veya aynı seçim platformlarında buluşanlar, Demirtaş’ı şimdi mi fark ettiler. Yani bundan 5 sene evvel BDP işçi hareketini kucaklıyordu da şimdi mi kucaklamıyor? Üstelik Demirtaş, Kürt ulusal hareketinin en soldaki isimlerinin başında geliyor. Kısacası, birçok durumda sekterlikle oportünizm el ele gidiyor. Hatırlatmak gerekir ki sekter tutumlar, işçi mücadelesi için kimi zaman en az oportünizm kadar tehlikeli olabiliyor.

    Sınıf mücadelesindeki anahtar, sosyalizmin örgütlü gücünde yatmaktadır. Eğer Marksistler, işçi sınıfı ve gençliğin devrimci gücünü inşa edebilirlerse bu durumda ileri işçiler gönül rahatlığıyla tercihlerini yapacaklardır. Böyle bir gücün varlığı koşullarında Kürt ulusal hareketi ile eşitlik temelinde bir ilişki kurulabilecektir. Bu da ittifaklar ve de ayrılıkları birlikte kapsayacaktır. Kürt ulusal hareketi ile sağlıklı bir ilişki ancak bu temelde kurulabilir. Ne kuyrukçuluk, ne ulusalcılık, ne de sekterlik bataklığına saplanmamanın en büyük teminatı, sosyalist inşa görevinin yerine getirilmesidir. Geleceğimizi kazanmamız için bu görevi başarıyla yerine getirmek zorundayız.  

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Rahmetliyi nasıl bilirdiniz – Metin Uzunöz

    15 Eylül 2015

    Filistinli çocuklar için de Demirtaş! – Gökcan Aydoğan

    15 Eylül 2015

    Bir Galibiyet Öyküsü: “Selo Başgan” şahsında somutlaşan ilkeler siyaseti kampanyası – Ulaş Gündoğan

    15 Eylül 2015
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

    Mehmet Murat Yıldırım

    Her bijî Amedspor!

    Muhsin Dalfidan

    Devrimciler de ölür, ama…

    Mehmet Murat Yıldırım

    1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Aziz Çelik

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    Fehim Taştekin

    Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Öğretmene mobbing ve taciz uygulayan müdür yardımcısına hapis cezası

    8 Mayıs 2026

    Van’da kayyım mağduru işçilerin direnişi 282. gününde: “Vazgeçmeyeceğiz!”

    6 Mayıs 2026

    Diyarbakır’da iş cinayeti: Şalteri kaldırmak isteyen işçi can verdi

    6 Mayıs 2026
    KADIN

    Sosyal-İş’ten “Kadının Görünmeyen Örgütlülüğü” çalıştayı

    8 Mayıs 2026

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.