Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    AİHM Büyük Dairesi’nden Osman Kavala kararı: “Derhal serbest bırakılmalı”

    25 Ağustos 2026

    Sanatçı Deniz Türkali’den çözüm sürecine destek çağrısı: “Barış sanatçılara nefes aldırır”

    25 Ağustos 2026

    Eğitim-Sen’in 6. Demokratik Eğitim Kurultayı başladı: Laik, parasız ve anadilde eğitim talepleri öne çıktı

    25 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

      24 Ağustos 2026

      Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

      23 Ağustos 2026

      İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

      21 Ağustos 2026

      AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

      21 Ağustos 2026

      Kürtler yüzme biliyor…

      19 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Gencecik yaşta soldurulan çiçeğin güftesi – Nihavent Hıçkırık

    Gencecik yaşta soldurulan çiçeğin güftesi – Nihavent Hıçkırık

    Siyasi Haber15 Haziran 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Korkut AKIN yazdı: Doluya koysan almıyor, boşa koysan dolmuyor. “Nihavent Hıçkırık”ın deneyimli kadın romanları yazarı Demet Altınyeleklioğlu, yaşanan çelişkiyi o denli güçlü anlatıyor ki, içiniz acıyor ister istemez, yüzyılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen.

    Edebiyat tarihimizin hece veznini kullanan ilk kadın şairi İhsan Raif, zorlu, zorlu olduğu kadar sorunlu, bir o kadar da güçlükler içinde, ama hep başı dik, kararlı, güvenli biri… Kadın haklarının bırakın verilmemiş olmasını bilinmemesi, mücadele geleneğinin bulunmaması nedeniyle (tabii, bilinçli olarak cahil bırakılan toplumu da unutmamalı), erkek egemen toplum düzeyinin kadın konusunu, dinin de etkisiyle, görmezden gelmek herkesin kolayına geliyor. Öyle ki, vezir kızı olmasına, babasının önünde herkesin eğilip her ne derse kabul etmesine rağmen gerçekleri dile getirebilen İhsan Raif, daha çocuk denilecek yaşta düşürüldüğü tuzak nedeniyle haklarını koruyamıyor. İtirazlarını başta babası, sonra annesi hatta kardeşi dinlemiyor bile. Tek korku var: Mahalle baskısı. Ne derler sonra sıkıntısı. Dedikoduya malzeme olma kaygısı…

     

    İçiniz rahatsa, insanların sizin için düşündüklerini umursamazsınız. Ya rahat değilse… Sorular birbiri ardına kasap çengeli misali diziliyorsa karşınıza; tıpkı satranç oyunundaki gibi karşınızdakinin hamlelerini düşünüp ona göre tavır alırsınız, ona göre hareket edersiniz. 

     

    İnce eleyip sık dokumak gerekir

    Osmanlı’nın son döneminde, zaten “hafiye devleti” olmuş iktidarın altında herkes “gözünün altında kaşın var” gerekçesiyle tutuklanabilir, sürgüne gönderilebilir, hatta idam edilebilir. İnce eleyip sık dokumak gerekir. Yeniliklere yer yoktur yaşamda. Hele ikinci sınıf bile görülmeyen kadınların söz hakkı hiç yoktur. Kimse onlara düşüncesini de sormaz, önerilerini de. 13 yaşındaki bir çocuğun sığınabileceği ana kucağı, baba gücü de karşısına çıkar tam da bu nedenle. 

     

    Nazırın kızıymış, sonunda cezaevi, işkence varmış diye düşünmeyen Mehmet Ali, bir şekilde girdiği konaktan kızı kaçıracakken çığlıklardan çekinip kaçar. Hayat da orada başlar… Eve hırsız girdiği sanrısı, bir şey çalınmamış olması nedeniyle hemen söner. Eve giren doğrudan bir odaya yönelmiştir. O odadaki kız, çocuktur daha, ama herkes inanır, o “uğursuz”un kızın yavuklusu olduğuna ve kapıyı gizlice açtığına (öyle olmadığını, nasıl geliştiğini okuyunca hayretler içinde anlayacaksınız). Baba Köse Mehmet Raif, dürüstlüğü ve namusluluğuyla tanınan, padişahın da bu erdemleri nedeniyle azletmediği bir nazırdır. Ancak dürüstlük ve namuslu olmak yetmez ki haklılık ve doğru tavır için. Mahalle baskısı, dedikodu olasılığı ve saray çevresindekilerin ayak oyunlarına karşı etik davranmasını önler. Kızını harcar bir anlamda, sırf “koltuk” uğruna.

     

    Doluya koysan almıyor…

    …boşa koysan dolmuyor. “Nihavent Hıçkırık”ın deneyimli kadın romanları yazarı Demet Altınyeleklioğlu, yaşanan çelişkiyi o denli güçlü anlatıyor ki, içiniz acıyor ister istemez, yüzyılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen.

     

    “Hürriyetin aşkına esir olan” İhsan Raif’in gücü, birbiri ardına sıralanan yalanları aşmaya yetmiyor. İnsana güvenin neredeyse hiç olmadığı, ülkenin (aslında dünyanın da) içinde bulunduğu kaos nedeniyle kimse kimsenin derdiyle de ilgilenemediği için ilk akla gelen; dedikoduların artmasına engel olmak için o yalana inanmak ve bir yaşamı yangına atmaktır. Olan tabii ki kıza olacaktır. Hem kadın dediğin nedir ki, erkeğin hizmetçisi, elinin kiri… Erkek ne derse o olur. Ama kendileri de o yalanın altında kalıp ezileceklermiş, ne gam, günü kurtarmak önemlidir.

     

    Günümüzden ne farkı var?

    Sahi, günümüzde de aynı değil mi? Sadece kadın erkek ilişkilerinde değil, siyasi hayatta da benzer durumlar yaşanıyor. Birileri -kendilerinin bile inanmadığı bir yalanın peşinden- tüm ülke insanlarını ateşe atıyor, ses çıkaran olmadığı gibi bağımsız ve tarafsız olduğuna inanılan adalet mekanizması de işlemiyor.  Yaklaşık 140 yıl geçmiş aradan, teknoloji gelişmiş, birçok şey değişmiş, ama toplum -özellikle de erkek egemenliği- iktidarını sürdürüyor.

     

    Akıcı diliyle sarıp sarmalıyor

    Demet Altınyeleklioğlu, akıcı dili, iyi anlatımı ve mükemmel kurgusuyla bir yaşamı karlı bir kış gecesinde, sıcak bir sobanın başında iki-üç saatlik bir sohbete sığdırıyor. Yazar, gerek romanlarının içeriği gerek mesajları gerekse güçlü betimlemeleriyle kutlamayı hak ediyor.

     

    Bu romanın gerçek bir yaşam öyküsü olduğunu belirten Altınyeleklioğlu, adlarını sıralamanın bile sayfalara sığmayan şiddet mağduru katliama kurban giden kadınlara adadığı bu romanın bir “melek esintisi” olmasını diliyor. Kadınların haklı isyanında yanında olduğunu yalın bir dille, kalın harflerle yineleyen Altınyeleklioğlu, sunuşunu “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” sözleriyle tamamlıyor.

     

    …küçük bir not: 

    “Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime 
    Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime” hemen hepimizin bildiği, etkilendiği, mesajıyla da herkesi kendince bir yerlere taşıyan dizeler. Roman, İhsan Raif’in bu etkileyici dizelerini besteleyen Serkis Efendi’nin bilinmeyen öyküsüne de yer veriyor. O dizeleri ve güftesini roman boyunca içinizden de olsa yineleyeceğinize eminim.

     

    Nihavent Hıçkırık, İhsan Raif’in Romanı
    Demet Altınyeleklioğlu
    Kırmızı Kedi
    Mart 2021, 555 s

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    24 Ağustos 2026

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    23 Ağustos 2026

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    21 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    Taner Taş

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    Nevzat Onaran

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    Mahir Sayın

    AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Eğitim-Sen’in 6. Demokratik Eğitim Kurultayı başladı: Laik, parasız ve anadilde eğitim talepleri öne çıktı

    25 Ağustos 2026

    Doruk Madencilik işçilerinin eylemi 29. gününde: “Sadaka değil, alın terimizi istiyoruz”

    24 Ağustos 2026

    Maden işçilerinin Bakanlık önündeki eylemi 14. gününde: “Haklarımızı alana kadar gitmiyoruz”

    23 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.