Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

    18 Nisan 2026

    Eğitim emekçileri Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı

    18 Nisan 2026

    ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı krizi: Gemilere el koyma hazırlığı

    18 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

      17 Nisan 2026

      Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

      17 Nisan 2026

      Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

      14 Nisan 2026

      Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

      13 Nisan 2026

      Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

      10 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

      18 Nisan 2026

      Halkların demokratik, toplumsal ve ekolojik ittifakı

      17 Nisan 2026

      İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

      13 Nisan 2026

      Emperyalizmin krizi

      12 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » ‘Serbest ticaret’ geride mi kalıyor?

    ‘Serbest ticaret’ geride mi kalıyor?

    ERGİN YILDIZOĞLU Cumhuriyet için yazdı: Bu yeni ortamda, bölgesel ticaret blokları muhtemelen ekonomik örgütlenmenin baskın biçimi haline gelecek. Bu bloklar birbirleriyle nüfuz için rekabet ederken küresel ekonomi daha parçalı ve çatışmaya meyilli hale gelecek. ABD hegemonyası geri çekiliyor, ulusal çıkarların küresel işbirliğinin önüne geçtiği daha parçalı ve bölgeselleşmiş bir dünya şekilleniyor.
    Ergin Yıldızoğlu24 Ekim 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Geçtiğimiz haftalarda Batı basınında “Dünya, Dünya Ticaret Örgütü’nü terk ediyor”, “Dünya serbest ticaretten vazgeçiyor”, “ABD’nin eski ekonomi politikası ölüyor” başlıklı yorumlar vardı. Gerçekten de korumacı politikaların yükselişi, ABD ve Çin gibi büyük güçler arasındaki artan gerilimler, BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika) grubunun oluşumu, dünyanın “serbest ticaret” anlayışından uzaklaşarak bölgeselcilik, rekabet odaklı, yeni bir şekillenmeye doğru ilerlediğini gösteriyor. 

    Serbest ticaret modeli ve bloklaşma

    Batı merkezli ABD hegemonyası altında şekillenen kapitalist dünya ekonomisinde, Genel Tarifeler ve Ticaret Anlaşması (GATT) ve onun devamı niteliğindeki DTÖ, ticareti serbestleştirmek, uluslararası ticareti düzenleyen kurallar oluşturmak, ekonomik entegrasyonu teşvik etmek için tasarlanmıştı.

    Ancak son yıllarda ABD’nin küresel ekonomik konumu görece geriledikçe serbest ticarete olan bağlılığı da giderek azaldı. Donald Trump’ın 2016’da başkan seçilmesiyle ABD, Çin mallarına uygulanan tarifeler ve Trans-Pasifik Ortaklığı’ndan (TPP) çekilme gibi korumacı politikalara yöneldi. Bu korumacı politikaların çoğu Biden yönetiminde de “sanayi politikası” arayışları ile güçlenerek devam etti. ABD’nin DTÖ’nün uyuşmazlık çözüm mekanizmasındaki atamaları engellemesi küresel serbest ticaret sistemini ciddi şekilde zayıflattı. Şimdilerde, ABD’nin yerel endüstrilere sübvansiyonlar sağlaması, Çin ile ticaret savaşlarına girmesi, daha parçalı ve “sıfır toplamlı” bir ticaret ortamı yaratıyor. Ülkeler artık DTÖ kurallarını giderek daha az ciddiye alıyorlar, küresel ticaret ortamı adeta bir kaosa sürükleniyor. 

    ABD siyasette, ekonomik ilişkilerde çok taraflılıktan (multilateralism) uzaklaşırken bölgesel ticaret bloklarının yükselmesine tanık oluyoruz. İkili ticaret anlaşmalarının sayısı 1958-2023 döneminde 400’den, yalnızca 2023’te 355’e yükselmiş (DTÖ). BRICS bu gelişmenin en önemli örneklerinden biridir. Başlangıçta Batı’nın egemenliğine direnmek, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kurumlara olan bağımlılığı azaltmak amacıyla kuruldu, Güney Afrika’nın katılımıyla genişledi; başka ülkelerin de katılımı tartışılıyor. BRICS kendi Yeni Kalkınma Bankası’nı (NDB) kurarak üye ülkelerde altyapı projelerini finanse etmeyi amaçlıyor. Benzer şekilde, Avrasya Ekonomik Birliği (EEB) ve Çin’in öncülük ettiği Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) ekonomik bağları, Batı’nın mali egemenliği dışında kalarak güçlendiren anlaşmaların başında geliyor.

    Bu gelişmeler bölgesel ekonomik entegrasyonu güçlendirirken sıklıkla korumacı politikalara yol açıyor. Örneğin, Çin’in Bir Kuşak Bir Yol Girişimi (BRI), Asya, Afrika ve Avrupa’da altyapı yatırımları yoluyla Çin’in etkisini artırıyor. Süreç çok kutupluluğa (dünya ekonomisinde parçalanmaya) doğru bir gidiş sergiliyor.

    Çin etkisi ve parçalanma

    Çin’de stratejik sanayi sektörlerini destekleyen devlet kapitalizminin getirdiği hızlı ekonomik büyüme, teknolojik gelişme, ABD ve müttefiklerinde büyük tedirginlik yaratıyor. Çin’in küresel ekonomik güç olarak yükselişi, ABD’yi kendi sanayilerini korumak için önlemler almaya zorluyor. Trump döneminde ABD’nin benimsediği “Önce Amerika” yaklaşımı ve Biden’ın da yerli sanayilere yönelik vurgusu da bu değişimi yansıtıyor. Çin, ABD hegemonyasında çekimlenmiş ticaret sisteminin çöküşünde merkezi bir rol oynuyor.

    Çok taraflı ticaret sisteminin zayıflaması, ekonomik milliyetçiliğin yükselmesi, ticaret bloklarının ortaya çıkışı, serbest ticaret döneminin geride kalmaya başladığını düşündürüyor. 

    Bir zamanlar küresel ticaretin temel taşı olan DTÖ kriz içinde; serbestleşmeye ve sübvansiyonlara ilişkin önemli müzakereler tıkanmış durumda. ABD ve Çin gibi ülkeler, ticareti, ekonomik büyümeden ziyade jeopolitik hedefler için karşılıklı tarifeler ve yaptırımlarla, bir silah olarak kullanmaya başladılar.

    Bu yeni ortamda, bölgesel ticaret blokları muhtemelen ekonomik örgütlenmenin baskın biçimi haline gelecek. Bu bloklar birbirleriyle nüfuz için rekabet ederken küresel ekonomi daha parçalı ve çatışmaya meyilli hale gelecek. ABD hegemonyası geri çekiliyor, ulusal çıkarların küresel işbirliğinin önüne geçtiği daha parçalı ve bölgeselleşmiş bir dünya şekilleniyor.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

    18 Nisan 2026

    Halkların demokratik, toplumsal ve ekolojik ittifakı

    17 Nisan 2026

    İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

    13 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

    İrem Kabataş

    Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

    Ercan Jan Aktaş

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Yakov M. Rabkin

    İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

    Ertuğrul Kürkçü

    Halkların demokratik, toplumsal ve ekolojik ittifakı

    Akdoğan Özkan

    İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

    Ümit Akçay

    Emperyalizmin krizi

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Ankara’ya madenci çıkarması: “Vur vur inlesin, Ankara bu sesi dinlesin!”

    18 Nisan 2026

    Temel Conta işçilerine şafak operasyonu: Onurlu direnişe gözaltı kıskacı!

    17 Nisan 2026

    Sendikalardan çağrı: Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifa!

    16 Nisan 2026
    KADIN

    İskoçya’da sistematik erkek şiddet sonucu ölüme sürüklenen kadının davasında 8 yıl ceza

    12 Nisan 2026

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.