Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İlerici Enternasyonal: Trump yönetimi Küba’ya müdahale zemini hazırlıyor

    20 Mayıs 2026

    İskenderun’da İHD’nin toplumsal cinsiyet ve mobbing eğitimi yapıldı

    20 Mayıs 2026

    DEM Parti’den Faili meçhuller ve zorla kaybetmeler için 100 ayrı soru önergesi!

    20 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimine giderken sol parçalanıyor, aşırı sağ avantajını koruyor

      19 Mayıs 2026

      Kürt Meselesi, Dil ve Barışın İnşası: Kavramlar Üzerinden Bir Toplumsal Analiz

      19 Mayıs 2026

      ‘Türkiye’ Sultanı Abdülhamid

      18 Mayıs 2026

      Yusuf Tekin bu yazının altına “istifa ettim” yazarsa çocuklar rahat bir nefes alacak

      18 Mayıs 2026

      19 Mayıs ve Pontos gerçeği

      18 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

      17 Mayıs 2026

      ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

      14 Mayıs 2026

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » “Haksız Tahrik” indirimi neden bir “erkeklik hakkı”na dönüşüyor?

    “Haksız Tahrik” indirimi neden bir “erkeklik hakkı”na dönüşüyor?

    EVRİM KEPENEK Bianet için yazdı: Haksız tahrik indirimi, gerçek bir adaletin önünde engel olmaya devam ettikçe, kadınların hayatları bu sistemin değersizliğine terk edilecek, erkeklik hakkı adı altında şiddet, daha fazla meşrulaştırılacak.
    Evrim Kepenek3 Şubat 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Türkiye’nin en sistematik sorunları arasında sayılan erkek şiddeti ve beraberinde cezasızlık meselesi, maalesef ki adalet sisteminde tartışmalara neden olmaya devam ediyor.

    Bu tartışmaların başında ise, kadın cinayetlerinde uygulanan “haksız tahrik indirimi” yer alıyor.

    Cemal Metin Avcı’nın 2020 yılında Muğla’da üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’i öldürmesi, ve yakın zamanda verilen Yargıtay kararı ile faile “haksız tahrik” indirimi uygulanması, erkek şiddetine dair yargı mekanizmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

    Yargıtay, sanığa, yalnızca kendi ifadelerini baz alarak haksız tahrik indirimi uygulayarak cezasını hafifletti. Bunun yanı sıra, Pınar Gültekin’in varile koyulup yakılmasını “tahrik” gerekçesiyle meşrulaştırmaya çalışmak, bizlere çok daha derin bir soruyu sorduruyor: Haksız tahrik indirimi, gerçekten adaleti mi sağlıyor yoksa bir “erkeklik indirimi”ne mi dönüşüyor?

    İşte bu sorunun yanıtını Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eylem Ümit Atılgan’ın çalışmalarında bulmak mümkün.

    Atılgan, “Haksız Tahrik İndirimi Bir Erkeklik Hakkı” başlıklı kitabında, bu indirimin kadın cinayetlerinden etnik, dini ve kültürel önyargılara kadar geniş bir yelpazede nasıl bir erkeklik savunusuna dönüştüğünü derinlemesine inceliyor.

    Eril hukuk kültürünün kökleri

    Atılgan’a göre, haksız tahrik indirimi uygulaması yalnızca kadın cinayetleriyle sınırlı bir sorun değil. Erkek şiddetinin meşrulaştırılması, toplumsal önyargılarla iç içe geçmiş bir şekilde hukuka taşınıyor.

    Örneğin, bir erkeğin bir kadına uyguladığı şiddetin kadın tarafından herhangi bir şekilde “tahrik edilmesi” durumunda, bu şiddet hafifletilebiliyor.

    Kadın, “itaatsiz” olarak kabul edilip şiddeti hak etmiş gibi gösteriliyor. Pınar Gültekin davasında da olduğu gibi, failin, kadının “şaibeli” bir hayat sürdüğüne dair hiçbir somut delil olmaksızın oluşturduğu erkeklik savunması, cezayı hafifletiyor.

    Atılgan, bu durumu “erkeklik indirimi” olarak tanımlıyor çünkü bu indirimi uygulayan hukuk, aslında erkeklerin toplumsal kodlarını ve değerlerini esas alıyor. Haksız tahrik indirimi, sadece kadınlara değil, toplumsal önyargılara dayalı olarak diğer “farklı” gruplara da uygulanabiliyor. Örneğin, bir etnik ya da dini gruba ait bireylerin toplumsal hassasiyetleri tahrik edici bir biçimde davranması, şiddet uygulamanın mazur görülmesine neden olabiliyor.

    Kadınlara uygulanan adaletsizlik

    2024’te erkeklerin öldürdüğü kadınların isimleri

    Atılgan, kadınların daha az şiddetle tepki verdiklerini, öfkeyle harekete geçmediklerini belirtirken, aynı zamanda erkeklerin öfkeyle hareket ettiklerinde cinayet işleme eylemine dönüşebilecek bir potansiyele sahip olduklarını da vurguluyor.

    Yani, toplumda öfkeyi kontrol edemeyen bir erkeklik anlayışı şiddetin meşrulaştırılmasına yol açabiliyor. Peki, bu durumda hukuk neyi savunuyor? Toplumun erkek egemen kodlarına göre şekillenen bir sistem, her geçen gün daha fazla kadının hayatını hiçe sayarak, “erkekliği” savunuyor.

    Atılgan’ın da işaret ettiği gibi, Özgecan Aslan ve Pınar Gültekin davalarındaki kararlar, haksız tahrik indiriminin nasıl bir ikiyüzlülüğe dönüşebileceğini gösteriyor. Özgecan’ın katiline hiçbir indirim uygulanmazken, Pınar’ın katiline indirimin yapılması, mahkemelerin erkekliği ne kadar savunduğunun bir göstergesi. Bu davalarda, kadının “makbul” ya da “makbul olmayan” olarak damgalanması, aslında adaletin içindeki cinsiyetçi bir anlayışın yansıması.

    Bu noktada, hukukun “cinsiyet nötr” gibi görünmesine rağmen, gerçekte erkek egemen bir yapıyı savunduğunu söylemek mümkün. Atılgan, haksız tahrik indiriminin, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini pekiştiren bir mekanizma olduğunun altını çiziyor.

    Kadınların hayatını hiçe sayan, şiddeti bir “erkeklik” hakkı olarak gören bu sistem, adaletin arkasında toplumsal normların, cinsiyetçi bir yaklaşımın yattığını ortaya koyuyor.

    Sonuç olarak ne yapılmalı?

    Feminist hareketin ve feminist avukatların çabaları, bu adaletsizliği değiştirmek için önemli bir adım. Atılgan’ın da belirttiği gibi, haksız tahrik indirimi sadece kadın cinayetlerinde değil tüm şiddet olaylarında eşit bir şekilde uygulanmalıdır. Toplumun hassasiyetleri hukukun en temel değerlerine zarar vermemelidir. Hukuk, toplumsal önyargılara göre değil, eşitlik ve adalet ilkelerine göre karar vermelidir.

    Ancak, hukukun değişmesi yetmez. Toplumda cinsiyetçi anlayışların, önyargıların ve “erkeklik kodlarının” sorgulanması gerekiyor. Çünkü, sadece hukuki düzenlemeler değil, toplumsal yapılar da bu sorunun temel kaynağı.

    Adaletin gerçekleşmesi için, her şeyden önce erkek egemen hukuk anlayışı terk edilirken, şiddetin mazur görülemez olduğu bir anlayışın benimsenmesi gerekiyor.

    Haksız tahrik indirimi gerçek bir adaletin önünde engel olmaya devam ettikçe, kadınların hayatları bu sistemin değersizliğine terk edilecek, erkeklik hakkı adı altında şiddet daha fazla meşrulaştırılacak.

    Duygusal anlamda tahrik olmuş!

    Yargının haksız tahrik indirimine dair “adaletsiz” bulunan bazı kararları şöyle:

    Ayşe Tuba Arslan Cinayeti: Ayşe Tuba Arslan, eski eşi Yalçın Özalpay tarafından öldürülmüştü. Sanık, Arslan’ın evliliği boyunca sadakatsiz olduğunu ve onu küçümsediğini iddia etmişti. Mahkeme bu durumu “haksız tahrik” olarak değerlendirmiş ve cinayet için uygulanan cezanın indirilmesine karar vermiştir.

    Gizem Canbulut Cinayeti: Gizem Canbulut, eski erkek arkadaşı Eren Yıldız tarafından öldürülmüştü. Sanık Gizem’in kendisini aldattığını iddia etmiş ve ilişkisini sona erdirdiğini söylemişti. Mahkeme, Yıldız’ın duygusal anlamda tahrik olmuş olduğuna karar vererek, indirim uygulamıştır.

    Sibel Köksal Cinayeti: Sibel Köksal, eşi İbrahim Köksal tarafından öldürülmüştü. Sanık, Sibel’in ailesiyle olan ilişkilerinin kötüleştiğini ve bu durumun kendisini tahrik ettiğini savunmuştu. Mahkeme, bu durumun “haksız tahrik” olduğuna karar vererek ceza indirimi uygulanmasına yol açmıştır.

    Figen Çoban Cinayeti: Mehmet Çoban, eşi Figen Çoban’ı öldürmüştü. Sanık, öldürdüğü kadının kendisine hakaret ettiğini ve ailesine zarar verdiğini iddia etmişti. Mahkeme, tahrik edici bir durumun söz konusu olduğu gerekçesiyle “haksız tahrik” indirimi uygulamıştır.

    Aydın Şahin Cinayeti: Aydın Şahin, eşi tarafından sürekli aldatıldığını ve aşağılandığını öne sürerek cinayet işlemişti. Mahkeme, şiddetli tahrik olduğu gerekçesiyle indirim uygulamıştır.

    Haksız Tahrik İndirimi hakkında

    Türk Ceza Kanunu’na göre, bir kişi bir başkasını duygusal ya da psikolojik olarak zor bir duruma sokacak şekilde tahrik edildiyse ve bu tahrik sonucunda kişi cinayet gibi ağır bir suç işlerse, mahkeme sanığa verilen cezada indirim yapabilir. Yani, sanığın davranışları sonucu duyduğu öfke, kızgınlık veya başka bir duygusal durum, ona uygulanan cezanın hafifletilmesine yol açabilir. Bu durum, suçun daha az cezalandırılmasını sağlayan bir indirime sebeptir.

    Haksız tahrik indirimi bir kişinin içinde bulunduğu ruh hali ve duygusal tahrik durumunun suç işleme kararı üzerinde etkili olduğu durumlarda uygulanır. Ancak, burada önemli olan, tahrikin şiddetinin ve yapılış biçiminin hukuka uygun bir şekilde değerlendirilmesidir.

    Örnek Durumlar:
    • Bir kişinin eşi tarafından sürekli aldatılması ve bunun sonucunda öfke ile cinayet işlemesi.
    • Bir kişinin ailesine hakaret edilmesi ve buna dayanamayarak cinayet işlemesi.

    Mahkeme, bu tür durumlarda, duygusal ya da psikolojik baskı altında hareket eden kişiye cezada indirim uygulayabilir.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026

    Kadınların sesini sahneye taşıyan “Adımı Hatırla” oyunu yoğun ilgi gördü

    18 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Tuncay Yılmaz

    Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimine giderken sol parçalanıyor, aşırı sağ avantajını koruyor

    Ömer Bölüm

    Kürt Meselesi, Dil ve Barışın İnşası: Kavramlar Üzerinden Bir Toplumsal Analiz

    Nevzat Onaran

    ‘Türkiye’ Sultanı Abdülhamid

    Mehmet Murat Yıldırım

    Yusuf Tekin bu yazının altına “istifa ettim” yazarsa çocuklar rahat bir nefes alacak

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    Şebnem Oğuz

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    MESEM’ler ve OSB’lerdeki meslek liseleri: Eğitim kurumu mu, çocuk işçi bulma kurumu mu?

    17 Mayıs 2026

    Üsküdar’da emekçilerden ara zam haykırışı: “Açlık sınırının altında yaşamayı reddediyoruz”

    17 Mayıs 2026

    Kütahya’da madenciler isyanda: Egetaş Kömür İşletmesi’nde iş bırakma eylemi

    15 Mayıs 2026
    KADIN

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026

    Kadınların sesini sahneye taşıyan “Adımı Hatırla” oyunu yoğun ilgi gördü

    18 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.