Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Metin ve Kemal Kahraman’dan Gülistan Doku için ağıt: “Çene / Kızım”

    18 Nisan 2026

    Ankara’ya madenci çıkarması: “Vur vur inlesin, Ankara bu sesi dinlesin!”

    18 Nisan 2026

    Valinin oğlu “kasten öldürme”den tutuklandı!

    18 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

      17 Nisan 2026

      Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

      17 Nisan 2026

      Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

      14 Nisan 2026

      Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

      13 Nisan 2026

      Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

      10 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Halkların demokratik, toplumsal ve ekolojik ittifakı

      17 Nisan 2026

      İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

      13 Nisan 2026

      Emperyalizmin krizi

      12 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Evvel Temmuz Festivali: Binlerce yıllık gelenek yaşatılıyor

    Evvel Temmuz Festivali: Binlerce yıllık gelenek yaşatılıyor

    Siyasi Haber10 Temmuz 2019
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ – TÜLAY HATİMOĞULLARI Duvar’a yazdı: Tammuz, doğanın çiçeklenmesi, çiçeklerin tohuma dönüşmesi ve doğanın kendini yeniden üretmesi/canlanmasıyla özdeşleştirilir. Tammuz (Temmuz) bereketli hasat dönemidir aynı zamanda.

    TÜLAY HATİMOĞULLARI – Halkların Demokratik Partisi – HDP Adana Milletvekili -TBMM Dışişleri Komisyon üyesi


     


    Arşive bakarken “Samandağ Evvel Temmuz Festivali” başlıklı bir yazımı buldum. Evrensel gazetesinde yayınlanmış. Mini spotu ise “Çabuk geçen bir senenin ardından yine Temmuz ayındayız. Bu yıl da Samandağ Evvel Temmuz Festivali geldi.” Tarih 11 Temmuz 2008.


    Şimdi ise tarih 11 Temmuz 2019. Evvel Temmuz Festivali’nin 20. yılı. Aynı duygu, aynı heyecan… 4 bin yıllık tarihin “Sevahil” gezintisi… Bereket Tanrısı Tammuz, Arap Alevilerin yaşadığı coğrafyaya hayat vermeye devam ediyor. (Elbette bütün coğrafyaya da. Ancak Arap Alevileri bu mitolojik anlatıya özel bir önem verir.) Evet, çok-tanrılı dinlerin derin izleri tek-tanrılı dinler döneminde de devam ediyor. Eksik ya da fazla bir şey yazarsak tarihçiler bağışlasın. Ama Evvel Temmuz tam da öyle bir şey.


     


    Tammuz’un çocuklara hediyesi


    Bizler çocukluğumuzda Evvel Temmuz günü annelerimizin diktiği ya da diktirdiği yeni elbiseleri giyerdik. Miladi takvime göre Temmuz’un 14’ünde. (Bu tarih Rumi Takvime göre ayın 1’idir.) Dışarda, yol kenarlarında oturur ve Tammuz’un gelmesini beklerdik biz çocuklar, Bereket Tanrısı Tammuz’un hediyeler dağıtacağı umuduyla… Tıpkı Noel Baba gibi. Her hatırladığımda hoş bir gülümseme sarar içimi. Evet, Tammuz’u hiç göremedik, ondan hiç hediye alamadık ama en yoksul ailelerin çocukları bile her yıl Evvel Temmuz’da mutlaka bir yeni elbise giyme şansına sahip olurdu. Belki de Tammuz, hediyelerini ana-babamızın eliyle veriyordu…


    Tammuz, doğanın çiçeklenmesi, çiçeklerin tohuma dönüşmesi ve doğanın kendini yeniden üretmesi/canlanmasıyla özdeşleştirilir. Tammuz (Temmuz) bereketli hasat dönemidir aynı zamanda. “Ğnaser”in, sert rüzgârın estiği vakittir o topraklarda. Bunun için tarih boyunca törenler düzenlenmiş, adaklar adanmış, ibadetler gerçekleştirilmiş yılın en bereketli kabul edilen bu ayında. Tek tanrılı dinlere geçildikten sonra da bu gelenek kimi değişiklikler geçirerek devam etmiştir. Newroz, Hıdırellez, Paskalya gibi.


    Evvel Temmuz’da Arap Alevilerin inanç ve kültürlerinde önemli yeri olan Samandağ Hz. Hızır Türbesi’ne ziyaretçi akını olur. Bu türbe Hz. Hızır ile Hz. Musa’nın buluştuğu kutsal bir mekân olarak kabul edilir. İnsanlar buhurunu (tütsü) yakar, dualarını okur, dilekler diler. Daha sonra Samandağ kumsalında yemekler yenir, şarkılar/türküler söylenir, ateşler yakılır, oyunlar oynanır.


     


    Arap alevilerinin diriliş mücadelesi


    1980 cunta döneminde yıllarca, halkın kumsala gidip bayramlarını kutlaması yasaklandı. Kumsala gidenler gözaltına alındı.


    Ulus devletin tekçi zihniyeti bu coğrafyada yaşayan tüm halklar üzerine bir balyoz gibi indi/iniyor. Türkiye’de tekleştirme politikalarından Arap Alevileri de fazlasıyla nasibini aldı. Yoğun olarak Hatay, Adana, Mersin’de yaşayan bu halk sistematik bir asimilasyon politikasına maruz bırakıldı. Dilleri, ibadetleri, ritüelleri engellenmeye, unutturulmaya çalışıldı. İşte Evvel Temmuz’un 20 yıl önce yeniden ve kitlesel biçimde kutlanmaya başlanması bu yok etme ve unutturma politikasına karşı bir direniş olarak gerçekleşti. Arap Alevilerinin devrimci gençleri halklarının dilini, kültürel dokusunu ve inanç ritüellerini korumak için Evvel Temmuz Festivalleri dizisini böyle başlattı.


    Festival, 40-50 kişinin katıldığı dernek etkinlikleriyle başladı. Her yıl katılanların sayısı hızla arttı ve artık halk geleneksel bayramını, bu kez on binlerce kişinin katıldığı etkinliklerle kutluyor.


     


    Evvel Temmuz: Halkların Festivali


    Evvel Temmuz Festivali’nde her yıl çok sayıda panel, sergi, konser, turnuva vb yapılır. Samandağ, Türkiye ve Ortadoğu’dan yüzlerce yazara, şaire, ressama, siyasetçiye, aktiviste, düşünüre, gazeteciye, sinemacıya, fotoğrafçıya, karikatüriste ev sahipliği yapar. Özgür düşünceler, sınırları delen çizgiler/kareler, güncel politik tartışmalar Samandağ sahilinde buluşur. Bereketli coğrafyamızın tüm dilleriyle müzikler yapılır akşamları. Arapça, Türkçe, Kürtçe, Ermenice… Kadınlar, gençler de mutlaka söyler sözünü…


    Festivali izlemek üzere Türkiye’nin dört bir yanından binlerce insan gelir. Yurt dışında özellikle Suudi Arabistan’da çalışan işçiler izinlerini festival tarihine denk getirmeye çalışır. Dünyanın en güzel kumsallarından biri olan Samandağ sahili ağırlar binlerce insanı. Sandalye yoktur, kumun üzerinde oturulur. Düşünceler, çizgiler, boyalar, notalar, sesler, kum taneleri, ğnaser (sert rüzgâr) adeta kumsaldaki insanlarla dans eder.


     


    Latifeci: Yüzünü halka dönün


    Çok kişinin emeği var bu çalışmada. Ama Mehmet Latifeci (1995’te Susurluk uzantısı çetenin tetikçileri tarafından babasıyla beraber katledildi) yoldaşı anmadan geçersek onun anısına haksızlık etmiş oluruz. Çocukluk yaşımızda tanıştık onunla. Arapçanın, kültürel dokunun korunması ve geliştirilmesinin önemini öğrendik ondan. Çalışmalarımız eleştiri alınca, “Sosyalistlerin işi midir bu çalışmalar” denince moralimiz bozulurdu. O, “Yüzünüzü halka dönün. Hayat düz bir çizgi değil. Bazen kabul görecek, bazen eleştiri alacak bu çalışmalar” derdi. Öyle de yapmaya çalıştık. Eksiğiyle fazlasıyla, günahıyla/sevabıyla bugüne gelindi.


    Gerçekten yüzünü halka dönmek, halktan öğrenmek, devrimciliğin olmazsa olmazıdır. Evvel Temmuz Festivali, büyük bedeller ödenerek, en önemlisi değerli halkımızın sahiplenmesiyle bugüne geldi. Festival, farklı biçimlerle kendini sürekli yeniden üretiyor. Artık Türkiye’de yaşayan Arap Alevileri kendi tiyatrolarını, müziklerini, sinemalarını oluşturuyor. Ama daha yolun başındayız. Dilimizi yaşatıp geliştirmek için onu daha aktif kullanmalı ve kültürel etkinlikler, sanat ve edebiyat ürünleriyle zenginleştirmeliyiz. Çocuklarımızla Arapça konuşmalı, dillerini öğrenmelerini sağlamalıyız. Bu konuda hepimize büyük görevler düşüyor.


    Bu sene Festival dün itibariyle başladı, sevgili Ali İsmail’in annesi Emel Ana’nın belgeseli ve kadın paneliyle… Etkinlikler 14 Temmuz akşamına kadar gündüz paneller, akşam müzik, şiir dinletileri gibi etkinliklerle devam edecek. 20 yılı geride bırakan bu anlamlı çalışmaya emeği geçen, katkı sunan herkese ve esasen geleneğine ve kültürüne sahip çıkan halkımıza sonsuz teşekkürler…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Ayşegül Doğan: “Türkiye’de kimsenin hayatı güvende değil, siyasi sorumluluk alınmalı”

    16 Nisan 2026

    Ücretlerini alamayan işçiler vinç tepesine çıktı

    6 Nisan 2026

    Aydın, yazar ve gazetecilerden Narin Güran davası için ortak bildiri

    4 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

    İrem Kabataş

    Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

    Ercan Jan Aktaş

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Halkların demokratik, toplumsal ve ekolojik ittifakı

    Akdoğan Özkan

    İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

    Ümit Akçay

    Emperyalizmin krizi

    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Ankara’ya madenci çıkarması: “Vur vur inlesin, Ankara bu sesi dinlesin!”

    18 Nisan 2026

    Temel Conta işçilerine şafak operasyonu: Onurlu direnişe gözaltı kıskacı!

    17 Nisan 2026

    Sendikalardan çağrı: Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifa!

    16 Nisan 2026
    KADIN

    İskoçya’da sistematik erkek şiddet sonucu ölüme sürüklenen kadının davasında 8 yıl ceza

    12 Nisan 2026

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.