Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    1 Mayıs öncesi gözaltılar: 14 tutuklama,

    2 Mayıs 2026

    Dünya halkları emperyalizme karşı ve alın teri için  1 Mayıs alanlarını doldurdu

    2 Mayıs 2026

    Türkiye 1 Mayıs’ı meydanlarda karşıladı: Kadıköy’de kitlesel kutlama, Taksim’de barikat direnişi

    1 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

      30 Nisan 2026

      1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

      30 Nisan 2026

      Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

      29 Nisan 2026

      İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

      27 Nisan 2026

      2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

      26 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Ermeniler, Aleviler, “kılıç artıkları” ve devlet

      30 Nisan 2026

      Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

      30 Nisan 2026

      Güney Kore’de Samsung Elektronik’te Grev Sesleri

      30 Nisan 2026

      Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

      25 Nisan 2026

      “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

      24 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Edebiyatın keyfine varın… Bir Başka Düğün Gecesi

    Edebiyatın keyfine varın… Bir Başka Düğün Gecesi

    Siyasi Haber5 Ekim 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Korkut AKIN yazdı: “Erendiz Atasü, herhangi bir kentin herhangi bir mahallesinde herhangi bir evde yaşanması olası ve hepimizin her an gördüğü, duyduğu bir konuyu işliyor. “Kapitalizmin çarkları” arasında çözümsüz (eski) solcuların da, eğitimli insanların da, toplumun en bilinçsiz kesiminin çaresizliğini de, yaşananlar karşısında tepkiyi gerçek kaynaklarına değil de sanal hedeflere yöneltenlerin de ne yapacağını bilemediği bir ortam…”

    Gerçekten önemli ve bir o kadar da -toplumsal, siyasal, ekonomik sorunlar ve eğitimsizlik nedeniyle- çözümsüz bir konuyu işleyen, dramatik bir roman için “keyif” sözcüğünü seçerken epey bir düşündüm. Neyi öne çıkarmalıydım? Neyle anlatmalıydım? Eğer Erendiz Atasü’nün edebiyatın özelliğini, güzelliğini yaşatan dilini, anlatımını bir yana bırakıp da konu üzerinden yazsaydım sadece yazara değil, edebiyata, romanlara ayıp ederdim.

    Günün erken saatlerinde, derin bir nefesle gökyüzünü kucaklayıp hava yutar gibi, su içer gibi okuyorsunuz farklı yaşamları olan ayrı sınıftan iki ailenin kendi iç dünyalarını, ruh hallerini, sınıfsal konumlarına bağlı farklı yorumlarını, örgütlülük beklentilerini, cahillikle çatışmalarını, içsel hesaplaşmalarını… Yazarın romanın içinde yer verdiği her kahramanın yaptıkları, yapamadıkları, umutları, çözüm(süzlük)lerine kendinizce bir yorum üretiyorsunuz ister istemez. Su içer gibi yutarcasına okuyorsunuz hızla, ama etkisi uzun upuzun sürüyor. Bu, edebiyatın güzelliği, Erendiz Atasü’nün başarısı ve okura katkısı, başka bir şey değil.

     

    Hayatın gerçekleri…
    Erendiz Atasü, herhangi bir kentin herhangi bir mahallesinde herhangi bir evde yaşanması olası ve hepimizin her an gördüğü, duyduğu bir konuyu işliyor. “Kapitalizmin çarkları” arasında çözümsüz (eski) solcuların da, eğitimli insanların da, toplumun en bilinçsiz kesiminin çaresizliğini de, yaşananlar karşısında tepkiyi gerçek kaynaklarına değil de sanal hedeflere yöneltenlerin de ne yapacağını bilemediği bir ortam… Genç, güzel Menekşe, çalıştığı anaokulunun servis şoförü tarafından kaçırılarak satılır. Genç ve umutları olan genç kız, komşuları, hatta annesinin desteklediği bir aile olduğu için kaygılanmadan biner servis minibüsüne.

     

    Kadın cinayetleri politiktir!
    Menekşe’nin başına gelen hemen her gün basına yansıyor, hatta bu kadarla kalmayıp canice katlediliyorlar da. Kadın cinayetleri, tecavüzler (buna bağlı olarak geliştirirsek çocuk gelinler, mobbing de) devletin özellikle polisin içine işlemiş gizli ve kirli örgüt işi. Hem değil mi ki, adliye önlerinde açıklama yapan mağdurlar, avukatlar ve kadın örgütleri benzer sorunları dile getiriyor. Genç kızları kaçırıp satan çete polisten adliyeye, hâkime kadar herkesi satın almış. Çözümsüz kalan mağdur veya yakınları bilinçsizlerse eğer kısasa kısas ya da ihkakı hak ile en azından rahatlamayı bir çare olarak görüyor. Erendiz Atasü, bunu o kadar iyi işlemiş ki, öğrenciliği sırasında polis tarafından vurularak kötürüm kalmış Menekşe’nin dayısı Yusuf’un da, yet(e)mediğini görüyoruz. Konuyla bağlantılı avukat ve psikolog tanıdıkların (roman zaten bu farklı sınıftan iki ailenin çakışmasını anlatıyor bir yandan da) katkısı da yetersiz kalıyor. Sosyalist solun bölünerek büyüdüğünü sanan, aslında gücünü yitiren partilerinin içinde bulunduğu açmazın da etkisizliğini somutluyor. Atasü, bunları konuşur gibi (kitabi olmayan cümlelerle, doğrudan okura anlatıyor, sanki yanınızdaymışçasına: içten ve yalın. Bu, Yazarın ustalığının göstergesi. Bu, edebiyatın önemliliğinin kanıtı. Tüm bunlar, okurun hayal gücünü arttırıyor. Erendiz Atasü, edebiyatın güzelliğini yaşatıyor bizlere.

     

    “Kederli Kadınlar İstasyonu”
    “İnsan soyunun ortak anatomi ve fizyolojisinin dayattığı ortak duygularından olan ‘küçük ve yardıma muhtaç canlıya duyulan merhametin’ uyuşturulmasıyla” (s. 34) ortaya çıkan sonuca göre kendisine çocukça yalvaran Menekşe’yi kaçıran Hıdır’ın (burada yazarın önemli bir saptaması var: Her ne kadar dinsel bir neden görülmese de Hıdır’ın yaptıkları içerisinde, Mafya tetikçilerinin inançlı Katolikler arasından çıkması gibi) inancının gözlerini kör ettiğini kabul etmeliyiz. 

    Menekşe’nin ağabeyleri Cenk ile Oktay’ın “pek doğal olan” şiddetli öfkeleri kardeşlerini kaçıranlara yöneliyor, kardeşlerini asla suçlamıyorlar. Tabii ki “başka kardeşler başka türlü davranabilirdi”. Matematikte iki eksi bir artı yaparken hayatta böyle bir kesinliğin (s. 50) olmadığını romanın ilerleyen sayfalarında sonuçlarıyla birlikte okuyoruz. Bu arada, unutulmaması gereken, bir de okurun katkısı var. Sahi, okur ne düşünüyor? Okurun çözümü ne! Erendiz Atasü, okurun beklentisini, yorumunu istiyor. Ya da bana öyle geldi.

     

    Bu roman böyle bitmez!
    Çocuktum, kendime aldığım ilk kitaptı “Gök Cephesi” (Nguyen Dinh Thi, Türkçesi Cemal Süreya). Vietnam Amerikan savaşını anlatan bir romandı, epeyce etkili olduğunu anımsıyorum. Çocuk aklımla, (Vietnam askerlerinin uçaklarına giderken bitiyordu) o romanın öyle bitmemesi gerektiğine karar vermiş ve devamını yazmıştım. (Sahi ne oldu o yazdıklarım, tabii ki el yazısıyla ve tabii ki çok uzun olmasa gerek. Babamın başucundaki dolabında görmüştüm sanki… Sonra, geçen yıllar, yaşanan taşınmalar, darbelerle el konulan kitaplar, dosyalar… Ah ki!)

    Aynı duyguyu Erendiz Atasü’nün “Bir Başka Düğün Gecesi”nde de yaşadım. Ya devamı gelecek bu romanın ya da Yazar, bilinçli olarak, su içer gibi okunan kitabın etkisinin bu beklentiyle de daha uzun sürmesini istemiş.

     

    Bir Başka Düğün Gecesi 
    Erendiz Atasü

    Can Yayınları
    Eylül 2021, 248 s.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

    30 Nisan 2026

    1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

    30 Nisan 2026

    Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

    29 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

    Burak İmrek

    1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

    Altug Ç. Akalan

    Küresel Denizcilik krizinde Türkiye’nin artan lojistik ağırlığı

    İrem Kabataş

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Yetvart Danzikyan

    Ermeniler, Aleviler, “kılıç artıkları” ve devlet

    Ertuğrul Kürkçü

    Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

    Siyasi Haber

    Güney Kore’de Samsung Elektronik’te Grev Sesleri

    Feyyaz Kerimo

    Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    MESEM’li çocuklar ve gençler 1 Mayıs’ta alanlara çıkıyor

    1 Mayıs 2026

    Çay üreticileri: “Alın terimiz buharlaştı”

    1 Mayıs 2026

    1 Mayıs programı belli oldu: Emekçiler alanlara çıkıyor

    30 Nisan 2026
    KADIN

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.