Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Silahsızlanma ile barış arasında Kürt meselesi

    19 Mayıs 2026

    Erdoğan’ın imzasıyla 23 ilde büyük kıyım: 1 milyon metrekarelik orman alanı sınır dışına çıkarıldı!

    19 Mayıs 2026

    Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimine giderken sol parçalanıyor, aşırı sağ avantajını koruyor

    19 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimine giderken sol parçalanıyor, aşırı sağ avantajını koruyor

      19 Mayıs 2026

      Kürt Meselesi, Dil ve Barışın İnşası: Kavramlar Üzerinden Bir Toplumsal Analiz

      19 Mayıs 2026

      ‘Türkiye’ Sultanı Abdülhamid

      18 Mayıs 2026

      Yusuf Tekin bu yazının altına “istifa ettim” yazarsa çocuklar rahat bir nefes alacak

      18 Mayıs 2026

      19 Mayıs ve Pontos gerçeği

      18 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

      17 Mayıs 2026

      ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

      14 Mayıs 2026

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Senin bedenin benim canımdır – Gülfer Akkaya

    Senin bedenin benim canımdır – Gülfer Akkaya

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İsmi Kevser Eltürk. Kod adı, Ekin Wan. Bir haftadır hepimiz onu tanıyoruz. Özenle teşhir edildi. Devlet ve erkekler tarafından. Mahremi, yaşam hakkıyla aynı anda elinden alındı.

    Kadın gerillalar ne zaman gündem oldularsa genellikle cinsiyetçi perspektifle ele alındılar. Çatışmaların olmadığı zamanlarda güzellikleri, uzun örgülü saçları, ellerinde silah olsa dahi aslında nasıl barışçıl, nazik, yumuşak ve sevgi dolu olduklarından bahsedildi. Birden bire hepsinin bir hikâyesi olduğu keşfedildi.

    Çatışmaların olduğu sert durumlarda sanki yukarıda söylenenler hiç söylenmemiş gibi yeniden aynı nakarat yinelendi ve “bölücü teröriste” dönüşüverdiler. Haber metinlerinde öldürülen “terörist”lerin sayısı verilirken “şu kadar kadın terörist etkisiz hale getirildi” cümleleri kuruldu yeniden.

    Kadınların direnişlerini, gerilla olmalarını absürt görenler var hala. Çünkü onlara göre kadının yeri evi, ailesi. Erkeklerin dizinin dibi. Kadın dediğin annedir. Evlenir, çocuk doğurur erkeğe, aileye, devlete, vatana, millete, patronlara.

    Kadın savaşmaz, savaş yönetmez. O, erkeklerin çekip çevirdiği dünyada, karargâhlarda yönettiği savaşlara erkek çocuk doğurup yetiştirmekle yükümlüdür. Ya da o erkek çocuklarla evlenip onlara karılık yapacak kadınlar yetiştirmekle görevlidir.

    Sonra o savaşlarda öldürülen evladı için ağlayan anne oluverir. Oğlunun cenazesinde devlet erkânının yanında vitrinlik malzeme olur. Sıradaki evladını vatana feda eden fedakâr anne olarak devlet nişanını alır. Başka annelere çocuklarını savaşta ölüme göndermesi için seslenir. Rolü böylece tamamlanır.

    Ama tüm bunlara isyan edip karşı çıkarsanız bedelini ödersiniz. Kevser Eltürk (Ekin Wan) bunun bedelini ödedi. O, militarist, ırkçı, cinsiyetçi devletin makbul kadını olmadı. Hayallerinin, özgürlüğünün peşine takılan bir kadın oldu.

    Çoğumuz onu sadece devletin inkârcı, asimilasyoncu Kürt politikasına karşı direndiğini sanıyoruz ama o kadar basit değil. Evi, aileyi terk ederek, çocuk doğurmayı reddederek, anne olmak yerine gerilla olmayı seçerek o aslında ilk olarak erkek egemenliğini karşısına aldı.

    Militarizm gibi erkek egemenliğinin çok yoğun olduğu alana kadınlar direniyorsa orada evet birçok şey var, en çok kadın başkaldırısı var.

    Onun öldürülmüş bedeninden militarist yakada yer alan erkeklerin bu kadar korkmasının en büyük sebebi bu. Öldürülen erkek gerilla bedenlerine de işkence yapılıyor. Paramparça ediyorlar. Araçlara iple bağlayıp yerlerde sürüklüyorlar. Soyup üzerine basarak pozlar veriyorlar. Kulaklarını, burunlarını kesip kolye, küpe yapıyorlar. Bunların hepsini yapıyorlar ama bunları cinsiyetçi bir öfkeyle değil, düşman kiniyle yapıyorlar. Öç alıyorlar.

    Oysa kadın gerillaların bedenlerine de bunlar yapılıyor. Ayrıca kadın bedenine ve onun simgesi olan cinsel organlara özel işkenceler, cinsel saldırılar uygulanıyor. Bu, basit bir düşmandan öç alma yöntemi değil. Bu, erkeklerin kadın cinsinden, o cinsi kontrol altına almak için onların bedenlerine yönelik özel olarak tasarlanmış cinsel saldırı yöntemidir. Ortada düz bir savaşta kullanılan düşman hukuku yok, cinsler arası mücadelede kullanılan erkek vahşeti var. Aklını, fikrini, onurunu, direncini kıramadığı kadınların bedenlerine saldırarak güya onları teslim aldığını gösterme zorbalığı var.

    Erkeklik, kadın bedenini egemenlik alanı olarak kurgular ve ona göre saldırır. Erkeklerin erkeklerle savaştığı algısı yaratılmaya çalışılan erkeklik çöplüğünde kadın bedeni özellikle araçsallaştırılır.

    Asker, polis erkeklerin kadın gerilla bedenlerine yönelik cinsiyetçi saldırılarına karşı verilen tepkiler de bunu doğrulamıyor mu?

    Öldürülmüş ve çırılçıplak erkeklik meydanına bırakılmış kadın bedeni görselini medyaya sunanlar ve aman paylaşmayalım diyenler bir kimliği değil, bir bedeni görmediler mi? Kadına bir kere daha namus diye bakmadılar mı?

    Üstelik böyle yaparak düşmanın ekmeğine yağ sürmediler mi? Oysa daha dün 3 erkek gerillanın yine askerlerce soyundurulup, üzerine basılarak çekilmiş fotoğrafları çıktı? Bu fotoğraflara aman yaygınlaştırmayalım diyen kaç kişi çıktı. Çıktıysa bile hangi kaygıyla çıktı?

    Cinsiyetçiliğin en önemli silahlarından olan namus algısından kurtulmadıkça bir arpa boyu yol dahi alamazsınız. Cinsiyetçilikten arınmadıkça sağcı ya da solcu olun, devlet karşıtı ya da yandaşı olun fark etmez, hepiniz erkeklik kümesinin erkek elemanlarısınız.

    Namus değil, insanın mahremi önemli. O fotoğrafta insanı insanlığından utandıran, ürküten, kaygılandıran şey erkeklerin yapabileceği vahşetin hangi boyutlara ulaştığı idi. Mahremin nasıl ayaklar altına alındığına dair görüntüydü.

    Bunu özellikle yapıyorlar. Çünkü erkekler itaat etmeyen kadınları sevmiyorlar. Onlardan nefret ediyor, yok edilmesi gereken kişiler olarak görüyorlar. Her gün ülkenin her yerinde kadınların erkeklerce katledilip ölü bedenlerinin sokaklara serilmesi bundan.

    Çünkü baş kaldıran kadından çok korkuyor erkekler. Ecellerinden daha çok korkuyorlar. İşkence ve yanı sıra erkekliğin zulmüne uğramış Kevser Eltürk’ün (Ekin Wan) kadın bedeni de bize açık açık bunu söylüyor. Bakmayın etrafına dizilip aşağılık nefisleriyle o bedene baktıklarına. O beden ayaktayken ondan nasıl korktuklarını hepimiz biliyoruz.

    Kevser Eltürk (Ekin Wan) alnı değdirilerek üzerine yatırıldığı topraklar özgürleşin diye hayatını ortaya koydu. Aramızda bazıları ölümden korkmuyor, üzerine üzerine yürüyor. Kuşkusuz onların bu cesareti bizlerin hayatlarını etkiliyor, güzelleştiriyor. Aramızda başkalarının ulaşamayacağı bir bağ kuruyor.

    İşte bu yüzden işkencelerden ve erkekliğin zulmünden geçerek deforme olmuş o güzel bedeni özenle bulutların üzerine seriyorum. Kurşundan kanayan kalçasını yalayarak yıkıyorum. Göğüslerine çektirilen acıyı, o göğüsleri öperek, uzun uzun emerek kendi bedenime vantuzluyorum. Uzun, belik belik saçlarını okşayıp öperek yolculuğuna hazırlıyorum.

    Erkeklerce hakarete uğratılmaya çalışılan kadın bedenlerimizi temsilen onun bedenine gururla ve saygıyla bakıyorum.

    Diyorum ki; senin bedenin benim canımdır, onurumdur. Bunu bilmez erkek olanlar, biz biliriz. Sadece biz.

    Uğurlar ola, yürekli kadın, uğurlar ola.

    (Birgün Gazetesi – 23 Temmuz Pazar)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    17 Mayıs 2026

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    14 Mayıs 2026

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    9 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Tuncay Yılmaz

    Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimine giderken sol parçalanıyor, aşırı sağ avantajını koruyor

    Ömer Bölüm

    Kürt Meselesi, Dil ve Barışın İnşası: Kavramlar Üzerinden Bir Toplumsal Analiz

    Nevzat Onaran

    ‘Türkiye’ Sultanı Abdülhamid

    Mehmet Murat Yıldırım

    Yusuf Tekin bu yazının altına “istifa ettim” yazarsa çocuklar rahat bir nefes alacak

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    Şebnem Oğuz

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    MESEM’ler ve OSB’lerdeki meslek liseleri: Eğitim kurumu mu, çocuk işçi bulma kurumu mu?

    17 Mayıs 2026

    Üsküdar’da emekçilerden ara zam haykırışı: “Açlık sınırının altında yaşamayı reddediyoruz”

    17 Mayıs 2026

    Kütahya’da madenciler isyanda: Egetaş Kömür İşletmesi’nde iş bırakma eylemi

    15 Mayıs 2026
    KADIN

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026

    Kadınların sesini sahneye taşıyan “Adımı Hatırla” oyunu yoğun ilgi gördü

    18 Mayıs 2026

    Şüpheli kadın ölümleri için adalet çağrısı: “Cezasızlık erkek şiddetini büyütüyor”

    10 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.