Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Cumartesi Anneleri 1105. haftada Galatasaray Meydanı’ndaydı: “Bayram bizim neyimize?”

    30 Mayıs 2026

    Ankara’da Özgür Özel’den tarihi kurultay resti!

    30 Mayıs 2026

    Cumhuriyet her zaman antidemokratikti ama…

    30 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Cumhuriyet her zaman antidemokratikti ama…

      30 Mayıs 2026

      Tebaa mı olacağız, yurttaş mı?

      29 Mayıs 2026

      Devlet Kemal Erdoğan

      28 Mayıs 2026

      CHP “Krizi”: Neo-faşist rejimin mimarisi ve muhalefetin dizaynı

      27 Mayıs 2026

      Abdülhamid’in Kürt ve Dersim politiği

      27 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      ‘CHP’ye operasyon yüz yıllık demokratik birikimin tasfiyesine yöneliktir’

      25 Mayıs 2026

      Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

      17 Mayıs 2026

      ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

      14 Mayıs 2026

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İşçinin adı yok…

    İşçinin adı yok…

    BEDRİ TEKİN İlke TV için yazdı: Sermayedarlar için işçi sağlığı ve iş güvenliğine yaklaşım, sadece maliyet unsuru değil, işçileri değersiz gören sınıfsal bakış açısıdır. Sağlıklı ortamlarda, hastalanmadan, cinayete kurban gitmeden çalışmak, işçilerin, emekçilerin, sendikaların talebi olmalıdır. Bu talep doğrultusunda eylemler örgütlenmelidir. Ancak bu talebin dillendirildiğine, 3. Havaalanı direnişi dışında hemen hiç rastlamadık.
    Bedri Tekin7 Ekim 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    4 Ekim günü basın yayın organlarına, “Konya’da bir binanın inşaatında çalışan A.Ç isimli 79 yaşındaki işçi, inşaatın terasından düşüp yaşamını yitirdi” başlıklı bir haber düştü. İşçinin adı açık olarak yazılmamıştı çünkü işçinin bu sistemde adı yoktu.

    65 yaşın üzerinde olup çalışmakta olanların büyük bir bölümünün kayıt dışı olduğu düşünülmekle birlikte, 2023 yılı SGK kayıtlarına göre 130’u 79 yaş ve üzerinde olmak üzere, 65 yaşın üzerinde 12.718 sigortalı bulunmakta.

    Nazım Hikmet, “Yükseliyor, yükseliyor yapı kan ter içinde” demişti. Yapılar şimdi de ter içinde, kan içinde yükseliyor, her gün ölüm haberleri geliyor, her gün en az 1 işçiyi yüksekten düşme nedeniyle kaybediyoruz. Basit, alınması hiç de zor olmayan önlemler alınmadığı için, yaygın kullanımıyla “iş cinayeti”, Murat ÖZVERİ hocanın kullanımıyla “işveren cinayeti” sonucu her gün en az 5 işçiyi öldürüyoruz. Bu cinayetlerin görünen nedeni alınmayan teknik önlemler olarak görülse de, asıl neden politiktir. İnsan canına, emekçi canına önem vermeme politikasıdır. Bu nedenle basit, teknik önlemler alınmıyor.

    İşyerlerinde 14 yaş ve altındaki çocuklar, 70 yaş üzerindeki dedeler de ölüyor. Ölümler olduğunda işverenler yargılansa bile, yıllar süren yargılama sonrası sembolik para cezasına çevrilen yaptırımlarla kurtuluyorlar.

    Asıl olan cinayetlerin işlenmemesi olmakla birlikte, ölümlerin olduğu işyerlerinde iş hemen durdurulmalı, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından belirlenecek uzman kişilerden oluşan heyet, ölümlerin teknik nedenini belirleyene ve önerilen önlemler uygulanana kadar işyerinde çalışma başlatılmamalıdır. Sorumlular ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ölümün meydana geldiği işyerinin denetlenip denetlenmediği konusunda kamuoyuna açıklama yapmalıdır.

    4 Ekim günü basın yayın organlarında isim ve soy isminin baş harfleriyle, A.Ç olarak yazılan, emekli olduğu halde yaşamını sürdürebilmek için inşaatlarda çalışan Ali ÇATAL’ın çalıştığı inşaata ilişkin fotoğraflara baktığımızda, yüksekten düşmeyi engelleyecek herhangi bir önlemin alınmadığını görüyoruz. İşyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almak işverenin, önlemlerin alınıp alınmadığını kontrol etmek ve aldırmak devlet/Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yükümlülüğüdür. İşyerleri denetlense ve ağır yaptırımlar uygulansa tablo değişecektir. Ancak, işyerlerinin denetlenmediğini, denetlense de yaptırım uygulanmadığını biliyoruz. Hele 2023 yılında genel seçimler nedeniyle 5 ay, bu yıl yerel yönetim seçimleri nedeniyle 3 ay süreyle hiçbir işyeri işçi sağlığı ve güvenliği yönünden denetlenmedi.

    AKP, sosyal güvenlik sistemini yeniden değiştirme ve emeklilik yaşını yükseltme çalışması yaparken, işte Türkiye gerçeği, işte sosyal güvenlik sistemi gerçeği: İnsanca yaşanacak emekli ücreti verilmediği için emekliler inşaatlarda, fabrikalarda çalışmaya devam ediyor, işveren cinayetlerinde canlarından oluyor. 70’li yaşlarda bile emekliyi çalışmak zorunda bırakan sisteme, düzene lanet olsun desek de, lanet okumak yeter mi? Giden canları geri getirir mi? Bu cinayet düzeni örgütlenerek, mücadele ederek değiştirilebilir. Sistemin adı kapitalizm; her sınıf kendi çıkarı doğrultusunda davranır. Sermayedarlar için işçi sağlığı ve iş güvenliğine yaklaşım, sadece maliyet unsuru değil, işçileri değersiz gören sınıfsal bakış açısıdır. Sağlıklı ortamlarda, hastalanmadan, cinayete kurban gitmeden çalışmak, işçilerin, emekçilerin, sendikaların talebi olmalıdır. Bu talep doğrultusunda eylemler örgütlenmelidir. Ancak bu talebin dillendirildiğine, 3. Havaalanı direnişi dışında hemen hiç rastlamadık. Halen sürmekte olan direnişlerin gerekçesi, ekonomik talep ağırlıklı. Bu yaşam koşullarında elbette ki ekonomik taleplerle direnişler önemli, ama bununla yetinilmemeli. Çalışanlar ve emekliler için insanca yaşanacak, emeklilerin yeniden çalışmak zorunda kalmayacağı ücret talebinin yanında, emekçiler için insanca çalışılacak işyeri koşulları talebi de yükseltilmeli. Geçen yıl, 552’si inşaatlarda olmak üzere 1966, 2024 yılının ilk 9 ayında ise en az 1.300 emekçi işyerlerinde can verdi. Bu cinayetlere sendikalar, meslek örgütleri ve siyasi partilerin yeteri kadar tepki verdiğini söyleyemeyiz.

    Bir yılda 1966 can gidiyor. Yıllardır bu tablo sürüyor, ülke işçi mezarlığına dönüyor ama Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı istifa etmiyor, ölümlere ilişkin tek bir cümle etmiyor. “Koltuğunda rahatça oturuyor” dersem haksızlık etmiş olurum, AKP teşkilatlarını geziyor.

    Evet Nazım,

    Yapı türkü söyler gibi yapılmıyor, / Bu iş biraz zor. / Yapıcıların yüreği / bayram yeri gibi cıvıl cıvıl / ama yapı yeri bayram yeri değil, / yapı yeri toz toprak, / çamur, kar.

    Evet Nazım, ne yazık ki sadece bu kadar değil;

    İşyerleri işçi kanıyla sulanıyor,

    İşçilerin adı bile yok.

    Bu böyle gitmeyecek ve direnen işçiler kazanacak.

    Ve elbette ki, Nazım, dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya, en şanlı elbisesiyle; işçi tulumuyla, bu güzelim memlekette hürriyet…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    P&G’de Kurban Bayramı grev gölgesinde: 85 işçi bayramı direniş çadırında kutladı!

    27 Mayıs 2026

    ‘CHP’ye operasyon yüz yıllık demokratik birikimin tasfiyesine yöneliktir’

    25 Mayıs 2026

    MESEM’ler ve OSB’lerdeki meslek liseleri: Eğitim kurumu mu, çocuk işçi bulma kurumu mu?

    17 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Nuran Gelişli

    Cumhuriyet her zaman antidemokratikti ama…

    Erdal Kara

    Tebaa mı olacağız, yurttaş mı?

    Mehmet Murat Yıldırım

    Devlet Kemal Erdoğan

    Remzi Altunpolat

    CHP “Krizi”: Neo-faşist rejimin mimarisi ve muhalefetin dizaynı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    ‘CHP’ye operasyon yüz yıllık demokratik birikimin tasfiyesine yöneliktir’

    Fehim Taştekin

    Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    Şebnem Oğuz

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    P&G’de Kurban Bayramı grev gölgesinde: 85 işçi bayramı direniş çadırında kutladı!

    27 Mayıs 2026

    MESEM’ler ve OSB’lerdeki meslek liseleri: Eğitim kurumu mu, çocuk işçi bulma kurumu mu?

    17 Mayıs 2026

    Üsküdar’da emekçilerden ara zam haykırışı: “Açlık sınırının altında yaşamayı reddediyoruz”

    17 Mayıs 2026
    KADIN

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026

    Kadınların sesini sahneye taşıyan “Adımı Hatırla” oyunu yoğun ilgi gördü

    18 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.