Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Karadeniz Kıyılarında Kaybolan Bir Halk: Çerkes Soykırımı’nın Susturulan Tarihi

    21 Mayıs 2026

    Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz

    21 Mayıs 2026

    Tülay Hatimoğulları: “Ana muhalefet partisinin mahkeme kararlarıyla dizayn edilmesi demokrasiyi askıya almaktır”

    21 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Karadeniz Kıyılarında Kaybolan Bir Halk: Çerkes Soykırımı’nın Susturulan Tarihi

      21 Mayıs 2026

      Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz

      21 Mayıs 2026

      Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimine giderken sol parçalanıyor, aşırı sağ avantajını koruyor

      19 Mayıs 2026

      Kürt Meselesi, Dil ve Barışın İnşası: Kavramlar Üzerinden Bir Toplumsal Analiz

      19 Mayıs 2026

      ‘Türkiye’ Sultanı Abdülhamid

      18 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

      17 Mayıs 2026

      ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

      14 Mayıs 2026

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Karadeniz Kıyılarında Kaybolan Bir Halk: Çerkes Soykırımı’nın Susturulan Tarihi

    Karadeniz Kıyılarında Kaybolan Bir Halk: Çerkes Soykırımı’nın Susturulan Tarihi

    ÖMER BÖLÜM yazdı: Karadeniz’e bırakılan karanfiller bana yalnızca geçmişte yaşanan ölümleri değil, aynı zamanda unutulmama mücadelesini de hatırlatıyor. Çünkü bazı halklar için hafıza, hayatta kalmanın son kalesidir.
    Siyasi Haber21 Mayıs 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Bazı acılar vardır; üzerinden yüzlerce yıl geçse bile dinmez. Çünkü mesele yalnızca ölüm değildir. Hafızanın parçalanmasıdır. Bir halkın toprağından koparılması, dilinden uzaklaştırılması, kültürünün zamanla silinmesidir. Bana göre Çerkes Soykırımı tam da böyle bir trajedidir: sadece geçmişte yaşanmış bir sürgün değil, etkileri bugün hâlâ süren büyük bir insanlık kırılmasıdır.

    21 Mayıs 1864 tarihi, Çerkes halkı için yalnızca bir yenilgi günü değildir. O gün, yüz binlerce insanın anayurdundan zorla koparıldığı, ailelerin parçalandığı, Karadeniz kıyılarında ölümle yaşam arasında bırakıldığı büyük felaketin sembolüdür. Rus İmparatorluğu’nun Kuzey Kafkasya üzerindeki yayılmacı politikası, sonunda askeri bir zafer kazanmış olabilir; ancak benim düşünceme göre bu zaferin ardında insanlık tarihinin en büyük sürgünlerinden biri yatmaktadır.

    Bugün hâlâ bazı çevreler yaşananları sadece “zorunlu göç” ya da “savaşın sonucu” olarak açıklamaya çalışıyor. Fakat ben bu yaklaşımın eksik olduğunu düşünüyorum. Çünkü ortada sıradan bir nüfus hareketi değil, sistematik bir biçimde bir halkın yaşadığı coğrafyadan silinmesi gerçeği vardır. İnsanlar köylerinden çıkarıldı, Karadeniz kıyılarında açlık ve salgın hastalıklarla baş başa bırakıldı, kapasitesinin çok üstünde insan taşıyan gemilere dolduruldu. Binlerce insan daha Osmanlı topraklarına ulaşamadan hayatını kaybetti. Bana göre tarihin vicdanı açısından bakıldığında, bu yaşananların büyüklüğünü küçültmek mümkün değildir.

    Çerkeslerin yaşadığı acının en ağır taraflarından biri de sadece insanların değil, bir kültürün de parçalanmış olmasıdır. Çünkü sürgün yalnızca bedensel bir kopuş değildir. Aynı zamanda hafızanın dağılmasıdır. İnsanlar evlerini kaybettiğinde yalnızca taş duvarları değil, mezarlarını, hikâyelerini, çocukluklarını ve dillerini de kaybeder. Nitekim bugün bazı Çerkes dillerinin yok olma noktasına gelmiş olması bile bu travmanın ne kadar derin olduğunu gösteriyor.

    Benim dikkat çekmek istediğim en önemli noktalardan biri de şu: Dünyanın birçok büyük trajedisi uluslararası kamuoyunda geniş şekilde bilinirken, Çerkes Soykırımı uzun yıllar boyunca sessizliğe mahkûm edildi. Bunun en büyük nedenlerinden biri belki de Çerkes halkının dünyanın dört bir yanına dağılmış olmasıdır. Ortak bir devlet yapısının bulunmaması, bu acının küresel ölçekte görünür hale gelmesini zorlaştırdı. Ancak bana göre bir trajedinin daha az bilinmesi, onun daha küçük olduğu anlamına gelmez.

    Türkiye açısından meseleye baktığımda ise ayrı bir çelişki görüyorum. Çerkesler bu ülkenin tarihinde, kültüründe ve toplumsal yapısında önemli bir yere sahip olmasına rağmen, uzun yıllar boyunca kimliklerini görünür biçimde yaşamakta zorlandı. Çoğu zaman folklorik bir unsur olarak görüldüler ya da sessizce asimile olmaları beklendi. Anadilinin kaybı ve kültürel erozyon bugün hâlâ ciddi bir sorun olarak karşımızda duruyor. Bana göre bir toplumun gerçek zenginliği, farklı kimliklerin varlığını koruyabilmesiyle mümkündür.

    Her yıl 21 Mayıs’ta yapılan anmaları bu yüzden çok anlamlı buluyorum. Karadeniz’e bırakılan karanfiller bana yalnızca geçmişte yaşanan ölümleri değil, aynı zamanda unutulmama mücadelesini de hatırlatıyor. Çünkü bazı halklar için hafıza, hayatta kalmanın son kalesidir.

    Ben Çerkes Soykırımı’nı konuşmanın geçmişte takılıp kalmak anlamına gelmediğini düşünüyorum. Tam tersine, tarihle dürüst bir şekilde yüzleşebilmenin toplumları daha güçlü hale getirdiğine inanıyorum. Hiçbir halkın acısı diğerinden daha değersiz değildir. İnsanlık ancak bütün trajedilere aynı vicdanla yaklaşabildiğinde gerçekten ilerleyebilir.

    Bugün hâlâ dünyada sürgünler, savaşlar ve zorunlu göçler yaşanıyorsa bunun bir nedeni de geçmişteki büyük felaketlerden yeterince ders çıkarılmamasıdır. Bu yüzden bana göre Çerkes Soykırımı sadece Çerkeslerin meselesi değildir; insanlığın ortak hafızasının bir parçasıdır.

    Ve belki de asıl soru şudur:

    Bir halkı toprağından koparmak, onu yüzyıllar boyunca dağıtmak ve kültürünü yok oluşun eşiğine sürüklemek gerçekten yalnızca savaşın sonucu olarak mı görülebilir?

    Yoksa bu, tarihin hâlâ yeterince konuşulmayan en büyük insanlık suçlarından biri midir?

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz

    21 Mayıs 2026

    Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimine giderken sol parçalanıyor, aşırı sağ avantajını koruyor

    19 Mayıs 2026

    Kürt Meselesi, Dil ve Barışın İnşası: Kavramlar Üzerinden Bir Toplumsal Analiz

    19 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Karadeniz Kıyılarında Kaybolan Bir Halk: Çerkes Soykırımı’nın Susturulan Tarihi

    Mehmet Murat Yıldırım

    Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz

    Tuncay Yılmaz

    Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimine giderken sol parçalanıyor, aşırı sağ avantajını koruyor

    Ömer Bölüm

    Kürt Meselesi, Dil ve Barışın İnşası: Kavramlar Üzerinden Bir Toplumsal Analiz

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    Şebnem Oğuz

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    MESEM’ler ve OSB’lerdeki meslek liseleri: Eğitim kurumu mu, çocuk işçi bulma kurumu mu?

    17 Mayıs 2026

    Üsküdar’da emekçilerden ara zam haykırışı: “Açlık sınırının altında yaşamayı reddediyoruz”

    17 Mayıs 2026

    Kütahya’da madenciler isyanda: Egetaş Kömür İşletmesi’nde iş bırakma eylemi

    15 Mayıs 2026
    KADIN

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026

    Kadınların sesini sahneye taşıyan “Adımı Hatırla” oyunu yoğun ilgi gördü

    18 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.