Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Bakırhan’dan Ankara’daki NATO Zirvesi ve yasal düzenleme açıklaması: “Sözle başlayan, yasayla mühürlenmek zorundadır”

    30 Haziran 2026

    Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

    30 Haziran 2026

    Avusturya Graz’da Komünist Parti oylarını artırarak yeniden birinci parti oldu

    29 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

      23 Haziran 2026

      Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

      18 Haziran 2026

      Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

      18 Haziran 2026

      CHP’nin ötesi

      16 Haziran 2026

      15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

      15 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026

      CHP krizi ve rejimin dönüşümü: Dört olasılık

      18 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026

      ESU eski Başkanı Fehmi Tony Vergili: “Türkiye Sayfo ile yüzleşmeli, bu adım ülkenin geleceğine yapılacak bir yatırımdır”

      15 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    YEKTA ARMANC HATİPOĞLU yazdı: Sorunların çözümsüzlüğü, Bookchin’in dediği gibi tam olarak kapitalizmin kendisinden, kapitalizmin büyümeye dayalı temeliyle doğal çevre arasındaki çatışmadan kaynaklanıyor.
    Yekta Armanc Hatipoğlu27 Mart 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı, kısaca COP31, bu sene kasım ayında Antalya’da toplanacak. 1992 tarihli BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne imza atan ülkeler tarafından her yıl gerçekleştirilen konferansın amacı ise küresel ısınmayı sınırlandırmak, sera gazı emisyonlarını azaltmak, iklim finansmanını düzenlemek ve karbon piyasaları gibi teknik konuları karara bağlamak.

    Ancak konferansa ve üye ülkelere daha geniş açıdan bakıldığında durumun pek de böyle olmadığı, amaçlanan şeyin yapılmasının oldukça zor olduğu, hatta neyin amaçlandığının bile soru işaretleriyle dolu olduğu görülüyor.

    Kapitalizmin örgütlenme biçimleri her ne kadar farklı olsa da günün sonunda “kapitalist” denilebilecek devletlerin; AB ülkeleri ve ABD’nin Çin ve Hindistan’ı, Çin ve Hindistan’ın AB ülkeleri ve ABD’yi iklim krizinden sorumlu tuttuğu ve kimsenin gerçek anlamda sorumluluğu yüklenmek veya dağıtmak istemediği bir durum var.

    2009’da Kopenhag’da, COP15’te ABD ve AB ülkeleri gibi ülkeler gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelesine destek olmak için 2020 yılına kadar her yıl 100 milyar dolar kaynak aktaracaklarına söz verdiler ancak bu hedefe ulaşılamadı. Gönderilen paranın çoğu ise hibe olarak değil borç olarak verildi.

    1992’de imzalanan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin ana hedefi, atmosferdeki sera gazı konsantrasyonlarını tehlikeli seviyelerin altına sabitlemekti ancak başarılamadı. 1990 yılından bu yana küresel emisyonlar yaklaşık %60 oranında arttı. Sözleşme imzalandığında CO2 yoğunluğu yaklaşık 356 ppm civarındayken, 2024 itibarıyla 420 ppm seviyesini aşmış durumda.

    Aslında çok uzaklara gitmeye gerek yok, COP31’e ev sahipliği yapacak olan Antalya’daki ekolojik tahribat, tezatlığı anlatmaya yetiyor.

    İbradi, Akseki ve Finike gibi bölgelerde mermer ocaklarının kurulması için on binlerce ağaç kesiliyor, doğal yaşam yok ediliyor. Bu ocaklar aynı zamanda dağların fiziksel yapısını değiştirerek yeraltı su yollarını değiştiriyor.

    Sahil bandına kontrolsüz şekilde inşa edilen binaların temelini su basmaması için yeraltı suyu aylarca süren çalışmalarla denize boşaltılıyor. Bu yüzden şehrin tatlı su rezervlerinin seviyesi düşüyor. Tatlı suyun azalması, aynı zamanda gelecekte tarım yapılamaması anlamına geliyor.

    Elbette COP, bütün eleştirilere rağmen ekolojik yıkımı bir şekilde yavaşlattı; Paris Anlaşması’yla küresel sıcaklık artışını sınırlama hedefini uluslararası norm haline getirdi ve iklim finansmanı mekanizmalarını kurumsallaştırdı. Ancak asıl problem, “dünyayı yöneten” ülkelerin ekolojik yıkımı sadece yavaşlatması ve 1992’den bu yana kendi belirledikleri hedeflere ulaşamaması.

    Sorunun temeli ve alternatif yaratmak

    Ortada büyük bir sorunlar ve bugünkü kurumlar açısından çözümsüzlükler yumağı var. Soru, bu sorunların çözümsüzlüğünün nereden kaynaklandığı.

    Murray Bookchin, “Komünalist Proje” başlıklı makalesinde şunları söylüyor:

    “Aynı zamanda kapitalizm yeni -ve belki de muazzam bir çelişki üretmiştir: Durmadan büyümeye dayalı bir ekonomi ile doğal çevrenin arasındaki çatışma.”

    Bu sorunların çözümsüzlüğü, Bookchin’in dediği gibi tam olarak kapitalizmin kendisinden, kapitalizmin büyümeye dayalı temeliyle doğal çevre arasındaki çatışmadan kaynaklanıyor. Kapitalizm sağlıktan insan ilişkilerine, eğitimden doğal kaynaklara; her şeyin metalaştırıldığı, alınıp satılabildiği bir sistem. Doğal olarak bu sistemde dağların, ovaların, ağaçların, yeraltı zenginliklerinin bir fiyatı var ve sermaye sahibi için her şeyden önemli olan şey, bu doğal zenginlikleri nasıl kâra dönüştürebileceği.

    Kapitalizmin erken ya da geç, şu ya da bu biçimiyle örgütlendiği ve oturtulduğu devletlerden ekolojik yıkıma çözüm olmalarını beklemek, eşyanın doğasına aykırı.

    Çözüme giden yol önce kapitalist devletlerin ikiyüzlülüğünü ifşa etmek, ardından alternatif konferanslar örgütlemek, buralardan sonuçlar çıkarmak ve buradan çıkacak sonuçları hükümetlere dayatmak.

    1994 yılından bugüne farklı isimlerle toplantılar düzenleyen ve COP31 nedeniyle 15-18 Kasım’da Antalya’da toplanacak Halkların İklim Zirvesi, bir alternatif örneği.

    2010’da Bolivya’da düzenlenen Dünya Halkları İklim Değişikliği Konferansı’nda kabul edilen Toprak Ana Hakları Evrensel Beyannamesi, COP’un aksine doğayı kaynak olarak görmez, onu bir özne olarak kabul eder ve kendini yenileme hakkı olduğunu söyler.

    Alternatif ekolojik çözüm örgütlenmelerinin bir başka önemli farkı, büyümenin durmasını savunmaları. COP, kapitalizmin “yeşile saygı duyarak” büyüyebileceğini savunurken alternatif örgütlenmeler, kapitalizmin artık daha fazla genişlememesi gerektiğini ifade ediyor.

    Kapitalizmin temsilcileri sömürünün sürdürülebilirliği ve “bir şeyler yapıyoruz”culuk ile hareket edip salt sermayenin ve elitlerin çıkarı için çalışıp yoksulları lüks salonlarının dışında bırakırken, alternatif ekolojik örgütlenmeler temelini antikapitalist, anarşist, sosyalist, yerelci ve komünal bir yerden alıp kapitalizmin önüne set çekip “Ya halklar yaşayacak ya sermaye büyüyecek” diyor. Bu sayede, yeni bir odak oluşturmayı amaçlayan ekoloji örgütleri, aynı zamanda alternatif bir yaşam modeli de öneriyor.

    Son söz yine Bookchin’den olsun, “Toplumsal Ekoloji Nedir?” makalesinden:

    “İyi niyetli birçok ekoloji kuramcısının ve onlara hayranlık duyanların ekolojik krizi toplumsal bir kriz olarak görmek yerine kültürel bir krize indirgeme çabası hem gerçeklerin anlaşılmasını güçleştirmektedir hem de yanlış yönlendirme yapmaktadır. Bir girişimci ekoloji konusunda ne kadar iyi niyet taşırsa taşısın, acı gerçek; onun piyasada hayatta kalabilme başarısının anlamlı bir ekolojik yönelimi önlediğidir.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Minerva Han’da iklim taahhüdü, sahada fosil sermaye: 30 imzacının arkasındaki devasa çelişkiler

    26 Haziran 2026

    Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

    23 Haziran 2026

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    18 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Türkiye İşçi Partisi’nin enternasyonalizm sorunu: Devletçilik, milliyetçilik ve tarihle yüzleşememek

    Mehmet Murat Yıldırım

    Sapkınlık dediğiniz bu değil mi?

    Nevzat Onaran

    Mustafa Kemal ve cihat ve de fetva

    Niyazi Aytaç

    CHP’nin ötesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Özgür Müftüoğlu

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    Murat Sevinç

    2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

    Aziz Çelik

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    Ercüment Akdeniz

    Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Meslek lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Efe’nin yaz tatili gerçeği: “Bizim için tatil yok, sömürülmeye devam ediyoruz”

    26 Haziran 2026

    Öğretmenlerin açlık grevi 10’uncu gününde: “Haklarımız iade edilene kadar direneceğiz”

    24 Haziran 2026

    Platform işçileri için küresel hak adımı

    23 Haziran 2026
    KADIN

    EŞİK’ten 12. Yargı Paketi uyarısı: “Eşit miras hakkı tehlike altında”

    27 Haziran 2026

    Batman’da şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojwelat Kızmaz’ın otopsi raporu ortaya çıktı: Tırnak örneğinde erkek DNA’sı bulundu

    25 Haziran 2026

    TJA’nın Özel Batman Şifa Bakım Merkezi önündeki adalet nöbeti devam ediyor

    21 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.