Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Soma Katliamı’nın üzerinden 12 yıl geçti

    13 Mayıs 2026

    Belçika’da on binlerce işçi sokakta: Hükümet reformlarına karşı büyük protesto

    13 Mayıs 2026

    Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

    13 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

      13 Mayıs 2026

      ‘Lan’ hadi oradan

      12 Mayıs 2026

      Zafer Partisi kapatılsın!

      11 Mayıs 2026

      Al Burcu’yu, vur Özlem’e

      10 Mayıs 2026

      6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

      6 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026

      Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

      3 Mayıs 2026

      2026’da emeğin durumu

      3 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » HDP’dede yeniden yapılanma: Hangi yöne doğru?

    HDP’dede yeniden yapılanma: Hangi yöne doğru?

    Siyasi Haber14 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Halit elçi yazdı

    Yerel seçimler sonrasında, önceden planlandığı gibi “HDK/HDP’yi nasıl daha geniş toplumsal dinamiklerle ve Gezi İsyanında açığa çıkan özgürlükçü enerjiyle buluşturabiliriz?” sorusunu hiç tartışamadan, başka bir konuyu tartışmaya başladık. BDP’nin Fırat’ın batısındaki örgütlülüğünü dağıtarak HDP’ye katılma kararı verdiğini öğrendik ve şimdi yüzbinlerce kişilik BDP kitlesini, “sadece bir seçim partisi” olarak kurulan HDP kabuğuna nasıl sığdıracağımızı düşünüyoruz kara kara.

    Şu sorunun üzerinden atlanamaz: “HDK’nin ve HDP’nin yapısını toptan ve köklü biçimde değiştirecek olan bu ‘katılma’ kararı alınırken, HDK/HDP’deki (bileşen örgüt ve birey) ortaklara usulen de olsa sormak gerekmez miydi?”

    Bazı dostlarımız “gerekmez” diyor.  Eğer meseleye “salt hukuk” açısından bakarsak elhak doğru! Ama meseleye siyasetten, güç ilişkileri açısından, hayatın gerçeklerinin penceresinden baktığımızda durum bambaşkadır. Unutmayalım ki, BDP diğer tüm bileşenlerin toplamından kat be kat büyük bir güçtür. Dolayısıyla “herhangi bir bileşen” değildir. Herhangi bir bileşenin böyle bir karar vermesi halinde HDK/HDP üzerinde yaratacağı etkiden yüz kat fazla bir etki yaratır.

    BDP’nin aldığı HDP’ye katılma kararı, gerçekte son derece cesurca atılmış iyi niyetli bir adım. Batıdaki demokrasi güçlerini tek bir “organik” örgütte toplamak, Kürt halk hareketi kitlesiyle sosyalist ve demokratik güçlerin karşılıklı etkileşimini en üst düzeye çıkarmak gibi niyetler bu kararın alınmasında rol oynamış görünüyor.

    Öyle de yapsak, böyle de yapsak her halükarda HDK/HDP’ye saldıracak olan ulusalcılar ve ulusalcılığın etkisindeki solcuların eleştirilerini kategori dışı bırakırsak, itirazların büyük bölümü, Kürt ulusal hareketi içinde yer alan liberaller ve “ilkel” milliyetçilerden geliyor. Büyük ölçüde örtüşen bu iki kesim Türkiyeli solcular/sosyalistlerle, “Türklerle” yakın ilişki kurulmasını istemiyor. Bu, anlaşılır bir şeydir. Kürt Özgürlük Hareketi’nin bütün bu itirazları ve doğan/doğacak olan iç gerilimleri göğüsleyerek bu adımı atması, takdire şayandır.

    Her şeyden önce bir eylemin iyi niyetle yapılmış olması, onun her zaman doğru olacağı anlamına gelmez. Daha önemlisi, Kürt siyasi hareketinin “iyi niyet”inin de kendi toplumsal ve programatik zemini çerçevesinde düşünülmesi gerektiğini göz ardı edemeyiz.

    Kürt halkı, çok büyük bedeller ödeyerek yürüttükleri bir mücadeleyle “ulusal” taleplerini elde etmeye göre kendisini konumlandırmıştır. Her ne kadar emekçi tabanlı bir hareket olsa da, her ne kadar kendisini sosyalizm zemininde tanımlasa da, toplumsal ilişkilerde güçlü devrimci ve özgürlükçü dönüşümleri gerçekleştirmekte olsa da, Kürt Halk Hareketi son tahlilde “ulusal” karakterlidir; tüm ulusal güçleri kapsayan bir ittifaklar zeminine dayanır. Ve bu gerçeklik ister istemez Kürt siyasi hareketinin güncel politikalarına yansımaktadır.

    Nitekim, Kürt hareketinin en büyük bileşenini ve açıkçası sürükleyici gücünü oluşturduğu HDK/HDP’nin, örneğin Suriye’ye dış/emperyalist müdahaleye ve oradaki Alevi katliamlarına karşı somut bir adım atamamasında, örneğin Gezi İsyanının ilk 15 gününde kararsız kalmasında, örneğin AKP’nin yolsuzlukları ortalığa saçıldığında aktif bir teşhir ve istifaya zorlama politikası yürütememesinde, işte Kürt hareketinin o ulusal hedefleri gözetme kaygısının büyük etkisi olduğunu görüyoruz.

    Keza Kürt Özgürlük Hareketi’nin Marksizmle kurduğu eleştirel ilişkide ve post-Marksist ideologların geliştirdiği “radikal demokrasi” anlayışını savunmasında da Kürt halk hareketinin toplumsal (ulusal ittifaklar) zemininin ve mücadele hedeflerinin etkisi, belirleyici önemdedir.

    Kuşkusuz bu durum, enternasyonalist sosyalistler olarak Kürt hareketinin meşruiyetinden kuşku duymamıza, onun – örnek aldığımız ve dersler çıkardığımız- devrimci dönüşümlerini göz ardı etmemize, dayanışma ve ortak mücadele çizgimizde tereddüt etmemize asla yol açmaz.

    Ama aynı zamanda ortak demokrasi mücadelesi zemininde radikal demokrasi yerine, devrimci-demokrasi çizgisini savunmak, komünizm hedefli programımız doğrultusunda bağımsız örgütlenme ve mücadele yürütmek konusunda ikircimsiz tutumumuzu sürdüreceğiz.

    Kürt halkının mücadelesiyle işçi ve emekçilerin, kadınların, doğa ve yaşam savunucuların, gençlerin, tüm ezilenlerin lgbti bireylerin mücadelesini meclisler temelinde birleştirmeyi hedefleyen, egemenlerin iki kanadı karşısında üçüncü cepheyi yaratmaya çalışan HDK ve HDP büyük bir kazanımdır. HDK/HDP’nin, Gezi İsyanının özgürlükçü enerjisini içerecek şekilde yeniden yapılandırılması öncelikli görevimiz olmalıdır.

    BDP’nin tüm vekilleriyle ve (batıda) bağımsız örgütlülüğüne son vererek HDP’ye katılması, niyetten bağımsız olarak, HDK/HDP’de kurulan dengelerin ve hukukun dağılmasına yol açacak, Gezi İsyanı kitlesine doğru yapılması gereken açılımı da zora sokacaktır. Yapılması gereken, HDP’yi, bileşen örgütlerin -BDP dahil- bağımsız örgütlenme ve siyaset yapma hakkını korudukları ama genişleyen ve derinleşen bir demokrasi mücadelesini birlikte yürüttükleri konfederatif bir parti olarak tanımlayıp o temelde yeniden kurmaktır.

    HALİT ELÇİ – Diğer Yazıları

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

    13 Mayıs 2026

    ‘Lan’ hadi oradan

    12 Mayıs 2026

    Zafer Partisi kapatılsın!

    11 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Beritan Aslan

    Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

    Mehmet Murat Yıldırım

    ‘Lan’ hadi oradan

    Mehmet Murat Yıldırım

    Zafer Partisi kapatılsın!

    Mehmet Murat Yıldırım

    Al Burcu’yu, vur Özlem’e

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Aziz Çelik

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    Fehim Taştekin

    Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen Beraat Etti

    12 Mayıs 2026

    Antep’te işçi sınıfı için uluslararası dayanışma: “Baskılara karşı birleşik mücadele”

    11 Mayıs 2026

    Temel Conta işçileri grevde ikinci Anneler Günü’nü geçirdi

    10 Mayıs 2026
    KADIN

    Şüpheli kadın ölümleri için adalet çağrısı: “Cezasızlık erkek şiddetini büyütüyor”

    10 Mayıs 2026

    Sosyal-İş’ten “Kadının Görünmeyen Örgütlülüğü” çalıştayı

    8 Mayıs 2026

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.