Haber Merkezi, (SH)
AKP iktidarı döneminde atanan bürokratların ve piyasa denetçilerinin adının karıştığı fon skandalı derinleşiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen ve aralarında siyasetçiler ile aracı kurum yöneticilerinin bulunduğu soruşturma kapsamında, eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül’ün “şüpheli” sıfatıyla savcılığa ifade vereceği öğrenildi.
Finans piyasalarını denetlemekle ve yatırımcıyı korumakla yükümlü kurumun tepe isminin, milyarlarca liralık kara para ve manipülasyon soruşturmasında “şüpheli” konumuna düşmesi; AKP iktidarının denetim mekanizmalarını ne hale getirdiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Tutuklu sayısı 51’e yükseldi: Holdingler, sigorta şirketleri, kripto transferleri
Soruşturmanın geçmişi ve bugüne kadar atılan yargı adımları, organize bir finansal ağın varlığına işaret ediyor:
- Soruşturmanın Kapsamı: Başsavcılık, 17 Eylül’de Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) gönderdiği talimatla Pusula Finans Holding, Tera Yatırım, Hedef Holding ve Bulls Yatırım ile bu yapılara bağlı alt şirketlerin tüm mali verilerinin incelenmesini istedi.
- Kripto ve Yurt Dışı Transferleri: Soruşturma birimlerinin; şirket yöneticilerinin 2024 yılından bu yana gerçekleştirdiği yurt dışı para hareketleri, ham banka verileri ve kripto varlık transferlerini mercek altına aldığı kaydedildi.
- Gözaltı ve Tutuklamalar: Tera ve Pusula gruplarıyla bağlantılı kilit isimlerin ardından operasyonlar genişletildi. Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan’ın da aralarında bulunduğu yeni isimlerin tutuklanmasıyla, soruşturma kapsamındaki toplam tutuklu sayısı 51’e ulaştı.
Ne olmuştu?
Piyasada belirli hisse senetleri (özellikle OZATD gibi şirketler) ve fonlar üzerinden kısa sürede olağan dışı kazançlar elde edildiği, siyasi nüfuz sahibi isimlerin piyasa denetimleri başlamadan hemen önce milyarlarca lirayı nakde çevirerek sistemden çıktığı öne sürülmüştü.
Eski SPK Başkanı’nın şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılması, söz konusu borsa ve fon manipülasyonlarına göz yumulup yumulmadığı ve kurum içinden bilgi sızdırılıp sızdırılmadığı sorularını gündemin ilk sırasına yerleştirdi.
