(ANF)
Kürt Özgürlük Hareketi Yönetimi tarafından yapılan açıklamada, Meclis Komisyonu raporundaki olumlu önerilerin yasaya yansıtılmadığı ve “Kürt” kavramı kullanılmadan yalnızca silahsızlanmaya odaklanılmasının eksik bir yaklaşım olduğu ifade edildi.
- Savaş Dili Eleştirisi: Yasada kullanılan üslup ve kavramların barış amacına hizmet etmediği ve kabul edilemez olduğu belirtildi.
- Kapsam Yetersizliği: Yasanın, sorunun bütünlüklü çözümünü garanti altına almaktan uzak olduğu kayde dildi.
“Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşulları sağlanmalı”
Sürecin başarıyla yürütülmesinin temel şartının Abdullah Öcalan’ın konumu olduğu vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
- Süreç Yönetimi: Atılacak adımların ve pratiğin başarıya ulaşmasının, ancak Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve çalışır koşullarda bizzat süreci yönlendirmesiyle mümkün olacağı ifade edildi.
- Koordinatörlük Rolü: Devlet yetkilileri ve Devlet Bahçeli tarafından dile getirilen “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” rolünün yasada muğlak bırakıldığı; Abdullah Öcalan bu kurulun koordinasyonunu yürütmediği takdirde yasadaki maddelerin hayata geçemeyeceği savunuldu.
“Demokratikleşme yasalarıyla beslenmeli”
Yasanın tek başına yeterli olamayacağı, demokratik siyaset alanının önünün açılması gerektiği belirtilen açıklamada öne çıkan diğer noktalar şunlar oldu:
- Demokratik Güvence: Düşünce ve örgütlenme özgürlüğü sağlanmadan silahsızlanmanın ve siyasete katılımın imkansız olduğu, aksine durumların tutuklama riskini beraberinde getireceği ifade edildi.
- Mücadele Çağrısı: Yasanın gerçek bir “çerçeve” ve kök yasa rolü oynayabilmesi için tüm demokrasi güçlerine ve halka, demokratikleşme ve çözüm mücadelesini örgütleme çağrısı yapıldı.
