Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan Kuşadası Eğitim ve Geliştirme Vakfı’na (KEGEV) bağlı KUAKMER F. Özel Arabul Kültür Merkezi ve Kent Müzesi’nde yaşandığı öne sürülen işe alım süreciyle ilgili tartışmalar devam ediyor.
Gazetemizin önceki haberinde, aktivist Sevgi Şen, KUAKMER’de işe alınacağı söylenerek iki gün ücretsiz çalıştırıldığını ve daha sonra telefonla kendisine personel alımından vazgeçildiğinin bildirildiğini açıklamıştı. Şen, sürecin maddi ve psikolojik mağduriyet yarattığını ifade etmişti.
Kuşadası Feminist Kolektif’ten boykot çağrısı
Yaşanan gelişmelerin ardından Kuşadası Feminist Kolektifi, Sevgi Şen’in yaşadığını belirttiği süreci sahiplenerek Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’ne çağrıda bulunmuş, KUAKMER’de yapılacak gösterimlerin iptal edilmesini istemişti. Kolektif, aksi durumda hem KUAKMER’i hem festivali boykot edeceklerini açıklamıştı.
Festival: “Hakem veya komisyon konumunda değiliz”
Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, kendilerine yaklaşık bir hafta önce e-posta yoluyla KUAKMER’deki gösterimlerin iptal edilmesine yönelik bir talep ulaştığını belirtti.
Festival komitesi açıklamasında, söz konusu talepte yaşanan işe alım süreci nedeniyle festivalin de ifşa metinlerinde yer alacağının iletildiği ifade edildi.
Festival komitesi, bu talepleri ciddiyetle değerlendirdiklerini ve farklı kişi ve kanallardan iletilen görüşleri incelediklerini belirterek şu ifadeyi kullandı, “Söz konusu iddiaları soruşturacak ya da hükme bağlayacak bir hakem veya komisyon konumunda olmadığımızı ilettik.”
Açıklamada ayrıca, Kuşadası ayağının iptal edilmesinin gönüllü emeği yok sayacağı ve orantısız bir yaptırım olacağı değerlendirmesi yapıldı.
Festival, kendilerinin tartışmanın tarafı olmadığını ve “emek düşmanlarının yanında” olarak konumlandırılmalarını hayal kırıklığıyla karşıladıklarını belirtti.
“Kavramlar mücadeleyle kazanıldı” vurgusu
Açıklamada, “işçi düşmanı”, “emek sömürüsü”, “psikolojik şiddet” ve “ifşa” gibi kavramların yıllar süren mücadelelerle kazanıldığı ifade edilerek, bu kavramların dikkatli kullanılması gerektiği görüşü dile getirildi.
Festival ayrıca bir film festivalinin sendikaların ya da hukuk mekanizmalarının yerine geçemeyeceğini, dayanışmanın farklı mücadele alanlarını güçlendirmek anlamına geldiğini belirtti.
Kolektif: “KUAKMER krizin görünmez tarafı olmayı sürdürüyor”
Kuşadası Feminist Kolektif ise festival açıklamasına karşı yeni bir değerlendirme yayımladı.
Kolektif, KUAKMER’in yayınlanan metinlere ve boykot çağrılarına rağmen sessizliğini koruduğunu ve krizin görünmez tarafı olmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Açıklamada, festivalin değerlendirmesinin sürecin görünmez tarafı olan muhatap kuruma alan açabileceği yönünde kaygı duyulduğu belirtildi.
Kolektif, festival komitesiyle yapılan yazışmalar ve yüz yüze görüşmede taleplerinin KUAKMER’deki gösterimlerin durdurulması olduğunu ifade etti.
Açıklamada ayrıca, böyle bir karar alınması durumunda yeni gösterim alanları bulma konusunda gönüllü destek verileceğinin iletildiği belirtildi.
Kolektif, festivalin “orantılı yaptırım” ifadesinin ne anlama geldiğini netleştirmesi gerektiğini savundu ve süreç boyunca “kolektif akıl” vurgusunun karşılık bulmadığını ifade etti.
Kolektif açıklamasında şu ifadelere de yer verdi:
“Bu kavramlar yıllar süren mücadelelerle kazanıldı ve biz de bu mücadelenin yıllardır öznesiyiz.”
Açıklamada, festivalin kendilerini yalnızca bir grup değil, aynı zamanda izleyicileri ve gönüllüleri olarak görmesi gerektiği ifade edildi.
