Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    20 Eylül 2026

    Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

    19 Eylül 2026

    İstanbul Üniversitesi öğrencilerinden yemek zammına tepki: “Ücretsiz yemek hakkımızı alacağız!”

    19 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

      19 Eylül 2026

      Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

      18 Eylül 2026

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026

      Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

      9 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » köpek meselesi köpeklerden mi ibaret?

    köpek meselesi köpeklerden mi ibaret?

    ayşe düzkan yeni yaşam için yazdı: sokak hayvanlarıyla ilgili yasa da bir kırılmaya sebep oldu. araştırmalar toplumun çoğunluğunun yasaya karşı olduğunu gösteriyor, akp’ye oy verenler arasında bile karşı olan çok. ama konu kapanmış değil, yapılabilecek şeyler hâlâ var. sokaktaki canları koruyabiliriz, bunun için bir araya gelebiliriz. sadece onlar için değil. kendimize benzemeyen, bizim kavramlarımızla düşünmeyen insanları ikna etmek gibi bir önceliğimiz varsa, bundan daha iyi bir zemin olabilir mi?
    Ayşe Düzkan5 Ağustos 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    sokak hayvanlarıyla ilgili meclis’ten geçen tasarı göründüğünden daha önemli bence.

    öncelikle şunu söyleyeyim, biz sokakta kedi köpek görmek, onlarla oynamak, başlarını okşamak istiyor olabiliriz ama özellikle yazların çok sıcak, kışların çok soğuk geçtiği bu topraklarda kimse sokakta yaşamamalı; buna hayvanlar da dahil. her canlı, hiç olmazsa geceyi, başının üzerinde bir dam, altında bir döşekle geçirmeli.

    tabii bunun çaresi sokakta yaşayan hayvanlardan öldürerek kurtulmak değil. bazı insanların rahatsız ya da tedirgin olduğu, hoşlanmadığı her şeyden ortadan kaldırarak kurtulmak ne insani ne de akıl kârı.

    eğer daha önce yine akp tarafından kabul edilen yasa uygulansaydı, yani kısırlaştırma yapılsaydı, bugün sokakta bu kadar çok sayıda kedi-köpek olmayacaktı. erdoğan bu yasayla hayvanların mal olmaktan çıkartılıp birer can olarak görüldüğünü iddia ediyor. ama köpek ve kediler de dahil hayvanlar üretilip satılıyor, çoğalmanın bir sebebi de bu. köpekler, hem kumar amacıyla dövüştürülmek için -ki bu dünyanın en vahşi, en acımasız işlerinden biri- hem de koruma için kullanılmak amacıyla saldırganlaşmak üzere eğitiliyor. fiziksel şiddeti bir rahatlama aracı olarak gören bir güruh var ki, köpekleri tekmeliyor, kedilerin patilerini kesiyor…

    karnı tok, şiddetle karşılaşmamış köpekler saldırgan falan değil. ama söz ettiğim bu insanların bu yasayla birlikte -tıpkı istanbul sözleşmesi’nden çıkılmasından cesaret alan erkekler gibi- iyice azgınlaşacağı ortada. ama şunu da söylemek gerek: endüstriyel hayvancılığın uygulamalarının da bu vahşetten aşağı kalır yanı yok. öte yandan, ben benimsemiyorum ama ekolojik paradigma bütün canlıları öldürmek bir yana, varlıklarının nasıl devam edeceği üzerine düşünerek inşa edilebilir.

    insanlarla hayvanlar arasında bir hiyerarşi olduğunu düşünüyorum ama hem bu hiyerarşinin hem de bin yıllardır süren evcilleştirme sürecinin insanlara, hayvanların bakımını üstlenme ve onlara zulmetmeme sorumluluğunu yüklediğine inanıyorum. bunlar bildiğiniz şeyler.

    ancak hayvan yasasının insani bir mesele olmanın ötesinde politik sonuçları da var.

    türkiye siyaseti çok uzun bir zamandır aynı siyasal fay hattının üzerinde ilerliyor. kürt hareketi bunu biraz sarsalasa da, akp iktidara geldiğinden beri, o fay hattını derinleştirerek yürüyor.

    (anadolu’nun herhangi bir yerindeki, namazında niyazında bir tekstil fabrikası sahibinin memleketin kara çocuklarından sayılıp hafta sonu bira içmeye çıkan bir kasiyerin istanbul eliti görüldüğü paradigmayı hatırlarsınız, allah affetsin, kendisini muhalif sananlar arasında da çok popülerdi bir ara.)

    malum fay hattına dönersek, eğer faşizme karşı mücadele gibi bir şeye kafa yoruyorsak, yakın tarihimizde bu ayrışmanın silindiği, kırıldığı anlar önemli. neredeyse bütün işçi direnişleri böyle, istanbul sözleşmesi mücadelesi böyle, kürt özgürlük hareketi, hüdapar vb. müdahalelere rağmen etkili, hatta lgbti+ hakları mücadelesinde bile bu fay hattının dışına taşan unsurlar var. dindar insanların illa cihatçı ya da beğenmediği herkesi katletmeye meyyal olduğu fikri de o ayrışmayı kolaylaştıran önyargılardan biri.

    uzatmayayım, bu açıdan bir zirve gezi direnişi’dir.

    sokak hayvanlarıyla ilgili yasa da benzer bir kırılmaya sebep oldu. araştırmalar toplumun çoğunluğunun yasaya karşı olduğunu gösteriyor, akp’ye oy verenler arasında bile karşı olan çok. kimisi hayvanlarla birlikte yaşadığı için, kimi vicdani sebeplerle, kimi günah saydığı için bu yasaya karşı çıkıyor.

    akp, uzun bir zamandır trollerle, sahte haberlerle, sahte röportajlarla bu yasanın zeminini hazırlıyor. amacının ne olduğunu tahmin etmek kolay değil, belki merkezi iradeyle muhalif belediyeleri karşı karşıya getirmek, belki cins hayvan satanları ve köpek dövüştürenleri gözden uzaklaştırmak, belki de kaybettiği oyun bir kısmını tekrar kazanmak için bu dayatmayı yaptı. önemli olan, farklı siyasal fikir ve kökenleri olan insanların bu yasa karşısında ortaklaşmış olması.

    bugün önümüzde onlarca sorun var, kürt varoluşu yıllar sonra bir kere daha kriminalize ediliyor, emekçiler açlık sınırında yaşıyor, cezaevlerinde insanlık dışı uygulamalar yaygınlaşıyor ve olağanlaşıyor, yasaları uygulamayan ve erkeklere müsamaha gösteren yargı yüzünden erkek şiddeti tırmanıyor, türkiye cumhuriyeti’nin ilişkileri bir türlü kesmediği filistin’de korkunç bir soykırım yaşanıyor… hak örgütleri, bu farklı mağduriyetler arasında bir rekabet de tanımlamadan hepsine ya da her birine sahip çıkar, çıkmalıdır. ve belki bir öncelikler sıralamasında sokak hayvanları alt sıralarda yer alabilir.

    ama siyaset, hak mücadelesinden biraz daha farklı. hele ki faşizm terimiyle tanımlayabileceğimiz günümüz koşullarında iktidarın işini zorlaştıracak bölünmeler değerli. yasaya karşı çıkan insanların kimisiyle üç adım daha yürünemez, farkındayım. ama akp’nin çok rahat yönettiği fay hatlarının dışına çıkılması, önümüzdeki adımlar için yolu açar.

    bütün bu sebeplerle, sokak hayvanlarıyla ilgili düzenleme için keşke meclis’te daha hazırlıklı olunsaydı diyorum. iktidarın ikiyüzlülüğünün teşhirini odağına alan argümanlar böyle kritik bir konuda yetersiz kaldı bence.

    ama konu kapanmış değil, yapılabilecek şeyler hâlâ var. sokaktaki canları koruyabiliriz, bunun için bir araya gelebiliriz. sadece onlar için değil. kendimize benzemeyen, bizim kavramlarımızla düşünmeyen insanları ikna etmek gibi bir önceliğimiz varsa, bundan daha iyi bir zemin olabilir mi?

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    20 Eylül 2026

    Bunun adı cadı avı

    17 Eylül 2026

    Türkiye tarihinde bir ilk: Motorin 100 lirayı aştı

    16 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Remzi Altunpolat

    Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

    Kerem Berk

    Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Kerem Berk

    Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Manisa’da üzüm üreticisi TMO alım noktalarında isyan etti: “20 yıl önce bir yıllık ürünle daire alıyorduk, şimdi borçtan çıkamıyoruz”

    19 Eylül 2026

    Sakarya ve Kocaeli’de çiftçiler isyanda: “Ferrerocu düzen yıkılacak, çiftçi kazanacak!”

    18 Eylül 2026

    A101 Genel Merkezi önünde işçi eylemi: “İşçinin suyu ve yemeği üzerinden kâr hesabı yapılmaz!”

    17 Eylül 2026
    KADIN

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.