Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Brezilya’yı deviren Filenin Sultanları yeniden Milletler Ligi Şampiyonu: VNL Kupası yurda döndü!

    27 Temmuz 2026

    Muş Varto’da JES projesine karşı 78 gündür süren nöbet: “Su ve yaşam alanları savunuluyor”

    27 Temmuz 2026

    Ukrayna’nın Hazar Denizi’ndeki saldırısına İran’dan sert tepki: “Bu eylem cevapsız kalmayacak”

    27 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gece’’si ve ‘’Binbir Gündüz’’ü

      25 Temmuz 2026

      Lozan Antlaşması’nın paradigması

      24 Temmuz 2026

      Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

      23 Temmuz 2026

      Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

      22 Temmuz 2026

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      En zayıf olanın kudreti!

      26 Temmuz 2026

      Neden KESK ?

      25 Temmuz 2026

      SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

      20 Temmuz 2026

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » AKP otoriterliğinin yeni argümanı: Kamu düzeni

    AKP otoriterliğinin yeni argümanı: Kamu düzeni

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    AKP hükümeti Kobanê’ye yönelik çetelerin işgal saldırılarına paralel olarak, yoğun bir gözaltı ve tutuklama furyası başlattı. Özellikle Ekim ayı başından beri hak ihlalleri ve gözaltılarda önemli bir artış yaşandı.

    İnsan Hakları Derneği’nin Kuzey Kürdistan’ı kapsayan yılın ilk dokuz aylık hak ihlalleri raporuna göre 13 bin 396 hak ihlali saptandı. Aynı süre içerisinde 155’i çocuk olmak üzere 1437 kişi siyasi gerekçelerle gözaltına alındı.

    Bu bilançoya, Türkiye kentleri ve Ekim ayında yaşanan hak ihlalleri de eklendiğinde, devlet kaynaklı saldırılarda patlama yaşandığı görülüyor.

    İHD’ye göre sadece Ekim ayında Kobanê ile dayanışma eylemleri sırasında 42 kişi hayatını kaybetti,  56’sı çocuk olmak üzere 1128 kişi gözaltına alındı. Bunlardan 34’ü çocuk 221 kişi tutuklandı. Aynı ay içerisinde en az 801 kişi yaralandı. Ekim ay aynı zamanda, OHAL döneminden bu yana ilk kez devreye konulan uygulamalarla da dikkat çekti. 3 Kent, 4 Merkez İlçe ve 21 ilçede sokağa çıkma yasağı kararı alındı.

    Artan hak ihlalleri ve gözaltılar, AKP hükümeti ile Fethullah Gülen cemaati ortaklığında Kürt hareketine ve tüm muhaliflere yönelik benzeri görülmemiş baskı dönemini hatırlattı.

    2009’da Kürt legal partisinin yerel seçimlerde tarihi başarı elde etmesi ardından devreye konulan KCK operasyonları ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük toplu gözaltıları yaşandı.

    Siyasetçiler, seçilmişler, gazeteciler, insan hakları savunucuları, aydınlar, akademisyenler, öğrenciler, avukatlar, kadın aktivistler ve çocuklar,  akla hayale gelmeyecek keyfi gerekçelerle cezaevlerine dolduruldu.

    2009 ile 2011 arasındaki üç yıl içerisine insan hakları savunucularına göre 27 bin 503 kişi gözaltına alındı, bunlardan 6 bin 444’ü tutuklandı.  Sadece 2011 yılı içerisinde 12 bin 600’ü aşkın kişi gözaltına alınmıştı. İnsan hakları savunucuları 2011 yılını “polisiye devletin kurumlaştığı yıl” olarak tanımlamıştı.

    2013 ve 2014 yılı, demokratik çözüm süreci ve Kürt özgürlük hareketinin başlattığı çatışmasızlık süreci sayesinde daha az hak ihlallerinin yaşandığı yıllar olsa da, bu süreçlere rağmen devlet baskılarının tırmanması derin bir endişeye yol açıyor.

    2011 yılında sadece Kuzey Kürdistan’da 29 bin 366 hak ihlali yaşanırken, 2013 yılının ilk dokuz ayında Kuzey Kürdistan’da 7 bin 246 hak ihlali vakası tespit edildi. Bu tabloya bakıldığında, 2013’e kıyasla 2014’ün ilk dokuz ayında neredeyse iki katı bir hak ihlali artışı gözleniyor. AKP hükümetinin “kamu düzeni” adı altında çözüm sürecine dayattığı otoriter rejim, yoğun tepki konusu oluyor.

    Bununla birlikte gözaltına alınanların, tıpkı KCK operasyonlarında olduğu gibi, çözüm sürecinde pazarlık konusu edilebileceğinden endişe ediliyor.

    KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı da Ekim ortasında yaptığı bir açıklamada, böyle bir olasılığa işaret etmişti. KCK açıklamasında şöyle diyordu:

    “Tek bir insan bile evinden, iş yerinden ve sokaktan alınamamalıdır. Her gözaltına alma girişimine karşı direnilmeli ve bu direniş sadece bir ilçe veya ille sınırlı kalmamalı tüm Kürdistan ve Türkiye’ye yayılmalıdır. Halk tutuklamalara karşı koymalı, tutuklanmak istenenler de güvenli alanlara gitmelidir. KCK operasyonlarında yapılan hatalara düşülmemelidir. Ne polise ne mahkemeye gidilmelidir. Bu polis ve mahkemeler Kürt halkının özgürlük mücadelesini bastırmak için çalışmaktadır.”

    ÇIRAKLIK, KALFALIK, USTALIK DÖNEMLERİNDEN ‘MUTLAK’ İKTİDARA…

    2009’da AKP iktidarına karşı “PKK’nin şehir yapılanması”, “komplo” veya “darbe” suçlamaları gibi gerekçelerle estirilen polisiye ve askeri terör ardından, Ahmet Davutoğlu döneminin argümanı da “kamu düzeni” oldu.

    Davutoğlu, 26 Ekim’de yaptığı bir açıklamada, giderek otoriterleşen hükümet baskılarına kılıf olarak öne sürdüğü  “kamu düzeni”ni, barış sürecinin önüne bir koşul olarak koymaktan geri durmadı.

    Davutoğlu, “Kamu düzeni olmayan yerde hiçbir sürecin yürümesi söz konusu değildir. Önce kamu düzeni”  dedi.

    Kamu düzeni, barış ve kamu güvenliği ile karakterize olan sosyal devleti ifade ediyor.  İki tür kamu düzeni bulunuyor: genel çıkarı koruyan kamu düzeni ve en zayıfları koruyan kamu düzeni.

    Türkiye ve dünyanın önemli bir bölümünde, belli çevrelerin çıkarlarını korumak amacıyla zayıfları bastırma ve terörize etme üzerine kurgulanan baskı sistemi “kamu düzeni” olarak öne sürülüyor.

    AKP iktidarının dayattığı “kamu düzeni” anlayışı, özünde anti sosyal, ayrımcı, inkarcı ve ırkçı uygulamalarla içerik kazanmış görünüyor. Bu anlayış AKP iktidarı döneminde çeşitli aşamalardan geçerek, bugünkü niteliğine kavuştu.

    Recep Tayyip Erdoğan, AKP’nin iktidara geldiği 2002 ile 2007 arasını “çıraklık”, 2007-2011 arasını “kalfalık”, Haziran 2011’den sonrasını ise ustalık dönemi olarak tanımlıyordu.

    Çıraklık ve kalfalık döneminde devletin, polis, istihbarat, yargı ve ordu gibi zor aygıtlarını ele geçiren AKP iktidarı, ustalık döneminde bu araçları toplumun tüm muhalif kesimlerine karşı kullandı.

    Erdoğan’ın ustalık döneminin başlangıcında, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a tam tecrit, KCK operasyonlarının yoğunlaştırılması, gerillaya karşı “tamil senaryosu” ve Paris’te üç Kürt kadının katledilmesi süreçleri devreye konuldu.

    Bu yeni dönemde, Türk hükümetinin Kobanê olayları ardından “özgürlük ve güvenlik uyumu”nu sağlamak iddiasıyla gündeme getirdiği  “İç güvenlik reformu”, Türkiye’de polis devletinin de daha fazla kurumlaşacağının açık sinyalleri olarak değerlendirildi.

    Diğer bir ifadeyle çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemleri ardından, mutlak iktidar hırsıyla baskıyı daha fazla kurumlaştırma ve otoriterleşmeye hız verilmesi büyük bir tehdit olarak karşımızda duruyor.

    Zira bu kamu düzeni anlayışı, içerde binlerce gözaltı, onlarca ölüm ve hak ihlali olarak karşımıza çıkarken, dış politikada ve sınır boylarında ise insanlık düşmanlarına karşı geniş bir hoşgörüyü temsil ediyor.

    polis saldırısı suruç

    (ANF – Maxime Azadi)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    ÖHD’den 6 aylık cezaevi raporu: “Barış sürecine rağmen tecrit ve ayrımcılık sürüyor!”

    9 Temmuz 2026

    Murat Karayılan: “Demokratik siyaset kararımız kesin, devlet güven tesis edecek yasal adımlar atmalı”

    7 Temmuz 2026

    RTÜK’ten NATO Zirvesi öncesi medyaya yayın talimatı

    6 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gece’’si ve ‘’Binbir Gündüz’’ü

    Toros Korkmaz

    Lozan Antlaşması’nın paradigması

    Mehmet Murat Yıldırım

    Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

    Ömer Bölüm

    Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    En zayıf olanın kudreti!

    Özgür Müftüoğlu

    Neden KESK ?

    Bedri Tekin

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    Fehim Taştekin

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Doruk Madencilik işçilerinden holding önünde 7/24 eylem: “Sözler tutulmadı, paramızı almadan gitmiyoruz”

    27 Temmuz 2026

    Devrimci sendikacı Kenan Budak katledilişinin 45. yılında anıldı  

    26 Temmuz 2026

    Özel sektör öğretmenlerinin direnişinde önemli kazanım: Bakanlık masayı kuruyor

    25 Temmuz 2026
    KADIN

    Adana’da 24 saatte üç kadın katledildi

    27 Temmuz 2026

    AKP iktidarında kadın hakları ve can güvenliği raporu: Binlerce kadın katledildi

    22 Temmuz 2026

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.