Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Dimitrov Bize Bugün Ne Söyler? — Faşistleşmeye Karşı Demokratik Cephe İhtiyacı

    19 Eylül 2026

    İstanbul Üniversitesi öğrencilerinden yemek zammına tepki: “Ücretsiz yemek hakkımızı alacağız!”

    19 Eylül 2026

    Manisa’da üzüm üreticisi TMO alım noktalarında isyan etti: “20 yıl önce bir yıllık ürünle daire alıyorduk, şimdi borçtan çıkamıyoruz”

    19 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Dimitrov Bize Bugün Ne Söyler? — Faşistleşmeye Karşı Demokratik Cephe İhtiyacı

      19 Eylül 2026

      Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

      18 Eylül 2026

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026

      Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

      9 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Magazin asla sadece magazin değildir

    Magazin asla sadece magazin değildir

    CEREN SÖZERİ Evrensel için yazdı: AKP’nin tekelleşmeyle hiçbir sorunu yok, sanılanın aksine, kimin tekelleştiğiyle de sorunu yok. Ayşe Barım, görünen o ki, en zayıf halka olduğu için seçilmiş, ona söyleniyor, o hedefe konuyor, daha büyükler anlasın diye. Başından beri içeriği bir türlü doldurulamayan “kültürel iktidar” tartışmasını AKP, yine en iyi bildiği yöntemle, musluğun başını tutan sermayedarla çözmeye girişti.
    Ceren Sözeri15 Ocak 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Türkiye’de medya ekonomisini anlamak için, sahiplik yapısına dair Ticaret Sicil gazetesi gibi kaynakların ötesinde, en verimli bilgiler magazin ve ölüm ilanlarından elde edilirdi eskiden. Hürriyet gazetesine verilen ölüm ilanları, bu alanda tartışmasız üstünlüğe sahip olduğu gibi çok da pahalıydı, ülke burjuvazisinin akrabalık, dostluk ilişkilerini görmek açısından bulunmaz bir vahaydı. Siyasi yakınlıklar açısından da öyle. Magazin daha verimliydi. Örneğin Ramsey’in sahibi Remzi Gür’ün Erdoğan’ın çocuklarına burs vermesini Hürriyet Kelebek’te yayınlanan bir magazin söyleşisinde “Normal bir arkadaşlık değil bizimkisi” başlığıyla okumuştuk. 2014’te Sabah-ATV’nin Kalyon Grup’a satışı sırasında kurulan “havuz”, İsmail Küçükkaya’nın Nihat Özdemir’le yaptığı bir telefon görüşmesiyle kanıtlandı:

    “İsmail Küçükkaya: Sabah ve ATV’nin yeni patronuna 100 milyon dolar verdiniz mi?

    Nihat Özdemir: Evet verdim. Ama borç verdim.

    İsmail Küçükkaya: Nasıl ispatlayacaksınız?

    Nihat Özdemir: Her şeyi legal, her şeyi temiz yaptık. Ve karşılığında hisselerini aldım.

    İsmail Küçükkaya: Sabah-ATV hissesi mi aldınız?

    Nihat Özdemir: Hayır başka bir inşaattaki hisseleri aldık.”

    Medyada işlerin nasıl yürüdüğünü anlamak için biraz daha geriye gidelim. Mustafa Karaalioğlu, o dönem muhalif  değildi, Star gazetesinin genel yayın yönetmeniydi, 10 Aralık 2012’de “Reklam bütçeleriyle korunan eski medya düzeni” başlıklı bir yazı yazdı. Karaalioğlu, sermayenin, yani reklam verenin adil olmadığını söylüyor ve şunu soruyordu: “Mesela neden, Yeni Türkiye’nin en çok kazanan Koç, Sabancı, P&G gibi çok değerli şirketleri hala reklam bütçelerini bu ülkede hiçbir şey olmamış gibi dağıtmaya devam edebilmektedirler?​” Reklam verenin pazar rasyonalitesinden bağımsız hareket ettiği doğruydu, ama Karaalioğlu sistemi sorgulamıyor, daha ziyade nehrin yatağının değişmesini talep ediyordu. Bu talep tehditvari bir üslupla 2014 yılında Erdoğan’ın ağzından döküldü. Gezi Parkı protestoları sırasında katıldığı Fatih Altaylı’nın Habertürk’teki programında bazı aracı kurumların kendisine yakın medya şirketlerine reklam vermeyi kestiklerini iddia ediyor, şirketleri arayıp sorduğunu söylüyor ve en nihayetinde faturayı aracı kurumlara yani planlama ajanslarına kesiyordu: “Gereğini yaparız. Başıboş bırakmayız.” Aracı kurumlar uluslararası ajansların Türkiye şubesi, ama orada esas mesaj sermayedaraydı. Mesaj alındı, nehrin yatağı değişti. O günden beri reyting ölçümlerinde yükselseler dahi muhalif olarak etiketlenen kanallara büyük sermaye doğrudan reklam vermekten çekiniyor. Çünkü her sermayedar ertesi gün kapısında maliye müfettişlerinin belireceğini, güncel terimle ‘silkeleneceğini’ biliyor.

    Şimdi gelelim güncel magazin “bombamıza”… Söz konusu bir menajerlik şirketi var. Skandal, bir iş insanının, sevgilisinin promosyonunu yapması için bu şirkete para ödediği iddiasıyla başlıyor. Nasıl faturalandırıldığını bilmiyoruz, orası ayrı, ama ortada bir suç varsa maliyenin ceza kesebileceği bir suç. Muadilleri tarihte çok, daha eğlenceli hikayeler okumak isteyenler Hürriyet’in ilk sahibi Simavi ailesine dair biyografilere bakabilirler. Bir de menajerlik şirketinin ‘popüler oyuncu istiyorsan bu oyunculara da rol vermen gerekir’ baskısıyla oluşturduğu tekelleşme suçlamaları var. O da Rekabet Kurulu’nun konusu. Yapım şirketleri şikâyet eder, Rekabet Kurulu inceler, varsa bir ihlal, ceza keser. Tabii bunun insani boyutu da var, işsiz kalan, sektörden dışlanan oyuncular sosyal medyada bir haftadır yaşadıklarını anlatıyorlar. Lakin, bu ülkede atanamadığı için, yazılı sınavda çok yüksek not aldığı halde mülakatta elendiği için canına kıyan insanlar var. Demek ki “yeni bir sınıf olarak prekarya” değil dümdüz proletaryaymışız hepimiz. Elçin Sangu sektörün acımasız çalışma koşullarını gayet net anlatmış, artık oyuncular, set işçileri için sırada örgütlenme ve mücadele var. Madem Türkiye dizi üretimi ve ihracatında iktidarın gözümüze soktuğu büyüklükte, o zaman işçiler için üretimden gelen gücü kullanmanın tam zamanı.

    Ancak gündemdeki dert sektörün tekelleşmesi ya da oyuncuların özlük hakları değil. Bu “skandal”ın ortaya çıkışıyla Gassal dizinin promosyonu arasındaki ilişkiyi iktidar medyasını takip edenler çok net görmüşlerdir. İktidarın yaygın medyaya uyguladığı baskı ters tepti. RTÜK ceza verdikçe reytingler coşuyor, ceza alan diziler daha fazla konuşuluyor, daha fazla izleniyor. AKP’nin tekelleşmeyle hiçbir sorunu yok, sanılanın aksine, kimin tekelleştiğiyle de sorunu yok. Ayşe Barım, görünen o ki, en zayıf halka olduğu için seçilmiş, ona söyleniyor, o hedefe konuyor, daha büyükler anlasın diye. Başından beri içeriği bir türlü doldurulamayan “kültürel iktidar” tartışmasını AKP, yine en iyi bildiği yöntemle, musluğun başını tutan sermayedarla çözmeye girişti. Akarı yok, kokarı yok, sabah akşam konuşulsa faydası cabası… Magazin asla sadece magazin değildir.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bunun adı cadı avı

    17 Eylül 2026

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    15 Eylül 2026

    Venedik’te rekor kıran belgesel “NAZA”: İsrail askerlerinin itiraflarıyla siyonist işgalin ve Gazze soykırımının anatomisi

    10 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Remzi Altunpolat

    Dimitrov Bize Bugün Ne Söyler? — Faşistleşmeye Karşı Demokratik Cephe İhtiyacı

    Kerem Berk

    Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Kerem Berk

    Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Ebru Z. Yıldırım

    Okullar açılırken

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Manisa’da üzüm üreticisi TMO alım noktalarında isyan etti: “20 yıl önce bir yıllık ürünle daire alıyorduk, şimdi borçtan çıkamıyoruz”

    19 Eylül 2026

    Sakarya ve Kocaeli’de çiftçiler isyanda: “Ferrerocu düzen yıkılacak, çiftçi kazanacak!”

    18 Eylül 2026

    A101 Genel Merkezi önünde işçi eylemi: “İşçinin suyu ve yemeği üzerinden kâr hesabı yapılmaz!”

    17 Eylül 2026
    KADIN

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.