(bianet)
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Gazze savaşında hayatını kaybeden basın mensuplarına ilişkin yaklaşık üç yıllık veritabanını kapsayan geniş çaplı bir inceleme başlattı. Hamas ve Filistin İslami Cihadı’nın (PIJ) bazı kişileri kendi savaşçıları olarak tanımlayan ölüm ilanları üzerine Haziran 2026’da başlatılan çalışma, 24 Eylül’de kamuoyuna açıklandı.
CPJ, Ekim 2023 ile Ağustos 2026 arasındaki 229 dosyayı tek tek ele aldı. İsrail’in Gazze’ye bağımsız gazeteci girişine izin vermemesi nedeniyle araştırmacılar; sosyal medya kayıtları, haberler ve en az iki yeni kaynakla yapılan görüşmeler üzerinden doğrulama yaptı. Bağımsız bir denetçi tarafından da onaylanan çalışma sonucunda veritabanında şu güncellemeler yapıldı:
- 22 kişi çatışmalara aktif katıldığı veya kıstaslara uymadığı gerekçesiyle listeden çıkarıldı.
- 6 kişi yapılan yeni incelemeler doğrultusunda yeniden listeye dahil edildi.
- 12 kişinin ölümünün gazetecilik faaliyetiyle bağlantısına dair sınıflandırması değiştirildi.
“Ölçütümüz baskılara göre değişmez”
CPJ Üst Yöneticisi Jodie Ginsberg, incelemenin ardından yaptığı açıklamada kurumun bağımsızlığına vurgu yaptı:
“Kararlarımızı yalnızca kişilerin gazeteci tanımımıza uyup uymadığına göre veriyoruz; bağlantılarına ya da görüşlerine göre ya da herhangi bir hükümetin ya da çıkar grubunun baskı ve yıldırmasına yanıt olarak değil.”
CPJ kıstaslarına göre bir gazetecinin siyasi görüşü veya silahlı bir grupla bağlantılı medya organında çalışması, tek başına gazeteci sayılmasını engellemiyor. Sınır çizgisi, kişinin silahlı çatışmaya aktif olarak katılması noktasında çekiliyor.
En ölümcül savaş: En az 75 gazeteci doğrudan hedef alındı
Veritabanındaki revizyona rağmen tablonun özünün değişmediğini vurgulayan CPJ, İsrail güçlerinin 2023’ten bu yana dünya çapındaki gazeteci ölümlerinin açık ara çoğunluğundan sorumlu olmaya devam ettiğini bildirdi.
Gazze savaşı, CPJ’nin kayıt tutmaya başladığı 1992 yılından bu yana belgelediği en ölümcül çatışma olma özelliğini koruyor. Güncellenmiş verilere göre, İsrail güçleri tarafından gazetecilik faaliyetine misilleme olarak doğrudan hedef alınarak öldürülen basın mensubu sayısı en az 75‘e yükseldi. Sahadaki yıkım ve bağımsız giriş engelleri nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olabileceği belirtiliyor.
