Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Uluslararası Af Örgütü: İran’da protestoculara yönelik baskılar benzeri görülmemiş bir katliama dönüştü

    16 Ocak 2026

    Kuşadalı kadınlar barış için buluştu

    16 Ocak 2026

    Şeyh Gazal: Mart 2025’ten bu yana Suriye’de sistematik soykırım girişimleri var

    16 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

      16 Ocak 2026

      Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

      15 Ocak 2026

      Akbelen’de kamulaştırma: Rıza yok, kamu yararı tartışmalı

      15 Ocak 2026

      Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

      9 Ocak 2026

      Venezuela’da yaşananlara sol muhalefet ne diyor?

      8 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

      16 Ocak 2026

      Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

      14 Ocak 2026

      Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

      13 Ocak 2026

      İran yönetiminin kaos planı

      12 Ocak 2026

      Emekli aylıklarında sefalet: Asıl sorumluyu unutma!

      12 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Asgari ücret artışındaki “denge”

    Asgari ücret artışındaki “denge”

    ÇİĞDEM TOKER T24 için yazdı: Asgari ücrete kuş kadar zam geldi diye kaç yıldır tanık olduğumuz fırsatçılığın bu defa da sergileneceğini ve satın alma gücünü ışık hızıyla bir daha bir daha düşüreceğini görmek için uzman olmaya gerek yok. Bu ülkenin vatandaşı olmak yeterli.
    Çiğdem Toker6 Aralık 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, asgari ücrette 2025 yılı için belirlenecek zam oranı konusunda “bir denge aranacağını” söylemiş.

    Yılmaz “denge” konusunu, üçlü mekanizmaya dayandırıyor. NTV’ye yaptığı açıklamada, “Asgari ücrette durum sadece kamu ile ilgili değil. Üçlü bir mekanizma var” demiş.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın söz ettiği üçlü mekanizma, bir önceki yazıda anlattığımız konu. Hani partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçinceye kadar İş Kanunu kapsamındayken, 2018’de muvazaalı (yani hukuken arkadan dolanarak) bir şekilde Cumhurbaşkanlığı’na bağlı hale getirilen “üçlü mekanizma”dan söz ediliyor.

    Tam adıyla Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndan yani.

    Gelecek salı yapılacak toplantıda masada; kamu adına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işveren tarafı adına TİSK, işçi tarafı adına da TÜRK-İŞ yer alacak. (Masada yer almamasına kârşın DİSK ilk toplantıdan bir gün önce, kamuoyuna yönelik olarak İstanbul’da bu konuya ilişkin görüşlerin dile getirileceği ayrı bir toplantı düzenleyecek.)

    “Denge” den kasıt, işverene maliyeti

    Ocak ayından bu yana, yani yıl boyunca zamsız uygulanan 17 bin 2 lira 12 kuruşluk asgari ücret, işçiye ödenen net tutarı ifade ediyor. Asgari ücretin, işveren açısından toplam maliyeti 23 bin 502 lira 94 kuruş olarak hesaplanmıştı. Bu tutarın içinde, sosyal güvenlik primi ile işveren işsizlik sigorta fonu yer alıyor.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın “Sadece kamuyla ilgili değil” diyerek bahsettiği “denge”, işte bu toplam maliyet ile ilgili bir hassasiyeti yansıtıyor. Yani belirlenecek artış oranının işverene yansıyacağı toplam tutar ile bunun yol açacağı hoşnutsuzluk. Hoşnutsuzluğun olası nedeni, işletmenin üretim maliyetini yükseltmesi, kârı düşürmesi. Yılmaz da basit anlatımla “Ben iktidar olarak işverenin hoşnutsuzluğunu da dikkate almak durumundayım” demek istiyor.

    Tam bu konuda, önceki yazımla ilgili olarak gelen bir e-postadaki görüşü paylaşmak isterim.  (Mesajı yazan okurdan izin almadığım için baş harflerini anarak aktaracağım.)

    Okur S.Y, asgari ücretin özel sektörde belirlenişi hakkında, kendi tanımıyla basit bir örnek vermek üzere yazmış. Şöyle diyor:

    “Firmalar her yılın öncesinde hangi gider kalemine ne kadar harcayacaklarını ve ne kadar gelir elde edeceklerini tahmin eden bütçe çalışması yapar. Özellikle kesin/vazgeçilemez giderleri ortaya koymak onlar için çok önemlidir. Kesin/vazgeçilmez giderlerden en önemlisi de çalışanlara yapılan ödemeler… İşe giren-çıkan, ölen, emekli olan vb. sebeplerden kuruşuna kadar hesaplamak mümkün olmasa da en yaklaşık değere ulaşmak ve önlerini görmek önemlidir.

    10 işçi çalıştıran bir firma düşünelim. Asgari ücretin 100 TL olacağını düşünerek önümüzdeki yıl için bin TL maaş bütçesi ayırmış olsun. Hükümet/siyasi irade asgari ücreti 125-TL yaparsa bu firma bütçesini 10 işçi x 125-TL = 1.250-TL yapmaz.  2 işçi çıkarır, 8 x 125 = 1.000-TL bütçesini uygular.  Örnek basit hatta saçma gelebilir ama yapılan işlerin büyüklüğü ve geniş kapsamını düşündüğünüzde bütçeye bağlı kalmanın ne kadar önemli olduğunu anlarsınız.”

    S.Y bey, devamında asıl yapılması gerekenin, fabrika açılması, üretimi arttırmayı teşvik edecek mekanizmalar kurmak olduğunu söylemiş. Bunun için gerekenlerin de yatırım yapacak ortamı sağlamak olduğunu “benim zaten bildiğimi” belirterek bitirmiş.

    Birçok işletmenin, asgari ücret konusunu benzer biçimde değerlendirdiğini işverenlerin ve işveren örgütlerinin değişik vesilelerle verdiği mesajlardan görmek mümkün. Bu, deyim yerindeyse işveren doğasına-mantığına uygun biçimde, asgari ücreti diğer girdi maliyet kalemleriyle birlikte değerlendirmenin sonucu.

    İşçilerin enflasyon altında ezilip un ufak olarak, kârın tokluğuna değil daha insani ücretlere çalışmasını kelimenin tam anlamıyla “fazla” gören, çünkü insanca yaşamaya yetecek bir ücretin, şirket kârının düşmesi anlamına geleceği hesabını baştan yapan bir yaklaşım. Oysa enerji, hammadde gibi girdi maliyetini belirleyen genel koşullar, büyük oranda iktidarların uyguladığı ekonomik politikalarla belirleniyor. Bu konudaki yakınmaların “başımıza bir şey gelir” korkusuyla ne kadar cılız, dolaylı, dolambaçlı olduğunu herhalde herkes görüyor.

    Asgari ücret ve rasyonel program

    Önce “yeni” diye ikna edilmeye çalışılan ekonomi programı, o “yeni” enflasyonu patlatıp, çarkları bozup yoksulluğu iyice keskin hale getirince devreye sokulan “rasyonel” program, hep birlikte, asgari ücreti daha ilan edildiği gün anlamsız hale getirdi.

    Asgari ücrete kuş kadar zam geldi diye kaç yıldır tanık olduğumuz fırsatçılığın bu defa da sergileneceğini ve satın alma gücünü ışık hızıyla bir daha bir daha düşüreceğini görmek için uzman olmaya gerek yok.

    Bu ülkenin vatandaşı olmak yeterli.

    Dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması 20 bin TL’yi geçmişken bahsedilen “denge” böyle bir denge işte. 

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

    16 Ocak 2026

    Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

    14 Ocak 2026

    Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

    13 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

    Hayri Paker & Ertan Eroğlu

    Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

    Ömer Bölüm

    Akbelen’de kamulaştırma: Rıza yok, kamu yararı tartışmalı

    Mahsuni Gül

    Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

    Ertuğrul Kürkçü

    Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

    Remzi Altunpolat

    Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

    Arif Keskin

    İran yönetiminin kaos planı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

    16 Ocak 2026

    İş cinayetleri sürüyor: Dört kentte dört işçi yaşamını yitirdi

    15 Ocak 2026

    2025 bütçesi 1,8 trilyon lira açıkla kapandı

    15 Ocak 2026
    KADIN

    Kuşadalı kadınlar barış için buluştu

    16 Ocak 2026

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026

    Kadın hakim ayrıldığı savcı tarafından Adliye’de vuruldu

    13 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.