Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    12 maddelik “çerçeve yasa” Meclis’e sunuluyor: Silahsızlanma şartı, erteleme ve başvuru detayları netleşti

    5 Ağustos 2026

    Bahçeli’den “çerçeve yasa” açıklaması: “Selahattin evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır”

    5 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

      5 Ağustos 2026

      Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

      31 Temmuz 2026

      Derelerin birliği

      30 Temmuz 2026

      Yeni Parti ve Burjuva Muhalefetin Sınırları

      29 Temmuz 2026

      Trajediden komediye: Bir baro başkan adaylığının anatomisi

      29 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026

      ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

      29 Temmuz 2026

      “Devlet katkısı” aldatmacası!

      27 Temmuz 2026

      En zayıf olanın kudreti!

      26 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Binlerce ölü, yedi bilirkişi, kopyala-yapıştır imza ve milyonlarca lira

    Binlerce ölü, yedi bilirkişi, kopyala-yapıştır imza ve milyonlarca lira

    GÖKÇER TAHİNCİOĞLU T24 için yazdı: KTÜ’de 12 ayrı rapora, 7 bilirkişinin imzaları kopyala-yapıştır yapılarak yerleştirilmiş. Elektronik imza da söz konusu değil. Bu bilirkişi raporlarında imar affı çıkartılmış olmasının binaların yıkılmasında etkili olup olmadığını göremiyoruz. Tarım arazilerinin uyarılara rağmen neden imara açıldığı sorusuna da yanıt bulamıyoruz. Tüm bu işlemlere imza atan kişilerin sorumluluk tespitini de görmek mümkün değil…
    Gökçer Tahincioğlu12 Ekim 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Kahramanmaraş İnşaat Mühendisleri Odası’na geçtiğimiz günlerde ilginç bir bilirkişi raporu sunuldu. Aynı rapor, bazı dava dosyalarına da girdi.

    Kahramanmaraş, depremin yıkıp geçtiği kentlerden biri.

    Kent merkezi yerle bir oldu… Başta Pazarcık ve Türkoğlu olmak üzere ilçelerinde neredeyse ayakta bina kalmadı.

    Binlerce ölü, hayatları bir daha eskisi gibi olamayacak milyonlarca insan…

    * * *

    Maraş merkezli depremlerin vurduğu kentlerde yüzbinlerce dava açıldı. Bir o kadarı hala açılmayı bekliyor.

    Bütün bu davaların ortak noktalarından biri, soruşturma sürecinde nedense bilirkişi raporlarının Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden istenmesi.

    Nadiren farklı üniversitelerden rapor isteyen savcılar da oldu ancak neredeyse bütün dosyalarda KTÜ’nün seçilmiş olması, bir süre sonra bunun nedenlerini akla getirdi.

    * * *

    KTÜ akademisyenlerinden oluşan ekibin başında bulunan ve tüm raporlarda ilk imza sahibi olan Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, 12 Kasım 2023’te yaptığı bir açıklamada, 7 aylık bir süre içinde 4 bin dava dosyası ile uğraştıklarını söyledi. Bu sayının şimdi 6 bini bulduğu söyleniyor.

    Kahramanmaraş İMO’ya sunulan bilirkişi raporuna ek olarak, avukatlar bu konudaki tespitlerini de paylaştı.

    Dilekçe ve bilirkişi raporunu sunan Avukat Hatice Yıldız ile bu süreçte danışmanlık yapan Avukat Levent Mazılıgüney, dilekçede şu noktalara dikkati çekti:

    “4000 raporun 7 ayda tamamlanabilmesi için hiç ara vermeden günlük ortalama 19 bilirkişi raporunun yazılması gereklidir. Kanaatimizce hocalarımız iyi niyetli olarak gece gündüz çalışmış olsalar da günde 19 raporun yazılması fiili imkânsızlık halidir. 19 raporun 1 günde okunması dahi mümkün değildir. Nitekim, depremden sonraki ilk 2 ay dosyalar oluşturulmuş, bilirkişilere 2 aydan sonra iletilebilmiştir. Fiilen 5 ay çalışıldığı ve yalnızca hafta içi çalışıldığı düşünülürse günlük 36 rapor yazılması gerekmektedir. Akademisyenlerin aynı zaman diliminde ders verdikleri, tez yönettikleri, başkaca akademik faaliyetlere katıldıkları, defalarca deprem bölgesini ziyaret edip çalışma yaptıkları, birçok resmi toplantıya da katıldıkları dikkate alınmalıdır.”

    * * *

    Soruları derinleştiren tespitler.

    Bilirkişi raporları elbette ücretsiz değil.

    Bir bilirkişi raporunda 7 akademisyenin imzası yer alıyor. Her akademisyene çalışmalarına karşılık yaklaşık 10 bin lira ödeme yapılıyor.

    Tek bir kişinin bütün raporlara imza atması halinde, 6 bin rapor düzenlendiği düşünülürse, 60 milyon liralık bir gelir söz konusu…

    Hangi bilirkişiler kaç rapora imza attı, KTÜ kayıtlarında vardır, ancak bizim bilmemiz mümkün değil elbette.

    Yine de KTÜ’nün deprem uzmanı kadrosu o kadar geniş olmasa gerek.

    * * *

    İMO’ya sunulan rapor bununla ilgili değil.

    Raporda vahim bir tespit var.

    Raporu hazırlayan isim emekli emniyet müdürü, adli bilim uzmanı Mustafa Kaygısız.

    Raporda, deprem davalarına konu KTÜ tarafından hazırlanan 12 ayrı bilirkişi raporu incelenmiş.

    İmza, paraf ve belge unsurları tek tek gözden geçirilmiş.

    Ve şu sonuca ulaşılmış:

    “Bilirkişi raporlarının 2. sayfalarında hazırlayanların adları (7 kişi) karşısında adlarına atfen birer adet mavi renkli kalem renk tonlarında imza tatbik edilmiştir.

    Eğer iki imza/paraf birbirini tamamlar şekilde/aynısı ise mutlaka en az bir tanesi taklit/sahtedir veya dijital yöntemlerle ayni kaligrafik desenle imza atılmış-monte edilmiştir.

    Bu imzaların hiçbirinin ıslak imza olmadığı, şahısların orijinal imzalarından üretilen fotoğraf imzanın belgelere monte edildiği, imzaların dizayn, yerleşim yeri, mürekkep rengi, imza karakteristiği yönünden TIPKI-AYNI-OTOMATİK-FOTOKOPİ imzası/paraf oluşturma programı veya yerleştirilmesi suretiyle belgelerin paraflı imzalı hale getirildiği anlaşılmıştır.

    12 adet belgede her belge kendi içindeki tüm sayfalarında hazırlayanlar adına yer alan paragrafların AYNI-TIPKI baskı monte olduğu 12 adet belgede kısmi hazırlayan değişikliği ile yine yer alan PARAGRAFLARIN AYNI-TIPKI baskı-monte olduğu tespit edilmiştir.”

    * * *

    12 ayrı rapora, 7 bilirkişinin imzaları kopyala-yapıştır yapılarak yerleştirilmiş. Elektronik imza da söz konusu değil.

    Bu raporları inceleyip incelemedikleri, neden imza atmadıkları belirsiz.

    Raporlara nasıl güven duyulacağı da…

    * * *

    Konuyu yakından takip eden isimlerden, bu süreçte avukat Yıldız’la birlikte çalışan Mazılıgüney, Serbestiyet’teki yazısında süreçle ilgili olarak şunları da aktardı:

    “Kahramanmaraş ilinde bir dosya ile başlıyor süreç.  Tutuklu veya adli kontrol hükümleri uygulanarak yargılamaları devam eden mühendis ve müteahhitler soruşturma aşamasında bir üniversitemizin inşaat mühendisliği bölümü öğretim üyelerince/elemanlarınca hazırlanan, denetlenebilir olmayan ve neden-sonuç ilişkisi içerisinde gerekçelendirilmemiş Bilirkişi Heyet Raporunda teknik görüşlerine göre çok sayıda hata içerdiğini görüyorlar ve bu kadar hata olmaz, olmamalı serzenişleri arasında imzalara bakıyorlar. İmzalara bakılan yer cezaevi koğuşu.

    Bakıyorlar ki ilk sayfa kapak sayfası, 2. sayfada 7 ayrı akademisyen imzalar var, kalan tüm sayfa altlarında da paraflar var. Bir bakıyorlar ki tüm sayfalardaki paraflar birbirinin tıpatıp aynı, sayfadaki yerleri milimetre ölçüsünde dahi şaşmamış, nokta kadar fark yok hiçbir sayfada. Onlarca sayfada böyle şey olmaz deniyor elbette…”

    * * *

    Mazılıgüney, yazısında kritik tespitler yapıp, sorular da yöneltiyor:

    “Neler mi yanlış bilirkişi raporlarında? Sayalım.

    • Mevzuata aykırı olarak kusur belirlemesi yapılmış,
    • Bir paket program kullanılmış ve analiz çıktıları değişmez gerçeklik gibi değerlendirilerek kusur belirlemesinde kullanılmış,
    • Paket program analizlerine yönelik tek bir data dosyası soruşturma veya kovuşturma dosyasına sunulmamış, bu nedenle denetlenebilirlik şartı sağlanmamış,
    • Raporlarda yapılan kabuller gerekçelendirilmemiş, neden-sonuç ilişkisi içinde binaların yıkılma nedenleri açıklanmamış,
    • İmar aşamalarının tamamen görmezden gelinmesi, imar affındaki problemleri görmezden gelmeler, beton dayanımı tespitindeki ısrarla devam ettirilen hatalar, illiyet bağı kesilmiş olsa bile kusur atfetmeler, modelleme ve analiz hataları gibi teknik sorunların yaygınlığı da eklenince bilirkişi heyeti raporları faydadan çok zarar getiren bir hal aldı.”

    * * *

    Nedense bu bilirkişi raporlarında imar affı çıkartılmış olmasının binaların yıkılmasında etkili olup olmadığını göremiyoruz.

    Bu bilirkişi raporlarında, tarım arazilerinin uyarılara rağmen neden imara açıldığı sorusuna da yanıt bulamıyoruz.

    Tüm bu işlemlere imza atan kişilerin sorumluluk tespitini de görmek mümkün değil…

    * * *

    İddia o ki KTÜ’nün tek uzman fakülte olarak kabul edilmesi eleştirilince farklı üniversitelere de dosya gönderilmeye başlandı.

    Bu üniversitelerin bazıları raporlarında imar sürecindeki usulsüzlüklere de yer verdi.

    Ve bunun üzerine bazı savcılar, o rapora imza atanları arayarak, “Bunu size soran oldu mu?” diye uyarıda bulundu.

    Kim bilir, belki KTÜ en baştan bu konuda tembihlendiği için gözde üniversite haline gelmiştir.

    * * *

    12 ayrı raporda kopyala yapıştır imzaların tespit edilmesi, bu raporların nasıl bir süreç sonunda hazırlandığı konusunda ciddi kuşkular uyandırıyor.

    Depremin ilk gününden bu yana bu alanları imara açanlar, kaçak yapılara izin verenler soruşturulmazsa, dosyaların çok eksik kalacağı defalarca söylendi.

    Ancak ısrarla bu alana dokunmayan bir sistem söz konusu.

    Marmara depreminden tek farkı tutuklu müteahhit sayısının fazla olması.

    Birileri belli ki birilerini itinayla koruyor.

    Ve bu koruma kalkanı kalkmadıkça hem depremde olanların hesabının verilemeyeceği hem de gelecek için umutlu olunamayacağı ortada.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    3 Ağustos 2026

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    30 Temmuz 2026

    ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

    29 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    Asya Erdal

    Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

    Kenan Temir

    Derelerin birliği

    Tuncay Yılmaz Sveydiyeli

    Yeni Parti ve Burjuva Muhalefetin Sınırları

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Volkan Yaraşır

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    Kıvanç Eliaçık

    ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

    Aziz Çelik

    “Devlet katkısı” aldatmacası!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Panelsan işçileri sendikal hakları için fabrika önünde direnişe başladı

    4 Ağustos 2026

    Doruk Madencilik işçilerinin Meclis yürüyüşü engellendi: “Haklarımızı alana kadar Ankara’dan ayrılmayacağız”

    4 Ağustos 2026

    KESK’ten Bakanlık önünde ek zam eylemi: “20 bin imza teslim edildi, toplu sözleşme Hükümsüzdür”

    3 Ağustos 2026
    KADIN

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026

    Afganistan Kadınlarının Özgürlük Feneri Hareketi’nden küresel çağrı: “15 Ağustos’ta sesimize ses olun”

    27 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.