Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Ayşegül Doğan: “Türkiye’de kimsenin hayatı güvende değil, siyasi sorumluluk alınmalı”

    16 Nisan 2026

    Liseliler sokağa çıktı: “Okullarda ölmek değil, okumak istiyoruz!”

    16 Nisan 2026

    Hispanyola Adası’nda sel felaketi: Can kaybı 19’a yükseldi

    16 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

      14 Nisan 2026

      Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

      13 Nisan 2026

      Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

      10 Nisan 2026

      KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

      7 Nisan 2026

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

      13 Nisan 2026

      Emperyalizmin krizi

      12 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Asgari ücrette gerçek patron: Erdoğan

    Asgari ücrette gerçek patron: Erdoğan

    ÇİĞDEM TOKER T24 için yazdı: Asgari Ücret Tespit Komisyonu eskiden olduğu gibi, yani İş Kanunu kapsamından çıkarılmasaydı, asgari ücretin daha adil saptanmasına ilişkin değişiklik talepleri TBMM’de görüşülebilecekti. Oysa şimdi bu imkânsız! Erdoğan’ın Komisyon’un profili konusunda tam yetkili olması, aslında asgari ücrete de dilediği gibi karışabileceği anlamına geliyor
    Çiğdem Toker3 Aralık 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ocak ayından bu yana, 17 bin 2 TL olan asgari ücrete yapılacak zam, şu an ülkedeki en temel gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Benim ekonomi muhabirliği yapmaya başladığım yıllar ve sonrasında, asgari ücret herkesin gözünü kulağını diktiği bir konu değildi.

    Asgari ücret, kelimenin ve hayatın içindeki tam anlamıyla, en düşük ücret tutarını ifade ediyordu. Ancak asgari ücretin ifade ettiği anlam, son yıllarda evrim geçirdi. Çoğumuz da bunun farkındayız muhtemelen.

    Altını çizmemiz gereken ise bu anlam ve realite kaymasının tarihi, ne zaman başladığı:

    Asgari ücretin “en düşük ücret” anlamını terk ederek adeta ülke genelinde ortalama ücreti ifade eder hale gelmesinin, dört beş yıllık bir geçmişi vardır. 2018’de geçilen partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin ardından artan yoksullaşma da bu süreci hızlandırmıştır. Asgari ücret artık bir işçinin emeği karşılığı alacağı en düşük ücreti değil, bunun yanı sıra, asgari ücrete yakın tutarlarda aylık alan bütün çalışanların ücretlerinde de tayin edici bir karakter taşıyor.

    Dolayısıyla bugünlerde bütün haber kanalları, ajanslar, dijital gazeteler, 2025 yılı için belirlenecek asgari ücrete ve dolayısıyla bunu belirleyecek olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na odaklanmış durumda. Yıl sonu yaklaşırken, enflasyon oranları da asgari ücret zammı üzerinde belirleyici olacak.

    Peki Asgari Ücret Tespit Komisyonu, gerçekte tespit yetkisine ne kadar sahip? Ortaya çıkacak olan rakam gerçekten, kamuoyuna sunulduğu gibi müzakereler ve sonuçta varılacak bir uzlaşıyla mı belirlenecek?

    Müzakere yok zannetme var

    İki gün önce Prof. Dr. Aziz Çelik’in bu konuda çok göz açıcı bir makalesi yayımlandı Birgün’de.

    “Asgari ücreti kim saptayacak? Komisyon lağvedildi!” başlıklı makaleyi okuyunca, Asgari Ücret Tespit Komisyonu ile ücretin belirlenmesine dair bilinenlerin bir illüzyon olduğunu düşünmeden edemiyorsunuz.

    İllüzyon yani yanılsama ileri bir yorumsa, “zannetme” diyebiliriz. Hem de fena halde bir zannetme.

    Çelik, anlaşılır ve dayanaklı biçimde anlatıyor meselenin esasını. Partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilen 2018’de Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun hukuksal durumu ve profilinde çok esaslı bir değişiklik yapıldığını, bu değişiklik sonrasında asgari ücret belirlemesinin Cumhurbaşkanı’na bağlı idari bir hâl aldığını anlıyoruz.

    2025 yılı asgari ücret artışının, neden bağımsız bir müzakere ortamında şekillenemeyeceğini Çelik’in makalesinden hareketle -bilginin yaygınlaşması adına -özetlemek isterim:

    -Asgari Ücret Tespit Komisyonu görünüşte üç taraflı bir mekanizma. Hükümet ve sosyal taraflardan oluşuyor. 10 Aralık’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda toplanacak. Geçmiş dönemlerde Asgari ücretin gerçekten müzakere edildiğini, bunun için de eski adı DİE olan TÜİK’in, asgari ücrete dayanak oluşturacak harcama tutarlarını sunduğunu anımsatan Çelik, bazı müzakerelerin aylarca sürdüğü zamanlar olduğunu belirtiyor.

    İş yasaları kapsamında düzenlendiği için asgari ücreti belirleyen Komisyon’un da aynı mevzuat yani İş Kanunu kapsamında olması gerekiyor. Ne var ki, ülkede yönetsel yapıyı alt üst eden ve 2018 yılında geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yeni bir yapı kurdu.

    Şimdi gelelim Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu, karar süreçleri bakımından gerçek bir komisyon olma vasfından çıkaran değişikliğe…

    Anayasa ve Meclis nasıl by-pass edildi?

    1 no’lu Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (10 Temmuz 2018) ile Asgari Ücret Tespit Komisyonu, İş Kanunu kapsamından çıkarıldı. Ve bilin bakalım ne oldu? Cumhurbaşkanlığı teşkilat yapısı içine alındı. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi madde 522 ve f bendi ile Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Cumhurbaşkanlığı teşkilat yapısı içine alınınca, doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlı hale geldi.

    Çelik, bu işlem için “dolambaçlı ve muvazaalı bir yol izlendiğini” özellikle vurguluyor. Yani Anayasa’ya göre normalde Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenememesi gerekiyor. Çünkü Anayasa madde 104’ün ilgili kısmı şöyle diyor:

    “Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasa’nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez.

    Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.”

    Anayasa’nın yukarıdaki hükmünü dolanmak için de şöyle yapıldı:

    – Önce 2 Temmuz 2018 tarih ve 700 sayılı KHK’nin 145. maddesi ile Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na ilişkin İş Kanunu’nun 39. maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırıldı.

    – Böylece Asgari Ücreti Tespit Komisyonu İş Kanunu kapsamından çıkarıldı. İkinci adım olarak da Komisyon 1 sayılı CBK ile yeniden düzenlendi.

    Ve milyonlarca çalışanın ve ailelerinin refahını, gelirini etkileyecek bu kadar önemli bir değişiklik yapılırken de kamuoyuna tek bir açıklama zahmetinde bulunulmadı. Bu yapılmadığı gibi Komisyon’u oluşturduğu söylenen “taraflar” var ya, hiçbirinin yani işçi ve işveren örgütlerinin fikri sorulmadı, görüşü alınmadı.

    Erdoğan’ın dediği olur

    Komisyon’un Cumhurbaşkanlığı teşkilat yapısı içinde olması; Komisyon yapısının, istediği an ve istediği şekilde Erdoğan tarafından değiştirilebilmesi anlamına geliyor.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu eskiden olduğu gibi, yani İş Kanunu kapsamından çıkarılmasaydı, asgari ücretin daha adil saptanmasına ilişkin değişiklik talepleri TBMM’de görüşülebilecekti.

    Oysa şimdi bu imkânsız! Erdoğan’ın Komisyon’un profili konusunda tam yetkili olması, aslında asgari ücrete de dilediği gibi karışabileceği anlamına geliyor.

    Dolayısıyla, asgari ücrette son sözün Erdoğan’da olduğunu bilmekte fayda var. Artık Erdoğan’ın sözünü de neyin nasıl şekillendireceğini ise (Şimşek mi, işverenler mi, olası seçime dönük bir hamle mi) yaşayıp göreceğiz.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Türkiye ayakta: “İhmal ve Şiddet” protestolarında bakan Tekin istifaya çağırıldı

    16 Nisan 2026

    Eğitimde şiddete karşı büyük öfke: Can kaybı 9’a yükseldi, iş bırakma eylemi uzatıldı!

    15 Nisan 2026

    Doruk madencilerinin Ankara yürüyüşüne polis engeli: “Yürütmeyeceğiz dediler ama madenci kararlı!”

    15 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    İrem Kabataş

    Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

    Ercan Jan Aktaş

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    Ertan Eroğlu

    Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

    Elif Gamze Bozo

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Akdoğan Özkan

    İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

    Ümit Akçay

    Emperyalizmin krizi

    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Türkiye ayakta: “İhmal ve Şiddet” protestolarında bakan Tekin istifaya çağırıldı

    16 Nisan 2026

    Eğitimde şiddete karşı büyük öfke: Can kaybı 9’a yükseldi, iş bırakma eylemi uzatıldı!

    15 Nisan 2026

    Doruk madencilerinin Ankara yürüyüşüne polis engeli: “Yürütmeyeceğiz dediler ama madenci kararlı!”

    15 Nisan 2026
    KADIN

    İskoçya’da sistematik erkek şiddet sonucu ölüme sürüklenen kadının davasında 8 yıl ceza

    12 Nisan 2026

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.