DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Türkiye’nin yakın tarihinin en karanlık sayfaları arasında yer alan zorla kaybetmeler ve faili meçhul cinayetleri sarsıcı bir hamleyle meclis gündemine taşıdı. Cupolo, bölge illerinde yaşanan karanlık vakaların aydınlatılması amacıyla tam 100 ayrı soru önergesi hazırlayarak meclis başkanlığına sundu.
Önergelerde; özellikle JİTEM bağlantılı olaylar, korucular ve özel timlerin karıştığı iddia edilen vakalar ile ortada çok net tanık beyanları olmasına rağmen bir türlü etkili soruşturma açılmayan dosyalar tek tek sıralandı. Diyarbakır, Şırnak, Mardin ve Batman gibi illerde yaşanan zorla kaybetme vakalarının ayrı ayrı hatırlatıldığı bu tarihi önergeler, yanıtlaması istemiyle Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yöneltildi.
Kayıpların akıbeti ve mezar yerleri tek tek soruldu
Ceylan Akça Cupolo’nun bakanlığın önüne koyduğu önergelerde, adaletin tecelli etmesi ve ailelerin acılarının bir nebze olsun dindirilmesi için şu can alıcı sorular yer aldı:
- Cenazeler nerede?: Zorla kaybedilen yurttaşların akıbeti nedir? Cenazeleri ya da mezar yerleri nerededir, bunların kamuoyuna açıklanması planlanmakta mıdır?
- Paramiliter yapılar yargılandı mı?: Bu cinayet ve kaybetme olaylarındaki failler, azmettiriciler ve devletle bağlantılı olduğu iddia edilen paramiliter yapılar bütünüyle ortaya çıkarılmış mıdır? Bu kişiler yargılanmış ve hak ettikleri cezaları almış mıdır?
AİHM kararlarına rağmen neden sessiz kalındı?
Türkiye’nin uluslararası hukuk karşısındaki sorumluluklarını da hatırlatan Cupolo, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bu konudaki net kararlarına dikkat çekti.
AİHM’in; yaşam hakkı ihlali, etkin soruşturma yürütülmemesi ve işkence yasağı gibi en ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle Türkiye’yi defalarca mahkûm ettiğini belirten milletvekili, bu açık ihlal kararlarına rağmen söz konusu dosyalarda neden yeniden ve derinlemesine soruşturma açılmadığını sordu.
“Zorla kaybetme kesintisiz bir suçtur, zamanaşımı failleri koruyor”
Önergelerde, yapısal çözüm önerileri ve hukuki tespitler de öne çıktı:
- Yeni bir daire kurulacak mı?: Adalet Bakanlığı bünyesinde halihazırda bulunan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na ek olarak, sadece bu konuya odaklanacak müstakil bir “Zorla Kaybetme Suçları Araştırma Dairesi” kurulması düşünülmekte midir?
- Zamanaşımı zırhı: Cupolo, zorla kaybetme eyleminin, kaybedilen kişinin akıbeti tam olarak ortaya çıkıncaya kadar devam eden kesintisiz bir suç olduğunun altını çizdi. Mevcut yargı pratiklerindeki zamanaşımı uygulamalarının ise adaleti sağlamak yerine, yalnızca failleri koruyan bir zırha dönüştüğünü savundu.
